20.Bölüm
Helin'in ağzından :
Alina Efe'yle konuşmak üzere çıktıktan sonra Ezra'yla yalnız kaldık.
Bu duruma pek de bayıldığımı söyleyemem.
Tamam Ezra'ya karşı önyargılı davranmama kararı aldım.
Ama bu onun hakkındaki kötü hislerimi değiştirmedi ne yazık ki.
"Niye ağladın bakalım?"
"Boşver Ezra ya birden duygu patlması yaşadım diyelim."
"Kim patlattı bakalım duygularını?"
Espri mi bu şimdi?
Sadece gözlerimi devirdim.
"Hmm o zaman cevap veriyorum A şıkkı Efe ve Yeliz."
"Ne? Sen de mi birlikte gördün onları yoksa?"
"Sana su almak için sınıftan çıktığımda Yeliz'in A'lardan çıktığını gördüm."
"Efe?"
"Efe kapıdan ona baktı sadece. Bugün senin Efe'ye karşı davranışlarını görünce sorunun o olabileceğini düşündüm."
"Efe'ye gayet soğuk davranıyorum. Ona kızdığımı nasıl hemen anladın?"
Ezra bir süre düşünür gibi yaptı.
Sonra gülerek cevap verdi :
"Aslında ben sadece sana ilgi gösteren birinin başkasına da ilgi göstermesine bozuldun sanmıştım. Ama sanırım daha fazlası da var."
"Tabii ki var. Öyle bir sebepten ağlamam."
"Ne oldu peki?"
"Eski sevgilim kendileri."
"Ama unutamadın."
"E-evet."
Bunu söylemek çok zor geliyor.
"Peki neden ayrıldınız? Niyeyse içimden bir ses çok ilginç bir ayrılma nedeniniz var diyor."
"Aslında evet öyle."
Tam o sırada Alina geldi ve yanıma oturdu.
"Ne konuşuyorsunuz bakalım?"
"Helin bana Efe'yle neden ayrıldıklarını anlatıyordu."
Aslında Ezra'ya ayrılma nedenimizi anlatıp anlatmama konusunda kararsızdım.
Neden sonra anlatmaya karar verdim.
"Bak şimdi biz Efe'yle gayet mutluyduk aslında. Böyle sürekli hayal falan kuruyorduk. İşte ileride evleniriz boy boy çocuklarımız olur falan diye. Efe'nin sevgisinden hiç şüphe duymadım birlikte olduğumuz süre boyunca beni sevdiğini hep hissettirdi."
İstemsizce dolan gözlerime içimden bir küfür savurdum.
Bir yudum su içip anlatmaya devam ettim.
"Bir gün beni ailesiyle tanıştırmaya götürdü."
"Asıl garip olaylar orada mı başladı yoksa"
Doğru tahmin.
"Garip demeyelim de tatsız diyelim."
"Ailesi karşı falan mı çıktı yoksa?"
Fazla zekisin Ezra. Bütün anlatma şevkinin içine ediyorsun.
"Evet. Babası. Efelerin maddi durumu gayet iyi. Babasının şirketi var. Babası iş arkadaslarından biriyle anlaşmış ve daha bebekken kaderi çizilmiş, bir kızla beşik kertmesi yapmışlar Efe'yi."
"Efelerin sülale aşiretti de benim mi haberim yoktu ya?"
Böyle şeyler sadece dizilerde olur sanıyor herhalde. Yazık.
"Aşiret falan değil tabi ki. Fazla otoriter diyelim."
"Sana ayrılmanı söyledi sen de ayrıldın öyle mi?"
Ne sanıyor bu çocuk? O kadar kolay vazgeçeceğimi mi?
"Hayır tabi ki. O kadar çabuk pes etmedim. Ama babasının ikna kabiliyeti çok yüksekti."
"Ne söyledi?"
"Efe'nin geleceğiyle oynadığımı. Aslında düşününce ona hak verdim. Ilişkimizin ne kadar süreceği belli değildi ve sadece kendimi değil Efe'yi de düşünmek zorundaydım. Babası eğer ilişkimiz devam ederse bunun büyümesinden korktuğunu açıkça söyledi. İş arkadaşına ya da ortağına artık neyiyse, rezil olmak istemiyormuş."
Gözlerim yine dolmuştu ama sinirden.
"Efe'ye bunu açıklayamadım. Çünkü babasına küsmesini, kızmasını istemiyordum. Bizim ilişkimiz biterse ben onun eski sevgilisi olurdum ama babasıyla kavga etmesi ve aralarının bozulması... Buna sebep olmak istemedim."
Gözlerim iyice dolduğunda Ezra mendil uzattı.
"Efe'yi tabi ki unutamadım fakat aklımdan yavaş yavaş atıyordum. O hergün karşıma çıkıyordu tabi ama yavaş yavaş soru sormayı bıraktı. Onun mutlu olmasını her şeyden çok istiyorum."
"Ama başka bi kızla görmeye hazır değilsin."
Kesinlikle.
İyice ağlamaya başladım.
Yeniden.
Alina'nın Ezra'ya kötü bir bakış attığını fark ettim.
Gerek yoktu ki.
Ağlama sebebim Ezra değil Efe.
Gitsin Efe'ye kötü bakışlar atsın.
"Kızma Alina. Ezra bir şey demedi ki. Doğruyu söyledi."
"Pat diye söylemese de olurdu ama Helin."
Ezra ellerini havaya kaldırıp. "Ben masumum" dercesine baktı.
Birden gülmeye başladım.
Alina delirmişim gibi baktı bana.
Ezra ise bana katıldı.
Sonunda Alina da dayanamadı ve deli gibi gülmeye başladık.
Yeniden.
Ezra'ya oje sürdüğümüzü hayal ettiğimizdeki gibi.
Bugün duygularımı yoğun yaşadım. Fazlasıyla...
Sınıfa Berke ve Tunç girip bi süre bize baktılar.
Sonra gülmemiz mi bulaştı yoksa hâlimizi mi komik buldular anlamadım, onlar da gülmeye başladı.
Mutluluk bulaşıcı.
-
Belirsiz bir yerde bırakmadım bu sefer sonunu :)
Hepinizi öptüm :*
Unutmadan söyleyeyim bu bölümü yorumlarıyla beni yalnız bırakmayan zeynepcini'ye ithaf ediyorum :))
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yeni Çocuk
Novela JuvenilHayatı sırandandı. Ta ki yan eve birileri taşınana kadar...
