Büyük bir holding iş sahibi Pars Aras. Ve en alt rütbede çalışan onun güzeller güzeli küçük kızı Lidya Özer.
X Gerçek baba kız hikayesi değildir!
X Yaşı küçükler için uygun değildir.!
Pars'ın anlatımıyla okuyacağımız bu bölüm, özel bir bölümdür.
Oy çokluğu sağlanırsa, devamı da gelecektir...
İyi okumalar dilerim...
🎀
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
PARS ARAS:
7 Ay Önce; Cumartesi günü akşamı;
Hayatımın büyük çoğunluğunu kendi kişiliğimden vazgeçerek, olması gerekenleri yaparak geçirmiştim. Küçük yaşta eğitilmiş ve babam tarafından bir sürü kurallara maruz bırakılarak yetiştirilmiş ve bir asker haline gelmiştim.
Babam katı kuralları olan sert bir adamdı. Kurallarının ufak ihalinden bile hoşlanmaz, mutlaka cezalarını bize tattırırdı.
Annem ise hep sessiz kalmış, olanları görmeyi reddetmişti. Şiddetleri, gürültüleri hiç bir şeyi görmek istememiş ve görmemişti. Ona göre dışarıdan bakıldığında biz mükemmel bir aileydik. Ve öyle kalmak da zorundaydık.
Büyüdükçe duruma itiraz etmeyi bırakmış ve bana verdiği hayatın yolunda devam ederek ilerlemiştim. Ve ilerledikçe de bir çok şeyi kaçırmıştım.
Macburi bir evlilik yapıp, onu tanımayı bile es geçmiştim. Bedenim sevgi'ın tanımını bilmediğinden, öğrenmek için de çabalamamıştı.
Odama geçtiğimde üzerimdeki gömleği çıkartarak bir kenara bıraktığımda dolabımdan bir tişört alıp giyindim. Uzun bir süredir süredir araştırdığım adamın, yaptığı pisliklerinin sonucunu nihayet ona geri yaşatmanın verdiği rahatlamayla pantolonumu da çıkartıp rahat bir şeyler giyindim.
Kapım birden açıldığında odaya izinsizce giren karıma baktım.
"Pars!" Kapıyı kapatıp yanıma geldiğinde onu umursamadan yatağıma yattım.
"Ne var?"
"Bu gün de çok ilgilisin bakıyorum?" Ona göz devirip abajurun ışığını kapattığımda yanıma gelip ışığı geri açtı.
"Beni dinleyecek misin?" Yine aynı konulardan bahsedecekti. Yine şikayet edecek ve yine yetersiz olduğumu söyleyecekti. Ona kimseler yetemezdi zaten...
"Annen hamile olup olmadığımı soruyor!" dediğinde ona baktım.
"Olmadığını söyleseydin?" En azından benden olamazdı.
"Sabahtan aşkama kadar başımın etini yiyor, kocanı etkileyemiyorsun diye!"
"Sabahtan akşama kadar evde durmuyorsun ki?" dediğimde gözlerini kırpıştırarark bana baktı.