"Ya bu işler o şekilde olmuyor amına koyayım rahat bırakın sevgilimi!"
Haryy okulun bahçesinde Draco'yu peşinden sürükleyerek koşan Blaise ve Ron'u kovalıyordu. İki sevgili Draco'nun anılarını hatırlamasının bir yolunu bulduklarını söylemiş, dakikalarca Harry ve Draco'yu taklit etmişlerdi. Draco küçük tiyatroyu izlediği her an başının Harry'e çeviriyor, korkulu gözlerle ona bakarken 'Lütfen bunların yalan olduğunu söyle.' diyordu.
Harry ise kesinlikle arkadaşlarının abarttığı konusunda ısrarcıydı. "Tabii ki yalan Draco! O kadar da iğrenç bir çift değildik!"
Draco kendisini Harry'den kaçıran arkadaşlarının kollarından kurtulmaya çalışırken gülüp durduğu için sürekli başarısız oluyordu. "Blaise yeter artık." Gülerek arkadaşının kolunu belinden çekmeye çalıştı. "Ron, durun. Harry ikinizi de astronomi kulesinden atacak."
Gülmekten ve koşmaya çalışmaktan nefesi kesilmiş olan sarışın genç en sonunda arkadaşlarının tutuşundan kurtulduğunda sırtüstü çimenliklere düşmüş, derin nefesler alıp verirken gülmeye devam ediyordu. Harry aceleyle sevgilisine doğru koşmuş, ayakta dikilen ve soluklanan arkadaşlarına omuz atarak ikisini de düşürmüştü. "Draco!" Çimenlerde uzanan bedenin yanına diz çöktü. "İyi misin?"
"İyiyim." Draco gülüşünü durdurup yanındaki çocuğa elini uzattı. Harry onun kalkmak istediğini düşünüp elini uzattığında Draco onu hızla kendisine doğru çekmiş, Harry'nin üzerine doğru düşmesine sebep olmuştu. Harry küçük bir çığlıkla sevgilisinin üzerine düştü. "Şimdi daha iyiyim hatta."
Harry Draco'nun göğsüne yerleşirken hafifçe gülmüştü. "Günlerce peşinde koşup bir şeyler hatırlatmam gerekir diye plan yapıyordum Malfoy. Ama sen zaten normale dönmüş gibisin?"
Draco hafifçe gülümsedi. "Çoğu şey silik silik beliriyor kafamda, hatırladığımı iddia edemem ama kesinlikle yabancı değilim."
"İşte şimdi benim Draco'm gibi konuştun." Harry Draco'nun göğsüne ufak bir öpücük bıraktı. "Dün gece iyi uyudun mu? Lanetsiz ilk gecendi."
"Hm hm." Draco başını hafifçe salladı. "Gayet güzel bir uyku çektim."
"Merlin aşkına, sonunda bir şeyler düzeliyor sanırım Malfoy." Harry sevgilisinin üstünden kalkarak onu da peşinden kaldırdı. "Yerler karlı, üşüyeceksin."
Draco ayağa kalkıp dengesini sağlamayı başardığında Harry onun üstünü silkelemiş, cübbesine bulaşan karları temizlemişti. "Astronomi kulesine çıkmak ister misin?" Draco yavaşça Harry'i süzdü. "Arkadaşlarımız biraz yorucu da."
"Tabii ki." Harry ışıltılı bir gülümsemeyle başını salladı. "Gidelim hadi."
Draco astronomi kulesine doğru dönerken Harry arkadaşlarına el sallamış, Draco ile vakit geçireceklerini söyleyerek basitçe ortadan kaybolacakları birkaç saati açıklamıştı.
Çift sakin adımlarla astronomi kulesine tırmandılar. Harry Draco'nun her zaman yaptığı gibi etrafı birkaç büyüyle daha sıcak ve daha özel hale getirirken sevgilisi sakince onu beklemişti. Sonunda yan yana oturup duvara yaslanarak huzurlu bir moda girmişlerdi.
Draco kendisine bir arkadaştan şüphesiz daha yakın ancak bir sevgiliye göre gayet uzak bir şekilde oturan, yeşil gözlü bedeni izliyordu. Harry'nin kendisine yakın olmak istediği, yakınlaşmak istediği bazen yarıda kestiği hamleleri ve tavırlarıyla gayet belli oluyordu. Yine de çoğu şeyi hatırlamayan sarışın çocuğu rahatsız etmemek için kendisini engelliyordu da. Draco onun bu kadar düşünceli biri olduğunu bilmiyordu, hatırlamıyordu. "Seni hatırlamak istiyorum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gris Émeraude
Fanfiction{Drarry} "Sana ait olan seni bulur derler, beni bulman uzun zaman aldı." Harry'e göre hayatı oldukça iyi bir şekilde ilerliyordu. Her daim yanında olan büyük bir ailesi, aralarından su sızmayan bir arkadaş grubu ve çocukluğundan beri hayallerini sü...
