LP/29

10K 164 23
                                        

Seelaaamlaarr

Yorumlarda buluşalım...

🎀

Yatağımda hissettiğim kıpırdanmalar ile huzursuzlukla gözlerimi araladım. Gözlerim hayal olmayan bir şekilde yatağıma bırakılmış kırmızı büyük çiçek buketini gördüğünde heyecanla gözlerimi açtım.

"Bu! Bu! Bu!" Yerimden kalkıp dizlerimin üzerine oturdum heyecanla.

"Evet senin." arkamdan gelen babamın sesiyle ona döndüğümde yatağımda kenara oturmuş bana baktığını gördüm. Gözleri uykusuz kaldığını belli ederken üzerinde ona çok yakışan günlük kıyafetleri vardı.

Çiçeği kollarımın arasına alıp kucakladığımda kokusunu içime çektim.

"Bu ne içindi?" dediğimde sol yanağımı kapatan saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdı. "Senin için. Bahane bulmalı mıydım?" dediğinde gülerek başımı sallarken çiçekleri bırakıp onun kucağına çıktım.

"Hayır tabi ki, bana istediğin zaman, istediğin kadar çok çiçek alabilirsin..." dudaklarına öpücük bıraktığımda belimi kavrayarak beni kendisine çekti.

"Güne mutlu başlamanı istedim..." dediğimde geniş omuzlarına tutundum.

"Doğru bu gün balo var..." dediğimde yanağıma bir öpücük bıraktı.

"Gitmek istediğinden hala emin misin?"

"Evet"

"Daha güzel yerlere gidip birlikte eğlenebiliriz de ama?"

"Onları da daha sonra yaparız? Şimdi baloya gitmek istiyorum." dediğimde pes ederek omuzlarını indirdi.

"Pekala ne giyeceksin?" dediğinde gözlerim büyürken ona baktım.

"Haaa giyinecek bir şeyim yok!" Makyaj yapmayı yeni öğrenmiş biri olarak da, bir malikaneye rimel ve rujla da gidemezdim. Gerçekten kuaföre gitmeye ve acilen bir elbise bulmaya ihtiyacım vardı. Neyse ki, bebeğim henüz karnımda belli olmuyordu. Kucağından kalkacağım sırada belimdeki elleri sıkılaştı ve gitmemi engelledi.

"Ben onu hallettim." dediğinde şaşırarak içinde ona baktım. Bana elbise mi almıştı? Erkenden kalmış olması bunu yapabildiğini gösterirdi. Vücudumda ağrı bile kalmamıştı, belki de gece hiç uyumayıp benimle bile ilgilenmişti.

"Bana elbise mi aldın?" dediğimde başını salladı.

"Sayılır..." dedi düşünceli bir şekilde. "Hangi renk giymek istersin?"

"Bilemiyorum, kırmızı olur mu?" dediğimde başını olumsuzca salladı. "Olmaz, sana çok kötü oluyor hiç yakışmıyor..." dediğinde yüzümü astım.

"Gerçekten mi? Ama dün gece de üstümde kırmızı vardı..."

"Olmaz başka seç..." dediğinde mutsuzca düşündüm. "Öyleyse yeşil olsun, gözlerimin rengi gibi..." dediğimde boğazını temizledi. Yerinde rahatsızca kıpırdandığında ona baktım üzülerek.

"O da mı yakışmıyor?"

"Evet, gözlerin o zaman kötü gözüküyor boşver giyme o rengi. Bir sürü renk var zaten..." dediğinde kollarımı göğüsümde bağladım. "Beyaz'ı düğünümüzde giyeceğim o yüzden o renk olmaz. Siyah olsun o zaman! Siyah olur değil mi?" dediğimde belli etmeden tepkimi izledi. Başını ağırca salladığında cebinden telefonunu çıkarttı. Bir numarayı aradıktan sonra telefonu kulağına götürdü.

"Siyah elbiselerin hepsi." dediğinde onu dinledim. "Evet, onu da alın... onları da getirin... evet, verdiğim siparişlerin hepsi gelicek..." Telefonu kapatıp beni kucağına alıp ayağa kalktığında mecburen ona tutunmak zorunda kalmıştım.

Daddy's Girl || +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin