Naz, bana sarıldı. Ve aklına bir şey gelmiş olmalı ki gözlerini fal taşı gibi bana baktı.
Sırıttım "ne tavşan oldun da sana ışık mı tutuyorum kızım?" Eliyle ağzını kapattı. Tamam Naz, anladım bir şey oldu hemde çok kötü bir şey oldu.
"Naz, noldu?" sesim endişeli çıkmıştı. Naz bana bakarak,
"Hazal, senin Bulut'a yapıp verdiğin bileklik..."
Nolmuştu benim yaptığım bilekliğe? Ayağa kalktım ve "Noldu ona?" dedim. Naz
" Bulut onu Pelin'e vericekti" dedi ve kan birden bire beynime sıçradı.
Pelin'e mi verecekti?
"N-NAZ KOŞ !" diye bağırdım. Naz koşarak gitti.
15 dakika bekledikten sonra geri geldi ve "Vermiş" dedi. Somurttum. sırıttı ve "şaka, şaka ona 'Hazal benim de arkadaşım ver hemen o bilekliği ' dedim ve verdi"
madem o bileklik onun için o kadar değersizdi ben de Alp'e satması için verdim. Alp'te satmak için aldı, ama satmadı onun yerine bilekliği söküp yeni birtane yapıp sattı. İçim rahattı. Ondan geriye hiçbir şey kalmamıştı. Ama Zümrüt galiba hala onu seviyordu. Ve aklımda soru işaretleri kalmamalıydı. Zümrüt'ün yanına gidip.
"Zümrüt? sana bişey soracağım ama ne olursa olsun dürüst cevap ver" dedim gülerek.
Sırıttı. "Tamam" dedi. Hemen "Bulut'u hala seviyor musun?" diye sorunca bana baktı ve sorduğuma pişman etti.
"Iyyy... Tabii ki de hayır. O çocuk bizi birbirimize düşürdü. Allah yazdıysa bozsun inşallah. Sen Nasıl böyle şeyler düşünüyorsun? Yoksa hala mı seviyosun seviyorsan cimciklerim valla ha! Yok ya sevmiyorsunuz sevseydin söylerdin! Söylerin dimi lan! Yoksa şu an onu mu söylüyorsun? Allah'ım o çocuk boşuna atmosferimizi tüketiyor onu sevme Hazal başkasını sev yani sevdiğimden değil de uyarmak için yani! Tamam anladım sevmiyorsun Hazal!"
İç çektim ve "Tebrikler Zümrüt Ufuklu, nefes almadan 1 saat konuşma ödülünü aldınız" dedim. Büyük bir kahkaha attı. "Sen anladın mı onu söyle. Yoksa 2 saatle kendi rekorumu geçeceğim."
"Anladım, anladım..." dedim. Bu kızı çok seviyordum. Hem eğlenceli, hem de hemen kanını kaynattırabilen biriydi. "Eee, bileklikten ne haber?" bileklik mi? Haaaa şu Alp'in sattığı. "Üst sınıflardan birinde diye biliyorum." Elini yanağına koydu ve sıkılmış bir şekilde, "Hazal, hafta sonu n'apıcaksın?" dedi. Gerçekten hafta sonu ne yapacağım? birden aklıma sınavların başlıyor olacağı geldiğinde Derin bir of çektim. "Ders, ders, ders, sen?"
dedim.
O da derin bir of çekti ve bitkin bir halde "ders, ders, ders!" dedi.
Sırıttı.
Sırıttım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Son Sarılma
Teen Fiction@ Tüm Hakları Saklıdır @ "Enes'e onun adını sordum. İleride aşık olacağım adamın adını söyledi. "Aruz"dedi. Sonra Aruz yanımıza geldi, Enes'le tokalaştılar falan teşekkür ettim şarkı için. "Birşey değil" dedi. Hah! Birşey değilmiş. Sen geldin girdi...
