-16- Seviyorum Ulan!

78 22 12
                                        

Kaşlarımı kaldırdığımda kızlar kim gelmiş diye bakarken çığlık atarak odama koştular. Kahkaha attığımda erkek yığını içeri girmişti bile.

"Gir diyen oldu mu?" diye çirkefleştiğimde Aruz "Burası Enes'inde evi canım" dedi. Ağzım beş karış açık kalırken "peki ben gidiyorum elalemin adamı orama burama baksın" diyerek kapıya kadar yürüdüğümde ayaklarım yerden kesildi.

"Ya yeter ya gelen geçen kucağına alıyor" dedim. Aruz kaşlarını çattı. "Kimmiş o gelen geçen" ha! ha! ha! kıskandırmıştım sonunda beyfendiyi!

"gelen geçenin biri sensin diğer kalanlarda-" derken birdenbire ne dediğimde baktım. Ona Anıl işini söyleyebilirdim az kalsın.

"Diğer kalanlarda?" diye sordu Aruz.

"Sanane hem neden soruyorsun?" sinsi bir gülüş alırken yüzümü "Kıskandın mı Aruzmon?" diye sordum dudağımı büzerek.

"Ya şöyle yapmayı kesersin ya da öperim" dediğinde gözlerimi devirdim. "Manyak" dedim. Hala beni biryere götürürken "Ya nereye bari onu söyle"
"Tuvalete"
"Ağzımda nimet var olmaz" Dedim kıvırmak için.
"Aç ağzını" cıkladım. "Olmaz" "o niyeymiş?" Diye sorduğunda "olmaz işte o kadar" dedim. Beni yere bıraktığında tuvalete gelmiştik. Kapıyı kilitleyerek anahtarı klozete atınca "naptın ölmemizi mi istiyorsun?" Diye bağırdım. "Nası yani sende başka anahtar yok mu?" Diye sorduğunda "Hayır Aruzmon yok maalesef" dediğimde ofladı.
"Bari Zaman geçirelim. Hadi aşk-I memnu'yu oynayalım" dediğimde bana havalı bir şekilde göz devirdi. "Karşılığında ne alacağım?" Diye sorduğunda "ne istiyorsun?" Diye sordum. "Öpebilirsin" dediğinde "sende bunu rüyanda görebilirsin" dedim. "Başka birşey iste" düşünürmüş gibi ses çıkardığında "sarılabilirsin?" Dedi. Bu çocuk neden böyle şeyler istiyor ki? Tamam ben onu öpmek, sarılmak isterim ama neden istiyor?
"Peki" dedim ve sarıldım. "Şimdi işimize geri dönelim" "sen Firdevs hanım ol bende bahçivan Ada'm olayım" dedim ve kahkaha attım. Aruz kendini süzdü "benim o kadına benzeyen bir yanım mı var?" Dedi. "Of tamam boşver doğruluk mu cesaretlik mi oynayalım"
"Tamam" dediğinde bir şampuan kutusu çıkardım ve tuvaletimiz deponun yanında olduğu için depodan iki tane puf yastık çıkardım ve geri geldim. Çevirdiğimizde bana soru ona cevap geldi. "Doğruluk mu cesaretlik mi?" "Doğruluk" Dedi kız sesi çıkarırken. Kıkırdadım.
"Gay misin?" Kaşlarını kaldırdı. "Benzer bir yanım mı var?" Dediğinde "geçen gün sizi Gökhan'la üst üste gördüm de." Dediğimde gülmeye başladı. Onu ilk kez gülerken görüyordum. Gülümsedim. Çok güzel gülüyordu be!
"Üstüme atladı ne yapmamı bekliyordun?" Dedi.
"Peki" dedim.
Kapının çalmasıyla ikimizde kapıya koştuk.
"Kurtar bizi kurbanın olayım" diye bağardım.
"Ocağıma düştün yavrum kucağıma düştün yavrum.." Diye bağardı arkadaki mal.
"Gökkuşağı mal mısın?" Diye bağırdım. "İyi be" diye mızmızlanıp kapıyı açtı.Bir dakika Aruz kapıyı kilitlememiş! Kapıyı açmamla bira kokusu tuvalete kadar geldi.
"Evimde içip sızdığını söyleme sakın bana Gökhan!" Dedim uyarıcı bir tonda. "Ben içmedim" dediğinde kaşlarımı kaldırdım. "Bana kalmadığı için içmedim" diyerek ekleyince anlamış gibi başımı salladım içeri girdiğimde kızlar evden gitmişti.
"Herkes hemen bu evden gitsin" diye cırladım. Korkarak gittiklerinde çok yorgun olduğumu anladım ve uyumaya gittim.
***ARUZ***
Onlar hazır içmişken onları arabaya attım ve bir bara girdim. Onların içmesine izin vermedik Gökhan'la. Gökhan'la 12. Bardağın sonunu gördükten sonra diğerleri arabada uyuya kaldı.
"Uçurumun oraya gidek mi be abi?" Dedi Gökhan.
"Gidelim be" dedim ve uçuruma geldik.
"Seviyor musun Aruz?" Diye sordu Gökhan. Bugünü ve önceki günleri hatırladığımda "Seviyorum be Gökhan" dedim. "seviyor musun Aruz" diye bağardığında,
"Seviyorum ulan!" Diye bağırdım. "Kimi olduğunu biliyom ben kanki" dedi ve hafifçe vurdu. Şaşırmışça ona baktım. "Nerden biliyosun"

"Gözlerinden anlaşılıyor Hazal'a nasıl baktığın." dedi.

"O bana nasıl bakıyor?" diye sorduğumda,

"Hayatının aşkıymışsın gibi bakıyor kanka" dediğinde içten bir gülüş aldı yüzümü.

***-SABAH***

Başımın ağrısından olduğum yerde kıvrandım. Gökhan'cığım (!) yine bizde kalmıştı. Ama evdeki kimsesizliği alıyordu en azından.

"Gökhaaaaaan" diye bağırdım. Başım resmen çatlıyordu. Havalar sıcaktı ama yorganlayatıyordum. Yorganı başıma kadar çektiğimde kapının açılma sesi geldi.

"Noldu kanki? bende yemek hazırlıyordum" dedi.

"Başım çatlıyor ya" dedim. "Tamam, tamam ben senin sorununu çok güzel bir ilaçla çözeceğim" dedi ve odadan ayrıldı. Yaklaşık yarım saat sonra zil çaldı.

"Gökhaaaaaan" diye yine bağırdım. Acaba benim hastalığımı kullanıp eve kız mı atacaktı bu gerizekalı? Onu bile beceremezdi. Kapının açılma sesi geldiğinde odanın içi ışık olduğu için yorgandan kafamı çıkartamadım.

"Öldün mü?" diye sordu Hazal. Sesinden tanımıştım.

"Senin elinden olucak galiba ama sevinme daha ölmedim" dedim. Güldüğünde yatağıma oturduğunu anladım ağırlıktan.

"Hadi kalk yıkan" dedi. Oflaya oflaya yorganı çekip yatakta oturdum ve yüzüne baktım. Kaşlarını çattığında elini alnıma koydu. "Ateşin var galiba. Ama galiba benim elim soğuk. Dur" deyip dudağını alnıma bastırdı. "Ne öpüyorsun kızım alnımdan dudağım varken?" diye sorduğumda gözlerini devirdi. "Bir seni öpmedim bu bir ateş ölçme tekniği, iki ateşölçerle de ölçeceğim" dedi. Ateşölçeri çantasından çıkarınca kaşlarımı kaldırdım.

"Sen sağlıkçı mısın?" diye sorduğumda kahkaha attı. "Gökhan'ın anlattığını duysaydın ambulans çağırırdın" dediğinde sırıttım. Ateşölçerle de ölçtüğünde kaşlarını çattı. "Ateşin var Aruzmon. Yıkanman lazım." dedi. Yıkanmaya gittim. Yıkanmam bitince havluyu altıma geçirdim ve odama girdim. Odama girince Hazal bir yere dalmıştı. "İzin verirse giyinicem" dediğimde gözlerini bana çevirdi. Bana bakmasıyla gözlerini büyüttü ve kapattı tabii. Normal kızlar gelir ve o muhteşem 6 tane bebeğe dokunmak ister bu kız gözünü kapatıyor. Koşa koşa odadan çıktığında kahkaha attım. Üzerime siyah tişört ve siyah kot pantolon giydiğimde yatağa yattım. Oda sessizlik alınca Hazal'ın birine birşey anlattığını ya da kavga ettiğinin sesi geldi. Kalktım ve yanına gittim.
En son duyduğum şey "seviyor muymuş?" Tu. Gökhan eğer söylediysen kardeşim gerçekten seni öldürürüm.
"Abi hayır ya olamaz" Dedi ağlamaklı bir sesle.
"Ben buna Nasıl dayanayım ya!" Diye ekledi. "Emin misin Gece?" Dediğinde duraksadım ha! Bir dakika! Gece mi?
"Dylan da elden gitti" Dedi. Dylan kim lan? "Tamam Gece bayat. Ha. Aynen. Hayır hayır bidaha bizim evde bişey yapmam sizdeyiz bu akşam. Aynen ağlarız. Sende kendine iyi bak Baybay" dediğinde koşa koşa yatağıma geri girdim. Telefonumu elime aldığımda Hazal girdi.
"Daha iyi misin?" Şaka maka başımın Ağrı'sı geçmişti. "Başımın Ağrı'sı geçti daha iyiyim" dediğimde elini başıma koydum.
"Düşmüş. İyileştin Aruzmon. Ama şimdi benim gitmem lazım çünkü bir işim çıktı yarın gelirim bakmaya" dediğinde gülümsedi ve odadan çıktı. Telefonumdan -dylan- yazdığımda o'brien yazısı çıktı. -dylan o'brien- yazdığımda ise bir çocuk çıktı. Bu muydu Hazal'ın üzüldüğü çocuk? Ben buna bin basardım.

Son SarılmaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin