"i've died a thousand times"

295 22 16
                                    

Terden sırımsıklamken bile Dylan gözlerimi öpüyor,yüzüme terden yapışan saç tellerimi yüzümden uzaklaştırıyordu.Onun sevgisi bana güç veriyordu,ama ikimiz de korkuyorduk.

Battaniye benden bir saniye uzaklaştırılsa bile donuyor,tir tir titremeye başlıyordum.Küçük diyebileceğiniz bir titreme değildi bu,vücudum yatağı titretiyordu.

"Yasemin,buradayım.Bana bak."

Gözlerim kayıyor,onunla göz kontağı kuramıyordum.Kayan gözlerimi tutamadığım her saniye daha sinirleniyor,hızla nefes alıp veriyordum.

"Tamam,yum gözlerini.Yum.Geçecek,sana söz veriyorum.Hayley geliyor,şimdi burada olur."

Sesi titriyordu,yüzünü tahmin edebiliyordum az çok.Endişeliydi.Elindeki peçeteyi yavaşça yüzümdeki teri emmesi için yüzüme değdirdi.

"Anlamıyorum,ben anlayamıyorum..."

"Dylan..."

Dylan derin bir nefes aldı ve gözlerini yarı baygın gözlerimle buluşturdu.Vücudumdaki acı hat safhasına ulaşmıştı.

"Ölecekmişim gibi..hissediyorum..."

Huzurluydum,ama aynı zamanda korkuyordum.Olabiliyordu demek ki,ikisini aynı anda yaşayacağım asla aklıma gelmezdi.Artık benim dünyamda hepsi mümkündü.

"Böyle deme,Tanrı aşkına.Düşüncesi bile korkunç." Derin bir nefes verdi,peçeteyi çekti ve buruşturup kenara attı.Ağlamamak için kendini ne denli sıktığını görebiliyordum.Ona ne denli acı çektirdiğimi hissedebiliyordum,ve bu benim daha da berbat hissetmeme neden oluyordu.

"Bunları konuşmayacağız.Sana bir şey olmayacak.Hadi,üstündeki çıkarmalıyız.Su gibisin."

Yutkundum,ve dudağımın yanında oluşan ter damlalarının akmasına izin verdim.

"Eğer...eğer ölürsem..."

Dylan ayağa kalktı ve ellerini yumruk yaptı.Kendisini kasıyordu,bana bağırmamak için,ya da ağlamamak için oldukça büyük efor sarfediyordu.

"Seni mutlu edecek birini bulmanı istiyorum.Mutlu olmanı istiyorum..."

"Sensiz mutlu olamam!" diye haykırdı Dylan.Odadaki ses tamamen kesilmişti sanki.Nova yattığı yerden başını hızla kaldırıp,yalvarırmışçasına bir ses çıkardı.

"Sana bir şey olmayacak.Sensiz tek bir gün bile geçirmek istemiyorum..."

Yanıma çömeldi ve elimi tutup gözlerime baktı.

"Bunu atlatacağız.Bu şey her neyse,bunu atlatacağız,söz veriyorum."

Kapı aniden açıldığında yerimde zıpladım ve vücudumdaki acının ikiye katlanmasına sebep oldum.İçeri giren Hayley'di,bir bana bir de kardeşine bakıyor,olan biteni yorumlamaya çalışıyormuş gibi görünüyordu.

"Neler oluyor?Ona ne oldu?" dedi ve hızla içeri girip yüzümü en yakındaki peçeteye sildi.

"Simsiyah bir sıvı...kustu.Acı çekiyor,terliyor-"

"Tamam Dylan.Dışarı çık."

Hayley saçlarımı tepemde topladı ve nefes almamı sağladı.Bana değen her oksijen beni üşütmeye çalışıyordu sanki.Hayley'in verdiği nefes bile donmama sebep oluyordu.

"Hiçbir yere gitmiyorum-"

"O ölmesin istiyorsan...çık."

Hayley epey ciddi görünüyordu,Dylan bana baktı ve onayımı istedi.Onu zor durumda bırakmak istemiyordum,aslında onunla mutluydum.Dylan zorla odadan ayrıldı ve Hayley arkasından kapıyı kilitlediğinde Dylan duvara yumruk attı.

"Pekala,Jasmin.Üşüyor musun?"

Dudağımın titremesini gördüğünde sorusunun saçmalığının farkına vardı ve sustu.

"Pekala.Gözlerini yummanı istiyorum.Biraz üşüyeceksin,ama hemen geçecek.Söz."

"T-tamam."

"Biraz canın yanacak."

Başımı hızla salladım,ve güçlükle,"Zaten yanıyor," diyebildim.

Hayley arkasını döndü ve çantasından şırınga çıkardı.Şırınganın boyutu oldukça büyüktü,bu benim -sanki mümkünmüş gibi- daha fazla endişelenmeme sebep oldu.

"Yum gözlerini."

Gözlerimi yumdum.Hayley battaniyeyi üzerimden attı ve tişörtümü göğüs hizama kaldırdı.

"Dilitrio enksyos." diye mırıldandı ve boğazını temizledi.

"Ne-ne?!" derin bir nefes aldım ve gözlerimi hafifçe araladım.Nefes nefeseydim,hiç bu kadar korkunç hissetmemiştim.Tabii Dylan'ın cesedini gördüğüm günü saymazsak.

"Yum gözlerini,derhal!" diye bağırdığında Hayley,korkum beşe katlandı ve gözlerimi sıkıca yumdum.Şırıngayı karnımda hissettiğimde acıyla çığlık attım.Gözlerimde flaşlar patlıyor,iğnenin kaslarım arasından inatla geçtiğini hissedebiliyordum.Vücuduma giren iğne sanki bana elektrik vermiş,ve kömür olmamı bekliyormuş gibi bana acı veriyordu.

Dylan kapıyı yumrukluyor,bir yandan da Hayley'e bağırıyordu.

"Yakma canını,t-tanrı aşkına!"

Bağırarak ağlamaya başladığımda Dylan'ın kapıyı yumruklama sıklığı arttı.Ağladığını duyabiliyordum,kendi sesim onunkini bastırıyor olmasına rağmen.

"Tamam,Jas.İyi iş çıkardın.Aç gözlerini."

Gözlerimi güçlükle açtığımda Hayley'in elinde tuttuğu şırıngaya baktım.

İçi simsiyah bir sıvıyla doluydu.

"Bu...bu şey de ne.." Hıçkırıklarım arasında cümleyi doğru kurduğuma emin olmak için Hayley'in gözlerine baktım.

"Bu şey karnının içinde,Jasmin.Bu şeye dilitrio enksyos deniyor.Yani..."

Boğazını temizledi,ve Dylan'ın duymasını istemeyerek sesini alçalttı.

"...zehirli hamilelik."


Peki neden bu gif?Bilmiyorum.

Darkest Days // Dylan o'Brien #2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin