3.2

221 26 29
                                        

Harry erkek kardeşinin boynuna doladığı kolunu kendisine doğru biraz daha çekerken gülüyordu. Antares kardeşine söylenirken kurtulmak için çabalamıyordu. Chris ikilinin yanında yürürken keyifliydi.

Üç genç Slytherin yatakhanesine doğru ilerledilerinde Chris kapıyı açmak için öne çıkmıştı. İki kardeş arkada beklerken sarışın çocuk kapıyı açmıştı. "Önden buyurun Potter-Black'ler."

"Teşekkürler küçük Malfoy." Harry gülerek sarışın çocuğun omzuna diğer kolunu doladı. "Malfoyları fazla sevdiğime karar verdim." Sarışın çocuğa göz kırptı. "Kardeşinin insanlar üzerindeki etkisi büyük."

"Ya da senin üzerindeki etkisi büyük?"

"O da muhtemel."

Üçlü Slytherin yatakhanesine girdiklerinde Harry etrafa bakındı. "Draco henüz gelmemiş." Kolyesindeki belirsiz soğukluğu hissederken omuz silkti. "Odasında bekleyeyim onu ben."

"Hemen gitmeyin." Antares kardeşini ortak alana doğru çekiştirdi. "Biraz oturalım."

"Hey Ant." Harry kardeşinin gücüne karşı koymak için direndi. "Draco'yu zor duruma sokmak istemiyorum."

"Bir şey olmaz." Antares omuz silkti. "Kimse sana ya da ona bir şey diyemez."

Harry iki çocuğun aynı fikirde göründüğünü fark edince omuz silkti. Başka bir sınıfın yatakhanesine girmesi öğrencileri rahatsız ederdi, bunu biliyordu. Annesinin öğretmen olmasının avantajını kullandığını düşünüp onu zor duruma da sokabilirdi. Yine de çocuklara ayak uydurdu. Siyah deri koltuklara doğru ilerlerken kendi kendine mırıldandı. Draco'nun yaşadıkları düşünülünce Harry'nin onun yatakhanesine gelmesi çocuğun bedelini çoktan ödediği bir durumdu. Sevgilisi gibi yapmalıydı. "Kimsenin ne dediğini umursama."

Kardeşlerinin arasına siyah koltuklara oturduğu zaman etraflarındaki tek tük Slytherin öğrencileri onları görmezden geldiler. Harry'nin buraya birkaç kez gelmesi, Draco ve Harry'nin ilişkilerini gizlemiyor olmaları öğrencileri bu durumlara çoktan alıştırmıştı.

Harry tanıdık bir yüz görünce bir an şaşırdı. Yan tarafındaki koltukta oturan kumral genç elinde tuttuğu bir muggle klasiğini okuyordu. Harry dikkatle kitabın adını okumaya çalıştı. "Yabancı insanlara dik dik bakmak Hogwasrt'ta hoş karşılanan bir şey mi?"

Harry hafifçe irkildi. Kendisine dönmeyen yeşil gözlere bakarken omuz silkti. "Pek sayılmaz ama hoşgörü kurallarına uyan bir çocuk değilimdir."

Theo okuduğu kitaptan başını kaldırıp dağınık saçlı çocuğa baktı. "Slytherin olduğunu bilmiyordum?"

"Gryffindor'um." Harry her ne kadar Slytherin bir sevgiliye, kardeşe ve babaya sahip olsa da binasından başka bir yerde olmayı hayal edemezdi. İstemsizce buruşan yüz hatları kumral çocuğu güldürdü. "Ve Slytherin yatakhanesindesin çünkü?"

"Sevgilimi ziyarete geldim."

Theo konu ilgisini çekmiş gibi yerinden doğruldu. Kitabını koltuğa bırakırken Harry'e biraz yaklaştı. "Bunu yapabilir miyim?"

"Neyi?"

"Sevgilimi ziyaret edebilir miyim?" Harry'nin bakışları anlamlı bir şekilde değişirken başını yavaşça iki yana salladı. "Eğer müdireyi ikna edecek hayati bir sebebin yoksa hayır."

Theo başını olumsuz anlamda salladı. "Eğer müdire Liam'ı tanısaydı onunla ilgili her şeyin hayati olduğunu bilirdi."

Harry yavaşça kahkaha attı. "Sevgilin biraz sorunlu bir çocuk sanırım."

"Biraz mı?" Theo eğlenceli bir tavırla kaşlarını kaldırdı. "O tam anlamıyla bir sorun mıknatısı."

Harry elini ensesine uzatıp yarım bir gülüş sundu. "Sanırım bu konuda sevgilim seninle aynı fikirde olurdu."

Gris ÉmeraudeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin