35

33 1 0
                                        

Karanlığın içinde ağlıyorum. Sıcak göz yaşlarım yanaklarımdan akıyor. Kapının altından içeriden ışı geldiğini görüyorum. Bunlar annemin arkadaşları. Annem, diğerlerinin önünde daha iyi bir ebeveyn olduğuna dair rol yaparken babam özellikle kendi ailesinin yanında bana karlı daha katı davranıyor. Normalde de öyle. Yani bu, benim öz babam. Babam ve kardeşim. Evet, onları unutarak yaşamak daha basit oluyor. Ama dönüp baktığımda, ben nefes alamayana kadar ağlarken onlar içeride. Kardeşim bilgisayar oynuyor. Canım acıyor. Canım yanıyor... göz yaşları içinde yaralarımı öpüyorum. Sonra adım sesleri odama yaklaşıyor.

Kapı aniden açıldığında irkilerek kalktım. Bedenim biraz önce kardio yapmışım gibi ter içindeydi, nefes nefeseydim. Ayılmaya çalışırken Ömer'i inceliyorum. Altında gri bir eşofman altı, üstünde beyaz eski bir tişört. Kıvırcık saçlarını büyük havluya sarmış, yalım ayak. Yüzünden akan su damlaları döşemeye damlıyor.

"Kâbus mu..?" Diye mırıldandı ama sesi cümlenim sonuma doğru kısıldı ve yeşil gözleri beni incelerken gözlerinin üstündeki gür kaşları çatıldı.

"Neyin var senin? Dün gece de geldiğini duymadım."

Bedenimi incelerken bir sorun olduğunu sezmiş, ama bizzat temas etmekten hoşlanmadığı için var olan mesafeyi koruyarak sorular soruyordu. Bense yeni uyanmıştım.

Yutkunup yatağa yeniden kendimi bırakırken "Hey?! Kime diyorum?" Diye söylendi ve çıplak ayak seslerinden odama doğru adımladığını duydum.

"İlay?!" Diye uyardı. Sanki... sanki yeniden o bok çukuruna düşmemem için. Muhtemelen sadece benimle uğraşmamak için. Normal değil mi? İnsanın anne babası bile uğraşmazken, o defalarca çabaladı. Muhtemelen bana olan sabrı tükendi bile. Yüzüne baktım ve kalktım.

"İşe gitmem lazım." Diye mırıldanıp banyoya girerken bir sonunda durdu. Yüzümü yıkadım. Üstümdeki tişörte kurularken bir an için aynadaki yansımamla göz göze gelmiştim. Lanet girsin. Gözlerimi kaçırıp hızla saçlarımı taradım.

Evden çıkmak üzereyken Ömer bana belki onuncu kez seslendi. Sonunda sinirle salona girdi- HAS...

"Yo yo yo YO YO!" Diye bağırarak Ömer'e baktım ve sonra yeniden Aras'a. "Napıyosun sen burda?!"

Aras meşhur gülümsemesiyle baktı ve fincanı dudaklarına götürdü, Ömer kaşlarını o kadat kaldırmıştı ki alnı kırış kırıştı. Kollarını başlamış bama 'Bu ne böyle' der gibi bakıyordu ama lan ben ne ara...

"Yemin ederim geldiğini bilmiyodum." Diye açıklamaya çalıştım, en son ikisi biraz sürtüşmeli bir veda yaptığı için eminim birbirlerinden nefret ediyordu. "Dün gece ben, dün gece..." diyerek alnıma düşen saçları geriye itip düşünmeye çalıştım, gözlerim beynimi zorlarken bir noktaya odaklandı ama sadece- SADECE O-O BENİ!

Şokla birlikte yüzüm aniden ona döndü. Keyifle kahvesini içerken Ömer'le kahveyi nereden aldığı, nasıl demlediği, kendisi hangi kahveyi kullandığını ve kahvenin tadı... Ha kahretmesin! Hızla ona doğru yürüdüm ve elindeki kahveyi sertçe çektim. Bir kısmı ikimizin üstüne kalanı da yere dökülmüştü. Tişörtünün yakasından tutup "İçeri." Dedim onu çekiştirerek ve o da benimle işbirliği yaparak odama doğru çekiştirmeme izin vererek. Arkamızdan Ömer'in "Çok ses yapmayın aile var burada!" Dediğini duydum. Utançla kızarırken arsızca daha da sırıtan Aras'ı odama doğru sertçe itip kapıyı kapattım.

"Senin burada ne işin var?!" Diye fısıltıyla bağırdım "Sen kafayı mı yedin? Aras sen delirdin mi? Sen ne yapmaya çalışıyorsun?"

Kaşlarını kaldırıp bana doğru birkaç adım attı, böylece duvar ve onun arasına sıkıştım. Bir eli duvara yaslanırken üzerimde eğildi. "Sence? Ne işim olabilir bambina?" Diye mırıldandı. Konuşurken dudakları saçlarıma, nefesi de boynuma değiyordu. Onu itmeye çalıştım çünkü, evet, evet gerçekten etkileyici bir göt ve o göt... Ah, o göt, cidden de bunun farkında, ve nasıl insanları büyüleyeceğini de öğrenmiş. Bileklerimden yakalayıp kollarımı arkamdan belime sabitledi, böylece tamamen savunmasız görünüyordum. "Ellerimi tuttun diye sana kafayı gömemeyeceğimi mi sanıyorsun dingil herif?" Dediğimde kendini tutamayıp kahkaha attı. Ellerimi bir noktada bırakır sanıyordum ama hayır.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Aug 12 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Nefretten AşkaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin