13.Bölüm

271K 14K 1.3K
                                        

13.Bölüm

Sınıfa çıktığımızda Helin hemen sıraya oturdu. Ezra koluma dokunup beklememi işaret edince sırf merakımdan durdum.
Helin çoktan başını sıraya koymuştu bile.

"Ne oldu?"
"Ya Helin, Efe'ye karşı biraz soğuk mu bana mı öyle geldi?"
"Evet onlar pek iyi anlaşamıyorlar."
"Neden bir şey mi oldu ki?"

Cevaplamak için tam ağzımı acmıştım ki hoca içeri girince yerimize geçmek zorunda kaldık.

Tenefüste Ezra omzuma dokundu. Arkamı döndüm.

"Efendim?"
"Ya bi gelir misin Alina?"
"N'oldu ki?"

Kaş göz işaretiyle Helin'i gösterdi.
Anlaşılan Ezra da en az benim kadar meraklı biri. Ve Efe'yle Helin arasında ne geçtiğini deli gibi merak ediyor.

"Helin ben geliyorum şimdi."
"Tamam canım."

Sınıftan çıktık ve bahçeye doğru ilerledik.

"Efe'yle Helin arasında ne geçti?"
"Niye bu kadar merak ettin ki?"
"Meraklı bi komşun var işte. Merak etmem için bir nedene ihtiyacım yok ki."
"Tamam. Imm. 9'uncu siniftayken biz Helin'le bu kadar samimi değildik. Ben sürekli Efe'yle takılıyordum. Helin de sıra arkadaşımdı. Şimdi de öyle zaten. Neyse 4 yıldır öyle yani."
"Ee?"
"İşte üçümüz takılıyorduk genelde. Biraz zaman geçtikten sonra Efe'nin duyguları değişmeye başladı yani böyle Helin'e karşı daha farklı davranır oldu."
"Ne gibi farklı?"

Bu arada bir banka oturduk.

"Ya, Helin'in üstüne daha fazla düşer oldu. Böyle arkadaştan öte."
"Biraz hızlı anlat. Şimdi zil çalacak."

Tam ağzımı açıyordum ki :
"Ya sonra Helin'le Efe onuncu sınıfta çıkmaya başladı. Ardından 11. sınıfa geçmeden önceki yaz ayrıldılar. O zamandan beri Helin Efe'nin yüzüne bile bakmıyor."

Sesin geldiği yöne döndüm.
Bilin bakalım kim?

Hande diyenlere +10 puan bonus!

Off! Bu gıcık kız nerden çıktı şimdi.

"Vay be Hande 2 dakikada özetledin."
"E ne yapayım Ezracım, Elif'e bıraksak on saatte anca açıklayacaktı."

Sinirle ona baktım.

"Ben ayrıntı vereyim demiştim."
"Gerek var mıydı ki?"

Ardından güldü. Ezra da ona katıldı.

"Teşekkür ederim Hande."
"Ne demek canım. Bir şey merak edersen bana sor. Ben çabucak anlatırım sana."

Sinirden saçımı başımı yolacaktım ki zil çaldı.

"Hadi sınıfa gidelim."
"Sen git Hande. Biz de geliyoruz."

Biz niye sonra gidiyoruz?

Soru sorarmışcasına Ezra'ya baktım.

"Niye bu kadar sinirlendin ki Hande'ye?"
"Bunu da nereden çıkardın?"

Sinirlenmiştim ama bunu belli edecek bir şey yapmadım ki. Yoksa yaptım mı?

"Gözlerinden alevler çıktı Alina. Hem aklıma takıldı. O niye sana Elif diyor?"
"Bir ismim de Elif olduğu için olabilir mi?"
"Tamam da neden Alina değil de Elif?"
"Zor geliyordur belki. Uff! Gidip Hande'ye sorsana Ezra. Geç kalıyoruz derse."
"Ben senden dinlemek istiyorum belki."
"Neden? Bir şeyi merak edersen Hande'ye sor o çabucak anlatır sana"

Ardından hızlıca okula girdim.
Hande'nin cümlesini söylediğimi anlamıştır umarım.

Ezra arkamdan geldi ve kolumu tuttu.

"Ne yaptığını sanıyorsun ya?!"
"Konuşmaya çalışıyorum."
"Kolumu bırak o zaman."
"Sen de dur durduğun yerde o zaman"
"Derse geç kalıyoruz diyorum. Bu senin için bir şey ifade ediyor mu?"
"Bir derse geç kalmakla ölünmüyor Alina."
"Bu bir disiplin suçu Ezra. Hemen sınıfa gitmezsek disipline gitmek zorunda kalabiliriz."

Kolumu sertçe çektim ve sınıfa doğru ilerledim.

"Korkak!"

Arkama bakmadan yürümeye devam ettim.

"Durma! Koş sınıfına! Aman geç kalma. Öğretmen ceza verir."

Off! Sinirle arkamı döndüm.

Koridorun kameralar açısından kör nokta olan köşesine geçtim ve kollarımı göğsümde bağlayıp sağ ayağımı ritmik bir şekilde yere vurmaya başladım.

Ezra yanıma geldi.

"Söyle ne söyleyeceksen!"

Pis pis sırıttı.

"Ezra sinirlendirme beni!"
"Anlaşılan çabuk sinirleniyorsun."
"Çabuk mu sinirleniyorum? Hande gelmiş gizli gizli bizi dinlemiş. Sen ona teşekkür ediyorsun. Sonra tepki gösterince ben kızmış oluyorum. Ama Hande'nin yaptığında hiçbir yanlış yok di mi? Ben boş yere kızıyorum."
"Boş yere demedim."
"Ne diyorsun o zaman?"
"Sakin ol diyorum."
"Bırak Ezra ya!"

Bu sefer neredeyse koşarak girdim sınıfa.
Hoca daha gelmemişti.
Ya-şa-sın! Şansa bak be kurtardım.

Hemen ardımdan Ezra sınıfa girdi ve sırasına oturdu.

Ben ona hiç bakmadan sınıf arkadaşlarıma uyarak test çözmeye başladım.
Sonra birden omuzlarımda iki el hissettim. Hışımla arkamı döndüm. Daha doğrusu dönmeye çalıştım. Ama eller o kadar sertti ki sadece boynumu döndürebildim.

Ezra bu arada omuzlarımı yoğurmaya başlamıştı bile.

"Ezra ne yapıyorsun?"
"Seni rahatlatmaya çalışıyorum."
"Neden?"
"Sakin olabil diye."

Ne diyeceğimi bilemediğimden bir şey demedim. Gerçekten iyi masaj yapıyordu. Gevşediğimi hissettim.

Tam gözlerim kapanıyordu ki Helin'den karnıma bir dirsek yedim.
Bu da bunu alışkanlık haline getirdi bugün.

"Ne?!"
"Ezra, indir bakayım ellerini."
"Neden?"
"Indir dedim."

Ezra ellerini çekti.

"Ezra sen testine dön bakayım. Alina sen de kalk yer değiştiriyoruz. Ezra'nın önünde ben oturuyorum."
"Ama..."
"Hadi!"

Anlaşılan Helin'in keçi damarı tuttu yine. Hayır anlamıyorum ki durup dururken niye bu kadar sinirlendiğini.

-
Okuyan ve vote atan herkese teşekkürler <3
Yorumlarınızı esirgemeyin lütfen :)

Yeni ÇocukBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin