2.0

272 26 45
                                        

Harry sabah yatağında uyandığında saat henüz uyanma zamanına denk gelmiyordu. Aceleyle yerinde toparlandı. Üzerini yarım yamalak giyinirken koşar adımlarla yatakhanesinden çıkmıştı.

Henüz hava daha tam aydınlanmamışken koridorda koşmaya başladı. Zindanlara sağ salim indiğinde merdivenlerde bir bedene sertçe çarpmıştı.

Geriye doğru sendeleyen bedenini zorlukla dengede tutarken kime çarptığına bakmak için başını kaldırmıştı. "Harry Potter. Bu saatte zindanlarda ne işin var?"

Harry Severus Snape'e denk gelmiş olduğu için içinden bir lanet mırıldandı. "Draco'yu görmem lazım. Çok acil."

"Neden görecekmişsin?" Snape her zamanki ruhsuz tavrıyla Harry'e bakarken Harry küfretmemek için kendini tutmuştu. "Rüya aleminde Draco yaralandı. Sırtında bir kesik oluştu. Ben ona müdahale edemeden rüya aleminden atıldık ve o orada mı kaldı yoksa uyandı mı bilmiyorum ama yaralı olduğuna eminim."

Severus arkasını dönmekte vakit kaybetmedi. "Yatakhanene dön çocuk."

"Olmaz." Harry onun peşinden koştu. "Draco'yu görmem lazım."

Harry öğretmeninin kendisine doğru dönüşünü fark edememişti. Snape hızlı bir hareketle arkasını dönerek yeşil gözlü çocuğun ters giymiş olduğu cübbesinin yakasını kavradı. "Sana yatakhanene dön dedim Potter. Draco'yu derste görürsün."

"Ben de size onu görmem gerektiğini söyledim Profesör." Harry dik dik karşısındaki adama baktı. "Hiçbir yere gitmiyorum."

"Harry? Snape?" Uykulu bir ses tonuyla isimlerinin söylendiğini duyan ikili geriye doğru döndüler. "Baba."

Harry şaşkınca kendilerine bakan babasına doğru seslendi. "Baba Draco yaralandı. Müdahale edemeden uyandım ve şimdi onu görmem lazım."

Regulus elini havada yavaşça salladığında cübbesi omuzlarına konmuştu. Hızlı hareketlerle kendisine çeki düzen verirken ikiliye doğru yürüdü. "Sen kal Harry, ben ve Snape Draco'yu kontrol ederiz."

"Baba." Harry yakasından uzaklaşan parmaklara aldırmadı. "Ben de geleyim, Draco'yu görmem lazım."

Regulus oğlunun saçını okşamak için ona doğru uzandı. "James, ortalıkta gezinen dedikodular henüz yeni durulmuşken Slytherin yatakhanesine girerek Draco'yu zor durumda bırakacak olabilirsin. Ben senin yerine onu kontrol edeceğim tamam mı?"

Harry'i durdurmak için Draco'nun zor hir duruma düşme ihtimali yeterli olmuştu. "Tamam baba, sırtına da bak olur mu?"

"Tamam." Regulus belli belirsiz bir öpücük bıraktı oğlunun alnına. Koridorun sonunda kendisini bekleyen adama doğru hızlı adımlarla yürüdü. İki öğretmen Slytherin yatakhanesine ilerlerken Snape Regulus'a yandan bir bakış attı. "İyi uyuyamamış gibisin."

"Henüz uyuma fırsatım olmadı." Regulus dağılan saçlarını düzeltti. Kendisine dikkatle bakan adamı görmezden gelmekte zorlanmamıştı. Snape yatakhane kapısını açtığında Regulus'a öncelik verdi.

Yatakhaneye giren adam Draco'nun odasını bilmediği için beklerken Snape önden giderek yol göstermişti. Hızlı adımlarla yatakhane koridorlarını geçtiler. Snape bir kapıya uzanıp kapıyı yavaşça açarken karanlık odaya sakin bir bakış atmıştı. "Draco?"

Regulus parmakları arasında küçük bir ışık yaktı. Beyaz ışık önce kapıya yakın yatan esmer çocuğa, sonra da cama yakın yatan sarışın çocuğa doğru uçmuştu. İkisi de uykuda görünüyordu.

Regulus yavaş hareketlerle yatakta yatan sarışına yaklaştı. Çocuğun üzerindeki siyah yorganı yavaşça çekmiş, siyah pijama takımının gömleğini kaldırmıştı. Draco belli belirsiz bir şeyler mırıldandı. Sırtında açık bir yara gözükmese de beyaz teninde parıldayan kan lekeleri vardı. Daha dikkatli görmek için Regulus biraz daha eğildi. "Harry."

Gris ÉmeraudeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin