Abi

194 7 0
                                        

Selam canlarım. Bu bölüm biraz kısa oldu. Kusura bakmayın lütfen. Bir dahaki bölümde telafi ederiz. O zaman sizi bölümle baş başa bırakayım.
1530 kelime
☘️İyi Okumalar☘️
Baran terasın kapısının önünde kaşları çatık bir şekilde bize bakıyordu. Yüzünde ki ifadeyi anlayamamıştım. Birden içeri girmesi ile korkuyla bir adım gerilemiştim.
"Bir şey olduğu yok. Sadece konuşuyorduk."Baran sinirle bu tarafa yürürken Savaş ufaktan tedirgin olmuş gibi görünüyordu.

"Ne demek bir şey olduğu yok? Madem konuşuyorsunuz niye o kadar yakınsınız?"sorduğu sorunun haklılığı karşısında cevap vermemiştim.
"Sen kimsin de benim kardeşime yaklaşıyorsun lan?"Savaş'ın üzerine yürüdüğünde kolundan tutup engelledim.

"Baran abartma. Savaş bana sarkıntılık eden çocuğu dövdü. Sonra sakinleşeyim diye terasa getirdi beni. Bu kadar."
"Sarkıntılık eden mi? Kim lan o şerefsiz?"
"Abi ben hallettim onu merak etme. Ağzını açacak hali yok onun."Baran'ın yüzü biran yumuşar gibi olsa da yine sertleşmişti.

"Damla gidiyoruz. Bir daha yanımızdan ayrılmak yok. Sen belayı çekiyorsun malum."
"Baran sakin annemgile söyleme. Kimse gereksiz yere stres olmasın."
"Gereksiz yere derken? Bu olayın ne kadar önemli olduğunun farkında mısın?"
"Ondan bahsetmiyorum. İnsanları akşam akşam germeye hiç gerek yok. Lütfen."

Baran bir süre düşündükten sonra yüzünde kötü bir gülümseme belirdi.
"Bir şartla."
"Ne şartın?"
"Bir gününü benimle geçireceksin. Seninle beraber vakit geçireceğiz."bir süre düşündüm. Akın ile beraber de vakit geçirmiştik. Ama Baran ile ilk olducaktı.
"Tamam kabul."
"Gidelim o zaman."Baran eli ile terasın kapısını işaret etiğinde Savaş'a döndüm.

İfadesiz bir şekilde bizi izliyordu. Omzumdaki ceketini çıkarıp uzattığımda bir süre baktıktan sonra aldı.
"Teşekkür ederim."
"Önemli değil."Baran'da ufak bir selam verdiğinde terasdan çıktık. İçeri girdiğimizde hafif bir müzik sesi vardı. İnsanlar yemek yiyordu. Baran ile beraber bizim masaya geçtiğimizde masadakilerin bakışları bize dönmüştü.

"Damla nerede kaldın sen?"
"Biraz terasa çıkmıştım da."bir şey demeyip önlerine döndüklerinde bende yemeğe başladım. Yemeklerden sonra bir dans müziği çalmıştı. Annem ve babam dansa kalktığında diğerleri ile beraber masada oturuyordum. Çiftler dans ederken biz saptık.
"Sizin sevgiliniz felan yok mu?"
"Yok maalesef."Poyraz üzgün bir şekilde cevap verdi.
"Neden ki? Hem çoğunuz artık evlenme yaşına gelmişsiniz. Evleninde gidin. Ev bana kalsın."

"Bizi evden göndermek istiyorsun yani. Sana hiç yakıştıramadım."Kutay ayıplarcasına konuşmuştu.
"Ne dedim sanki? Hem konuyu değiştirmeye çalışmayın."
"Bu konuyu kapatalım bence."
"Yok kapatmayalım. Sanırım size benim kız bulmam lazım. Ama benim çevremde de sizin yaşınıza göre biri yok ki. Ama sizin biraz çaba göstermeniz lazım. Annem ve babamın torun sevme yaşı geldi artık."ben neden çöpçatan yaşlı teyzeler gibi konuşuyorum ki?

"Damla sus bence."Akın bana sinirli nir şekilde bakıyordu.
"Ne var ya? Sizin iyiliğiniz için söylüyorum. Yoksa bu gidişle ben sizden önce evlenip gideceğim."son dediğim ile masadaki herkes korkutucu bakıllarını bana dikmişti.
"Damla sinirlendirme beni. Ne evlenmesi?"Akın'ın sesi acayip sinirli çıkıyordu. Biraz korkutucuydu açıkçası.
"Damla saçma sapan konuşma. Hiç bir yere gidemezsin sen."bu sefer de Baran yükseldiğin de bir nefes verip arkama yaslandım.

"Üf tamam abartmayın. Zaten şimdi evlenmiyorum. Bir sevgilim olsundu. Sonra evlenirim."
"Sevgilinde olmasın. Ne yapıcaksın sevgiliyi? Biz varız ya."Kutay sanki çok normal bir şey söylüyormuş gibi rahattı.
"Saçmalamayın. Abartıyorsunuz. Benim sevgilimin olması gayet normal bir durum. İleride bir gün sevgilimle beraber gelebilirim."bu dediğimle yine kötü bakışların etkisi altında kalmıştım.

Biyolojik AilemBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin