3.Bölüm

346K 13.8K 460
                                        

3.Bölüm

Kulaklarıma inanamayarak yüzüne baktım.
Ezra : Buraya taşınmak zorunda kalmasaydık o okulu hayatta bırakmazdım.
E niye taşındınız peki diyecektim. Diyemedim. Çok meraklı olacaktım. Aman ne düşündüğü cok mu umrumda sanki. Sorayım gitsin.
Ben : Hmm. Peki neden geldiniz?
Ezra derin bi nefes aldı ve kaş göz işaretiyle Hüma'yı gösterdi.
"Anneannem bizi çok özlemiş de" dedi sonra. Kesin başka bir şey vardı tabi ama kardeşinin yanında söyleyemeyecekti.
Daha fazla kurcalamadım.
Ben : Bizim okula geleceksin demek. Sınıfın belli mi?
Ezra : Henüz belli değil. Yani belliyse de bilmiyorum.
Ben : Yarın mı geliyorsun peki?
Ezra : Hayır ilk hafta izinli görünüyorum okula geçiş işlemleri falan faaliyet gibi gösterilecek. Pazartesi başlayacağım.
Ben : Hmm.
Hoşgeldin okulumuza falan demem gerekiyor sanırım. Ama gram içimden gelmiyor. Bay Çok Bilmiş geldiğinden beri beni sinir ettiği için iyi bir şeyler söylemek gelmiyor içimden.
Tam bi sessizlik olmuştu ki Hüma "Niye ayaktasınız?" dedi. Çok mantıklı bi soruydu. Ezra'ya koltuğu işaret ettim. Ben de yatağımın üstüne yani karşısına oturdum.
Ezra masamı işaret edip "Bakabilir miyim?" dedi.
Kitaplarım çözülü değil ki ya! Off! Bakma desem olmayacak.
"Bak tabi" dedim cılız bi sesle.
Ezra : Merak etme çözmedin diye dalga geçmem.
Şu yaptığı dalga geçmek değildi çünkü...
En üstte ygs matematik vardı. Önce ona baktı. Sonra diğer kitaplara şöyle bir göz attı. Ben pür dikkat onu izliyordum. Acaba ne zaman ağzını açıp beni eleştirmeye başlayacaktı.
Ezra : Yanlış anlama ama bu tempoyla olmaz. Biraz daha hızlanman lazım. Bak dalga geçmek için söylemiyorum. Eğer tıp ya da iyi bir mühendislik düşünüyorsan temponu artırmalısın.
Söylediklerini düşündüm. Evet dalga geçmiyordu. Ama ben işi dalgaya vurdum.
Ben : İçine rehber öğretmen falan mı kaçtı senin?
Ezra güldü.
Tam o sırada annem seslendi
"Alinaaa! Bir yardım eder misin kızım?"
Hüma ve Ezra'yı odada bırakıp aşağıya indim.
Annem : Kızım kahveleri sen yapar mısın?
"Tabi yaparım." Içeriye girip kim nasıl içiyormuş öğrendim ve mutfağa geçtim.
Yapmasını en sevdiğim kahve şekersiz olan. Çünkü az şekerli ya da orta kişiye göre değişebiliyor.
Neyse tam yapıyordum annem geldi "Ezra'ya da sordun mu içer mi diye?"
"Tamam soruyorum."
Bi koşu yukarı çıktım. Ezra hâlâ test kitaplarımın başındaydı. Hüma ise oyuncaklarla oynuyordu. Beni fark etmediler.
Hüma : Alina Abla çok iyi di mi abi?
Ezra : 2 dk.'da nasıl anladın acaba?
Hümâ : Oyuncaklarıyla oynamama izin verdi çünkü.
Ezra bir şey demeden içeri girdim.
"Ezra kahve içer misin?"
Ezra : Sen mi yapacaksın yoksa?
"Evet!"
Ezra : A o zaman içmeyeyim ya n'olur n'olmaz.
"Sen kaybedersin"
Çocuğa bak ya! Ben insanlık yapıp kahve soruyorum.
"Hümâ sen bir şey ister misin canım?"
Hümâ : Sizde meyve suyu var mı?
"Var tabi tatlım. Neli olsun?"
Hümâ : Kayısı.
"Tamam kahveleri halledeyim hemen getiriyorum."
Tekrar mutfağın yolunu tuttum. Bizde kahve makinesi var. Böyle kahveyi şekeri ayarlayıp koyuyorsun o pişiriyor. Haliyle 5 dk.'da kahveleri halledip meyve suyu koydum bile. Tam bardağı yukarı çıkartacaktım ki Katre Teyze "O meyve suyu Hümâ'ya mı?" diye sordu.
"Evet."
"Canım o döker orada şimdi. Sen söyle aşağıya insin burada içsin."
"Peki" diyip yukarı çıktım.
"Hümâcım annen aşağı çağırıyor seni."
Hümâ koşturarak aşağı inince Ezra "Ne o, başbaşa kalalım diye kardeşimi mi gönderiyorsun?"
"Aa ne münasebet ya annen o meyve suyunu döker..."
Daha sinirle bir sürü şey söyleyecektim ama Ezra gülmeye başlamıştı.
"Sadece şaka yapmıştım."
Gözlerimi devirdim.
"Niye bu kadar sinirlendin ki? Kızlar genelde benle başbaşa kalmak ister."
Tekrar gözlerimi devirecektim ki idiot gibi görünmemek için kendimi tuttum ve "Biz de mi aşağı insek?" dedim.
Ezra : Ineriz tabi. Benim de senle başbaşa kalmak istediğim söylenemez. Her an beni parçalayacak gibi bakıyorsun.
"Ben mi?!"
Yine gıcık gıcık güldü.
"Şakadan gerçekten anlamıyorsun."
Ve aşağı indik.
-

Yeni ÇocukBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin