"insane."

506 31 30
                                    

Gözlerimi açtığımda Austin bana bakıyordu.Uyanır uyanmaz onu görmeye alışmıştım,bir aydır hep yaptığı şeydi.Uykumda Dylan'ı sayıklıyor olmam,ve bazen krize girip çığlık atmaya başlamamdı bunun sebebi.

Bana sahip çıkan tek insandı.O olmasaydı çoktan ölmüştüm.Yemiyor,içmiyor,konuşmuyordum.

Dışarıyı seyredip Dylan'ın yanımda olmasını beklemekti tek yaptığım.

"Günaydın." dedi ve gülümsedi bana.Başımı hafifçe sallayıp duvardaki saate baktım.

06:32'ydi saat.Yatakta doğruldum,ve Austin'in bana yaptığı iğnenin verdiği acıyı kalçamda hissettim.Yüzümü buruşturdum,elimi kalçama götürdüm.

"Üzgünüm.Yapmak istemediğimi biliyorsun-"

"Sorun değil.Beni uyutarak benden daha kolay kurtuluyorsun.Anlıyorum."

Ayağa kalktığımda arkamdan bakan gözlerini hissedebiliyordum.Hızla ayağa kalktı ve koluma girdi.Uzun zamandır bir şey yemediğim için başım dönmüştü.

"İyisin,değil mi?"

Elimi başıma götürdüm ve baş dönmesinin geçmesini bekledim.

"Bir daha böyle bir şey söyleme,Jas."

Gözlerimi gözleriyle buluşturdum.Oldukça ciddilerdi.

"Senden kurtulmak isteyen falan yok.Yanındayım.Bunu biliyorsun."

Gözlerim doldu,gerçekten yanımda olan tek insandı.Lanet olsun.

Hızla ona sarıldım ve başımı boynuna soktum.

"Acı çekiyorum,Austin,"dedim ağlayarak,ve ekledim."Çok acı çekiyorum."

Elini sırtıma götürdü ve sırtımı sıvazladı.

"Biliyorum.Geçecek,söz veriyorum,"dedi sesinin titremesine engel olamayarak.

Ondan hızla uzaklaşıp gözlerimi sildim.

"Benim yüzümdendi.Keşke ölseydim...Her lanet gün bunun için dua ediyorum."

"Hayır..Hayır,bu senin suçun değildi-"

"Yasemin,lütfen...Bir daha lanet ölüm kelimesini,her bir harfi için canımı verebileceğim o isminle aynı cümle içinde kullanma.Bana söz ver."

Kulağımda yankılanan Dylan'ımın sesiyle yere çöktüm.Benim için ölebileceğini söylemişti.Ölmeden önceki korkusu gözlerimin önünden gitmiyordu.Bu acıyı tarif etmek mümkün değildi.

Hıçkırmaya başladım.Başımı ellerimin arasına aldım ve bağırdım.

Boğazım patlayana,ciğerim yırtılana kadar bağırdım.

Austin Ben'e seslendi.Lanet iğneyi vücudumda istemiyordum.

"İstemiyorum,rahat bırak beni!" diye haykırdım.Nefes alamadım,boğuluyordum sanki.

Şu an tek ihtiyacım Dylan'ın kokusuydu.Tekrar hissetmek için nelerimi vermezdim...

Ben odaya girdi,ona baktığımda elinde iğneyi tutuyordu.Hızla ayağa kalktım ve açık kapıdan dışarı koşmaya başladım.

Bir kez daha uyuşmak istemiyordum.Her bağırdığımda bana iğne yapılması gerektiğini söyleyen lanet psikiyatristi yumruklamak istiyordum.Yaşamama izin vermiyordu,Dylan'ın yasını tutmamdan daha normal bir şey var mıydı?
İnsanlardan bir süre uzaklaşmalıydım.Austin de benden sıkılmıştı zaten,hissediyordum.
Bu her ikimiz için de en iyisiydi.
Az önce ayağa kalkamayan ben,şimdi öyle hızlı koşuyordum ki kendime inanamamıştım.

Darkest Days // Dylan o'Brien #2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin