Güzel bir bölüm ile karşınızdayım. Gerçekten yazarken çok keyif aldığım bir bölümdü. Umarım beğenirsiniz.
2480 kelime
☘️İyi Okumalar☘️
Yazarın Ağzından
Etraftaki insanların çağırması ile gelen ambulansa bindirilen Damla'nın vücudu kandan görünmüyordu. Sabah özenerek yaptığı kombini şimdi kanlar içinde kalmıştı. Sapsarı saçları artık sarı değil kan kırmızısıydı. Acele bir şekilde hastaneye yetiştirilmeye çalışılıyordu. Ailesinin kim olduğunun öğrenilmesi ile hemen ailesini aramışlardı.
O sırada Demirhan ailesi sakin bir şekilde evlerindeydi. Burçin Demirhan elindeki hediye paketini gülümseyerek kızının yatağının üzerine koydu. Kızına çok istediği o hediyeyi almıştı. Tarık Demirhan ise çalışma odasında bir yandan önündeki dosyaları incelerken diğer yandan kahvesini yudumluyordu. Telefonunun çalması ile gözleri telefonunun ekranına düştü. Bilmediği bir numaraydı. Kaşları çatılsa da beklemeden telefonu açıp kulağına yerleştirdi. Sanki ne olduğunu hissetmiş gibi hızlı atan kalbi ile oturduğu yerden kalktı.
"Merhaba Damla Hanımın babası ile mi görüşüyorum?"Tarık kızının adını duyduğu an korksa da cevap vermekte gecikmedi.
"Evet benim."
"Beyefendi kızınız kaza yaptı. Araba çarptı. Durumu ağır. Demirhan Hastanesinde yoğun bakımda."Tarık duyduğu cümleler ile ne hissedeceğini bilememişti.
"Geliyorum."telefonu aceleyle kapatıp çalışma odasından çıktı. Aşağı kata indiğinde kızının odasından çıkan eşini görünce hemen onun yanına gitti.
Burçin, eşinin telaşla ona doğru geldiğini görünce kaşları çatıldı.
"Bir şey mi oldu Tarık?"
"Damla...kaza yapmış."Burçin duyduğu cümle ile dengesini kaybederken Tarık eşini kollarının arasına aldı.
"Güzelim lütfen kendine gel. Kızımızın bize ihtiyacı var."Tarık her ne kadar eşini motive etmeye çalışsa da onun içi kan ağlıyordu. Yeni kavuştuğu kızını bu kadar erken kaybedemezdi.
Burçin, eşinin desteğiyle kendine gelmeye çalıştı.
"Gidelim. Hemen gidelim Tarık."Tarık başını sallayıp eşinin elinden tuttu. Merdivenleri hızlı bir şekilde indikleri sırada eve giren Kutay anne babasının telaşlı halini görünce onları izledi.
"Baba ne oldu? Nereye böyle?"
"Damla kaza yapmış."Kutay'da anne ve babası gibi aldığı bu haberle sarsıldı.
"Kutay sen abinlere haber ver bizim hastaneye gelsinler."Tarık vakit kaybetmeden evden çıkıp arabaya bindiğinde Burçin ağlamamak için kendini zor tutuyordu. Son hız hastaneye geldiklerinde hemen içeri girdiler. Durumdan haberi olan danışmadaki kadın onlara hemen yolu gösterdi. Burçin ve Tarık ameliyathanenin önüne geldiklerinde Burçin kendini tutamadı ve hıçkırarak ağlamaya başladı. Tarık kendini tutmaya çalışıp eşinin yanına çöktü ve onu sakinleştirmeye çalıştı.
O sırada diğer bir yandan ameliyathanede can çekişen Damla'nın başında hastanenin en iyi doktorları vardı. Hepsi büyük bir titizlikle çalışıyorlardı. İşlerini en iyi şekilde yapmak ve Damla'yı iyileştirmek için ter döküyorlardı.
Kutay aceleyle abisine ve kardeşlerine haber verdiğinde hepsi Damla için çok korkmuştu. Aceleyle hastaneye gittiler. Ameliyathanenin önünde ağlayan annelerini görünce ağlamamak için savaş verdiler.
"Baba,Akın abime haber verelim mi?"Tarık başını oğlu Baran'a çevirdi.
"Ver oğlum. Ama çok telaş yapmayacağı şekilde söyle."Baran babasını onaylayıp ameliyathanenin önünden uzaklaştı.
Dünya'nın öteki tarafında bir toplantıda olan Akın'ın hiçbir şeyden haberi yoktu. Toplatının ortasında çalan telefonu ile birden şaşırmıştı. Kardeşinin aradığını görünce meraklanmadan edemedi. Çünkü Baran onu sormadan aramazdı. İzin isteyip toplantıdan çıktıktan sonra aramayı yanıtladı.
"Efendim Baran?"
"Abi..."Akın kardeşinin ses tonunda bir şeyler olduğunu hissetmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Biyolojik Ailem
Genç Kız EdebiyatıBazı yanlışların telafisi yoktu. Ne yaparsan yap asla düzelmezdi. Damla asla düzelmeyecek bir hata yüzünden olmaması gereken yerde,olmaması gereken insanların yanındaydı.
