Harry birkaç parça eşyasını valizine koyarken yanına alması gereken bir şey olup olmadığını düşünüyordu.
Kasım ayı quidditch ve sınavlar yüzünden çok çabuk geçmişti. Aralığın ilk haftasında sınavlar devam ederken aralığın son haftasına girmişlerdi.
İki haftaları sessiz ve sakin geçmişti. Harry ve Draco'nun uyku lanetinin etkisindeyken yaşadığı maceralar ise sessiz sakin deyiminden çok uzaktı.
Draco ve Harry bir kurtadam deneyimi daha yaşamışlardı. Draco Harry'i korumak için elinden geleni yapmış, bu sırada sol diz kapağından yaralanmıştı.
Harry kendi dünyalarına dönmeden önce Draco'yu rüya dünyasında iyileştirmişti. Her şeye rağmen Draco iki gün yürümekte biraz zorlanmıştı.
Harry iki gün boyunca ona Slytherin yemek masası ve zindan kapıları dahil bir Gryffindor öğrencisi olarak gidebildiği kadar ileri giderek neredeyse her anında yardımcı olmuştu. Çocuğun kendisini korumak için gözünün önünde yaralanması Harry'i fazlasıyla etkilemişti.
Harry valizini odasından çıkararak ortak salona indi. Noel tatili için neredeyse tüm öğrenciler okuldan ayrılırken ortak salonlar fazlaca karışıktı.
Harry oldukça heyecanlı görünen Hermione'nin yanına ilerledi. Genç kız birkaç gündür yerinde duramıyordu. Ailesine bir büyücü arkadaşıyla geleceği hakkında bir mektup yazmış, ailesi Harry ve Ron dışında biriyle tanışacağı için heyecanlanmışlardı.
Harry Hermione'nin kendisine dönüp gülümsediğini görünce kıza yaklaştı. Ron hemen yanlarında oturuyordu. "Ne yapacağına karar verdin mi Herm?"
Hermione başını yavaşça salladı. "Anneme okula dönerken bahsedeceğim. Eğer uygun bir an bulursam Pansy'e kendimi açmayı düşünüyorum."
Evet Hermione Pansy'e çıkma teklifi etmeye karar vermişti. Ron ve Harry küçük tatillerinin sonunda Hermione'yi mutlu görmeye devam etmek istiyorlardı.
Üç çocuk valizleriyle beraber Gryffindor kulesinden çıktılar. Harry en az Hermione kadar heyecanlıydı. Draco ve Chris Noel'i kendileriyle beraber geçireceklerdi ve bu Harry için farklı bir deneyim olacaktı.
Draco'yu ikna etmek çok zor olmuştu. Gelirse babasıyla sorun yaşayacağını söylediğinde Antares babasının zaten sorunlu olduğunu söylemiş, Chris ve Draco'nun babalarına ciddi hakaretler ettiği için Harry'den dayak yemişti.
Her ne kadar haklı olsa da o, Malfoy kardeşlerin babasıydı. Kardeşinin yanlışlıkla onları incitmesini istemiyordu.
Harry okulun girişinde kendisini bekleyen babasına doğru ilerledi. "Baba!"
"Jamie." Regulus Black siyah bir kaban, beyaz boğazlı bir kazak ve siyah pantolon giyiyordu. Boynunda bir atkı sarılıydı ve parmakları deri eldivenle korunuyordu. Kendisine yaklaşan oğluna sarılmak kollarını araladı. "Noel tatiline hazır mısın bakalım?"
Harry hevesle başını salladı. "Kesinlikle, Draco ve Chris geleceği için fazladan heyecanlıyım."
Regulus başını yavaşça salladı. "Ben de heyecanlıyım oğlum, ilk defa senden, kız ve erkek kardeşinden başka bir çocuk gelecek eve." Oğlunun atkısını daha sıkı bir şekilde düzeltirken gülümsedi. "Rora ve Antares bu noelde Chris'i delirtecekler diye korkmuyor değilim."
Harry umutsuz bakışlarla babasına baktı. "Chris o iki canavarın yanında fazla masum kalıyor. Çocuk noele kadar dayanıp evden kaçmayacak kadar sabırlıdır umarım."
Baba oğul kıkırdarken Harry babasının yanında dikilen Hermione'ye doğru ilerledi.
Daha önce Hermione ve Ron defalarca evlerine gelmiş olsalar da babasının Malfoy kardeşlere ayrı bir sevgisi ve şefkati olduğunu biliyordu Harry. Onlarda kendi çocukluğunu gördüğünü ve elinden geldiğince onlara yardımcı olmak istediğini de anlıyordu. Sessizce okul kapısını izleyen yakışıklı adama baktı, ona dair her şey fazlasıyla mükemmel ve gurur duyulasıydı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gris Émeraude
Fiksi Penggemar{Drarry} "Sana ait olan seni bulur derler, beni bulman uzun zaman aldı." Harry'e göre hayatı oldukça iyi bir şekilde ilerliyordu. Her daim yanında olan büyük bir ailesi, aralarından su sızmayan bir arkadaş grubu ve çocukluğundan beri hayallerini sü...
