50

3.3K 200 338
                                        

SEEE
LAAAAM
LAAAAAAAR

NASSINIZ PAÇİLERUUMM?!

HAYAT NASİ GİDİYİ?

HAMSİ AVUNA YAKALANMAYASUNUZ HEEE

MEDYA ÇOK ALAKASIZ DEMEYİN KIZ BANA AŞIRI DENİZ VİBE'I VERDİĞİ İÇİN KOYDUM.

NEEYYYSEEE

BİR TIK UZUN BÖR BÖLÜMLE KARŞİNİZAYUMMM

KEYİFLİ OKUMALAR DİLİYRIM EFENİM

BUUYYYYYYYRUN!

__________________________

"Uyyyyyiiiii!"

Meryem baldırına doğru yediği şamardan dolayı hastane koridorunda hafif yollu çığlıkla yerinden sıçradı.

"Ana neeeeediysın daa?!"

Züleyha Hanım dişlerinin arasından Meryem'e sövüyor, bir yandan da onu eliyle şamar oğlanına çeviriyordu.

"Ula ben sağa nasi sahip çikazağm hee?! Ha bu yaşa gada ben geturdum bu yaşina sonra bağa niye bulaşiysun Meryeeemmm?! Meryem! Ula helopterlan gaçulur mi sipa?! İnsan! En! Azina! Haber! Eder! Pok yiyenun kizi!"

Sonlara doğru her kelimesinde bir kere daha vurmuştu annesi. Meryem bir yandan durumu açıklamaya çalışıyor bir yandan da kaçmaya çalışıyordu. Hastanenin içinde Tom ve Jerry gibi koşturuyorlardı. Durumun vahim olduğunu gören kızlar olaya el atmak istese de Züleyha Hanım bir el savuruşuyla onları nakavt ediyordu. Karadeniz kadını olmak bunu gerektiriyordu. Erkeklerse dikkatlerini başka yöne çeviriyorlardı. Aram dışında. Aram her şeye aşırı fransızdı.

Bu kadın kimdi? Taha komutanın nesiydi? Yakınıydı belli ama ne derece yakınıydı? Bihaber dolaşıyordu etrafta.

"Hahahaha! Helopter mi? Hahahaha!" Bir şamar daha yedi Meryem. "Ana! Ula ana bi dur! Ha buraya hastanedu! Millet yatayi ha buraya ya! Niye bağriysun bağa? Niye döviysın kizuni ya?!" Züleyha Hanım bir anlık yüzleştiği gerçekle olduğu yerde durdu. Elini beline yerleştirerek kaşlarını çattı. Kızı doğru söylüyordu.

"Hee doğri dedun oni... Ula Meryem doğduğune bu güne gada deduğun ilk mantikli cümlen kizum. Hayde cene iyisun duş onüme aşaği dövezağm seni!" Meryem bıkkınlıkla salladı kollarını. "Uyyyiiii! Bide savunayi dönya barişuni! Soraysun oğa diyi ben şiddete karşiyum! Ha bu nasi garşi olma Züleyhaciğuuum?! Ula senun damadun asker, asker! Utanmayi misun kadun?!" Züleyha Hanım kızının bu lafına daha da sinirlenerek aşağı indirmekten vazgeçti.

Direk burada dövecekti sıpayı!

"Ula o ağzinun içunekini sustur yoksa ben biliyrum oni nasi susturazağm!" Meryem babasını siper alarak diklendi annesine.

"Pağirma milletun içune! "

Biraz daha sıktı babasının kollarını. Babası da babasıydı. Koca yürekli adamdı! O başa çıkardı anasıylan. Kendisi fırtınayı çıkartacak sonra da ayaklarını kaba etine vura vura koşarak kaçacaktı. En azından planı buydu.

"Babacuğum göriysun ha bu kariyi?! Ne diyi senun kizina?! Az once diyi bağa pok yiyenun kizi! Hiiiiğğğğğ! Neler ediyi sağa babacuğuuuum?!"

Züleyha Hanım bu sözüyle sabun gibi köpürdü! Çenesini kimden aldığı belli oluyordu kızının. Aniden Meryem'e karşı bir atak daha yapıyordu ki Ramis Bey onu durdurdu.

ER BAHTI ~yarı texting~)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin