Bilinmeyen Numara

957 29 1
                                        

Evet arkadaşlar, yeni bölüme geçmeden önce size harika bir haberim var. Kitabın okunma sayısı 10.000 e ulaşmış. Siz olmasanız buralara gelemezdik. Teşekkür ederim. Umarım dahada büyürüz.
1130 kelime
☘️İyi Okumalar☘️
           "Evet, Damla alçını çıkardık. Ama sen önümüzdeki bir kaç günde lütfen ayağına dikkat et. Ayağını fazla zorlayacak şeyler yapma. Eğer dediklerime uyarsan rahat bir şekilde yürüyebilirsin."doktor bey bir kaç şey derken aklım onda değildi. Sadece başımı sallayıp onayladım. Annem ve babam ne kadar dalgın olduğumu fark etselerde herhangi bir soru sormamışlardı. Açıkçası bu beni mutlu etmişti. Çünkü onlara nasıl bir açıklama yapacağımı bilmiyordum.

        "Tamam doktor bey. Bunun dışında Damla'nın dikkat etmesi gereken bir şey var mı?"
"Hayır, yok. Dediklerime uysa yeterli olucaktır. Birde başlarda yürümekte zorlanabilirsin. Bu yüzden merak etme kısa sürede düzelecektir."
"Tamam."kısa bir cevap ile konuyu kapattığımda annemgilin ayağa kalkması ile bende ayağa kalktım. Adım atmaya çalıştığımda biraz sendelemiştim. Annem hemen koluma girip destek oldu.
"İyi günler Tarık Bey."
"İyi günler."doktorun odasından çıktığımızda hemen asansöre bindik. Asansörden indiğimizde fazla vakit kaybetmeden hasteneden çıktık.

Hemen arabaya bindik. Babam arabayı çalıştırıp sürmeye başladı. Onu gördüğümden beri moralim gerçektende bozulmuştu. En son yıllar önce bana yaptıklarından dolayı o zamandan beri her zaman bir korku hissetmiştim. Bana kalkan el ve dedikleri zihnimin her zaman bir köşesinde olmuştu. O anları asla silememiştim. Olmamıştı. Başaramamıştım. Gerçek olmasada abim diye bildiğim birinden böyle şeyler yaşamak beni çok üzmüştü. Onun böyle bir şey yapmasına asla ihtimal vermemiştim. Ama bazen hayat olmaz dediklerimizi olduruyordu.

"Damla, kızım iyi misin? Hastaneye giderken bir şeye canın mı sıkıldı? Eğer bir sorun varsa bizimle paylaş lütfen. Elimizden geldiğince sana yardım etmek isteriz."annemin sesini duyduğumda daldığım düşüncelerden uyandım.
"İyiyim evet. Bir sorun yok. Yinede teşekkür ederim."
"Tamam, öyle olsun."gülümsedim. Geri önüne döndüğümde bu seferde telefonum çalmıştı. Sanırım insanlar beni rahat bırakmak istemiyor. Baktığımda Aras aramıştı.

      "Efendim Aras?"
"Napıyorsun kanka?"
"İyiyim,sen?"
"Bende iyiyim. Akşam geliyor musunuz diye aramıştım. Annem soruyorda.
"Elbette geliyoruz. Ama lütfen Hazal Teyze kendini fazla yormasın."
"Sen karışma bakayım. Hadi kapatıyorum."yüzüme kapanan telefon ile olduğum yerde kala kalmıştım. Yüzümdeki sırıtma ile telefonu kulağımdan indirdim.

       Arab evin önünde durduğunda hemen indim. Ayağım henüz tam iyileşmediği için yürürken biraz aksıyordu. Ama bunu fazla önemsemiyordum. Kapıyı çaldığımızda Poyraz açmıştı. Yüzüne bakmadan içeri girdim. Salon kapısından başımı uzatıp ne bar ne yok baktım. Önemli bir şey olmadığını görünce asansöre binip odama çıktım. Odadan içeri girdim. Üzerimdeki takıları çıkarıp makyaj masama koymak için önüne geldiğimde gördüğüm kutu şaşkınlık içinde kalmamı sağlamıştı. Merakla baktığımda üzerinde bir şey yazmıyordu. Hemen içini açtığımda gördüğüm şey ile neredeyse sevinçten ağlayacaktım.

      Önümdeki kitap dolu kutu kendimden geçmemi sağlamıştı.  Kitapların üzerinde bir not olduğunu gördüm. Hemen alıp baktım.
"Şu ana kadar sana yaptıklarımdan dolayı özür dilerim. Bundan sonra aynı şeyleri yaşamayacağının teminatını veririm. Seni çok seviyorum."alltında da Akın'ın adı yazıyordu. Açıkçası ondan böyle bir şey beklemiyordum. Ama yaptığı bu şey beni çok mutlu etmişti. Sanırım kısa süre içinde onu affedeceğim. Kitaplara baktığımda bunların almak istediğim kitaplar olduğunu gördüm. Nerden biliyorduki benim almak istediğim kitapları. Fazla üzerinde durmadım. Kitapları kutudan çıkardım.

Biyolojik AilemBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin