Merhaba sevgili okurlarım. Yeni bir bölümle karşınızdayım. Umarım beğenirsiniz. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum. O zaman iyi okumalar diliyorum.
1870 kelime
☘️İyi Okumalar☘️
Oturmuş birilerinin bana neler olduğunu düzgün bir şekilde açıklamasını bekliyordum. Herkesin üzerindeki şaşkınlık anca geçmişti. Tabii ben bu sürede sadece onları izlemiştim. En sonunda hepsi koltuklara oturduğunda Polat tekli koltuktaydı. Dikkatli bakışlarım ile onu inceliyordum. Esmer, uzun boylu ve yapılı biriydi. Babama daha çok benziyordu.
"Kızım bundan 4 yıl önce abin Polat yurt dışına çıktı belirli sebeplerden dolayı. Ondan sonra görüşmeyi bıraktık. Biz ne zaman Türkiye'ye geldiğini bilmiyoruz. Senden bahsetmemiştik ona. Ama sanırım magazinden görmüş olmalı. Yani kısacası Polat'da senin abin."çok mutluyum anlatamam. Ölüyorum mutluluktan. Bir insanın bu kadar çok abisinin olması normal mi?
Bir şey dememiş sadece başımı sallamıştım.
"Tanıştığıma memnun oldum Damla. Daha erken gelmek isterdim ama bildiğin leylerden dolayı gelemedim."kazadan bahsediyordu.
"Ben aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bir abi daha bana hiç de güzel gelmiyor."
"Elbette hemen alışmanı beklemiyorum. Zamanla olur her şey."
"Sen şimdi burada mı kalacaksın Polat?"
"Hayır anne. Gideceğim. Burada kalamam."bilmediğim şeyler olduğunun farkındaydım ama Polat'ın burada kalamayacağı kadar büyük bir şey olduğunu tahmin etmemiştim.
"Kalsan. Sadece bir gün."annemin gözlerinde oğluna olan özlemini görmüştüm. Haklıydı. 4 yıldır oğlunu görmüyordu.
Polat annemden gözlerini çekti. Kararsız gibi görünüyordu. Tam cevap vereceği sorada annem sözünü kesti.
"Lütfen hemen kestirip atma. Sadece bir gece kal. Oğlumu çok özledim ben çünkü."annemin gözleri dolmuştu ama ağlamıyordu.
Polat anneme kıyamazmış gibi baktı.
"Tamam. Ama sadece bir gece."annem heyecanla başını sallayıp ayağa kalktı.
"Ben hemen senin odanı hazırlayayım."salondan kolarcasına çıkmıştı. Babam ise bir şey demeden izliyordu.
Akın yanımda olduğu için ona döndüm. Bakışlarımı hissettiğinde o da bana döndü.
"Bir şey mi oldu?"
"Gidelim mi abi?"
"Tabii yavrum. Uykun mu geldi?"
"Hayır gelmedi ama burada kalmak istemiyorum."Akın anlayışla başını salladı. Ayağa kalkıp beni kucağına aldığı sırada gözlerim Polat'a çarptı. Garip bakıyordu. Sanki kıskanıyormuş gibi.
Salondan çıkıp yukarı kata geldiğimizde Akın kendi odasına girdi. Beni yatağın üzerine bıraktığında kendisi doğrulup açık olan klimayı kapattı. Kendiside yanıma oturdu. Sırtını yatak başlığına yasladıktan sonra beni göğsüne çekti. Başımı göğsüne yaslayıp rahat bir pozisyonda durdum.
"Geleceğini biliyor muydun?"
"Hayır, bu kadar erken beklemiyordum."
"O günki mesajı atan oydu değil mi?"
"Evet."
"Bir süre önce sahilde yürüyüşe çıkmıştım. Sonra otururken gelip yanıma oturdu. Biraz sohbet ettik sonra da gitti. İlk defa orada görmüştüm."
"Damla eğer kendini sorumlu hissediyorsan hissetme. Her şey zamanla olucaktır zaten. Kendini bu konu için yıpratmanı istemiyorum. Zaten zor zamanlardan geçiyorsun. Anlaşıldı mı?"
"Tamam anlaşıldı."
Akın'la uzun bir süre sohbet etmiştik. Açıkçası bu bana iyi gelmişti. Ondan sonra Akın beni isteğimle odama bırakıp gitmişti. Çünkü düşünmem gereken bir le konu vardı. Yatakta uzanıp tavanı izlerken düşünüyordum. Savaş'ın dedikleri bir bir kafamda dönüyordu. Ona karşı bir şey hissedip hissetmediğimi bilmiyordum. Sadece onu gördüğümde kalbim hızlı atıyordu.
Bunun dışında ailemin öğrendiğinde vereceği tepkiyide kestiremiyordum. Annem bu konuda yanımda olurdu ama abilerim ve babamın pek hoş karşılayacağını pek sanmıyorum. Akın zaten bu konudan şüpheleniyor. Haklı da. Çünkü pek hoş şekilde görmemişti bizi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Biyolojik Ailem
ChickLitBazı yanlışların telafisi yoktu. Ne yaparsan yap asla düzelmezdi. Damla asla düzelmeyecek bir hata yüzünden olmaması gereken yerde,olmaması gereken insanların yanındaydı.
