"room 481"

291 27 23
                                    

Titriyordum.

Titriyor ve kalan son gücüm ve sabrımla,sevgilimin can çekişmekte olan ablası Hayley'i kurtarmak için ayağa kalkmaya çalışıyordum.

Austin piçi gideli 2 saat olmuştu,ve ben 2 saattir elimle apış aramdaki kanı durdurmaya çalışıyor,ve durmadan ağlıyordum.Nova defalarca yanıma gelmiş,yüzünde o tekmenin tesiriyle oluşmuş şişin ne kadar acıdığını gösterircesine sızlanıyor,nazlı sesler çıkarıyordu.Burnuyla beni itekliyor,kalkmam için yalvarıyordu.

Kalkmalıydım.

Bacaklarımda,boynumda ve kollarımda oluştuğunu düşündüğüm morluklar yüzünden yataktan kalkamıyor,üstelik her kaldığım saniye vicdan azabından kıvranıyordum.Dylan'ın kokusu geliyordu burnuma.Odadan içeri girse ve olanların hepsinin bir kabus olduğunu söylese diye düşünmediğim tek bir saniyem geçmemişti.

Kaybettiğim kandan dolayı başım dönmeye başlamıştı.Bu kaybettiğim "kızlık zarı" ile ilgili bir şey değildi,bu karşı cinsin ne denli şiddetli olduğuyla ilgiliydi.

Ve bu anlatamayacağım kadar şiddetliydi.

Kendimi yavaşça yukarı doğru ittirdim,kolumla yataktan destek aldım ve oturur pozisyona gelmenin haklı gururuyla ayaklarımı yumuşacık halıya değdirmek adına yataktan indirdim.Derin bir nefes alıp verdim ve ayaklarımın üzerine doğru kalktım.

Yapılacak birkaç adım kalmıştı;Hayley'in odasına girmek,ölmemiş olması için yalvarmak,en yakındaki telefonla yardım çağırmak,ve kalan aklımızı da kaybetmemek için psikolojik yardım almak.

Hayley'in odasına girecek enerjiyi kendime bulduğumda içeri adımımı attım ve Hayley'in yanına yöneldim.

Fakat en son olduğu yerde yoktu.

"Ihh..."

Bu tuhaf inlemeyi duyduğumda nereden gelmiş olabileceğini kestirememiştim.Hayley'in yatağında gördüğüm ilk elbiseyi aldım ve üzerime geçirip,yanında duran telefonu elime aldım.Hayley'in telefonuydu.En son aranan her kimse onu aramak için isme baktım.

"Devin Oliver"

Kaşlarımı çattım ve isme dokundum.Telefon çalmaya başladığında odanın içinde gözlerimi gezdirdim ve Hayley'in ayağını gördüm-yatağın altındaydı.Oraya kendi mi girmişti,yoksa Ben mi onu oraya gizlemişti?

Eğilip yatağın altına baktığımda Hayley kıvranmış bir şekilde elini yarasına bastırmış bekliyordu.Baygın gibiydi,ama arada acı çektiğini gösteren sesler çıkarıyor,yutkunuyor ve kaşlarını çatıyordu.Yüzü boncuk boncuk terlemişti.Telefonu hoparlöre alıp komodinin üstüne koyduktan sonra Hayley'i bacaklarından tutup dışarı çekmeye çalıştım.Bacaklarımın arasından süzülen kanı şimdilik görmezden gelecektim.O sırada odaya bir ses doldu.

"Naber,deli kız?"

"Aah.Denis?Im." İsmini unutmuş olmama kızıp,ekrana usulca baktım."Devin.Sen Devin misin?"

"Ben Denis Im Devin.Sen de Hayley olmalıydın ama değilsin.Sen kimsin?"

"Dinle.Ben Jasmin,ve Hayley'in evine olabildiğince hızlı bir şekilde gelmen gerekiyor.Hayley iyi durumda değil."

"Ne?Nesi var?"

"Devin tanrı aşkına,çok kan kaybediyor acele et.Eğer yakınlarda değilsen-"

"5 dakikaya oradayım."

Ve telefon kapandı.

Darkest Days // Dylan o'Brien #2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin