7.Bölüm

294K 15K 1.1K
                                        

7.Bölüm

Hümâ'yla seke seke bahçeyi dolaşıyorduk. Doğrusu o öyle zıplamaya başlayınca ben de ona uydum. Tam köşeyi dönünce Ezra'nın bahçeyi suladığını fark ettim ve zıplamama o fark etmeden son verdim.
Bay Çok Bilmiş'in diline bir kez daha düşmek istemiyorum.
Ezra bizi fark edince "Hayrola gezmeye mi çıktınız?" dedi alayla.
Hümâ : Sen bana abilik yapmadığın için ben de benimle oynayacak bir abla buldum kendime.
Ovv! Hümâ da benim tarafımda.
Ezra : Abla buldun demek? Sen gece korktuğunda seni kendi yatağında yatırabilecek mi bakalım bu abla?
Hümâ hemen bana döndü.
"Evlerimiz çok yakın. Gerekirse ben gelir senin yanında yatarım."
Bunu söyledim ama annemler gecenin bir vakti yan ev bile olsa dışarı çıkmama izin verir mi bilmiyorum.
Ezra bu sefer bana döndü.
"Dün sana 5 yaşında demiştim ya bak yaşıtlarınla oynamaya başlamışsın. Haklıymışım"
Yine gıcık gıcık sırıtdı.
Ben Hümâ'ya döndüm.
Hümâ olanca gücüyle "Şeftali!" diye bağırdı. Ezra anında kaşınmaya başladı. Anlaşılan alerjisi vardı.
Ben de Hümâ gibi başladım. "Şeeeftaaaaliiii!"
Ezra sinirle bize döndü. Ve elindeki hortumla üzerimize doğru koşmaya başladı. Bir an nereye kaçacağımı şaşırdım.
Hümâ benden daha çevik çıktı ve abisinin arkasından geçti. Ben kaçamayınca Ezra hortumu bana tuttu. Biraz koştum ama sırılsıklam olmuştum bile. Bir yandan da "Ezra seni elime geçirirsem" diye bağırıyordum.
Neyse ki Hümâ arkadan dolaşıp musluğu kapattı da bu işkence sona erdi.
Su kesilince Ezra bi anda kaldı.
"AO!"
Bu sefer intikam sırası bendeydi.
Ezra'nın üstüne doğru yürüdüm. Bu arada Ezra geri geri yürüyerek "Peees!" diye bağırıyordu.
"Onu beni ıslatmadan önce düşünecektin."
Ezra'nın bakışları tişörtüme kayıyordu. O ise gözlerini yüzüme çeviriyor ama dayanamayıp yine tişörtüme bakıyordu. Neye bakıyor bu diye kafamı bi eğdim. Tişört olduğu gibi üstüme yapışmış. Her yerim belliydi.
"Nereye bakıyorsun sen?!"
Tam ağzını açmıştı ki taşa takılıp çimlere düştü. Hüma koşarak üstüne atladı ve gıdıklamaya başladı.
"Alina Abla sen de gel. Alalım intikamımızı" deyince ben de gittim.
Yere dizlerimin üstüne çöktüm. Ezra'nın üstüne doğru eğilip gıdıklamaya başladım.
Ezra bir yandan gülüyor bir yandan da "Tamaaam!" diye bağırıyordu.
"Yetmez! Sırılsıklam oldum burda"
Hümâ : Koltuk altından gıdıkla oradan daha çok gıdıklanıyor.
O öyle deyince Ezra'nın sağına doğru dizlerimin üzerinde ilerledim. Tam gıdıklıyordum Ezra bir anlık boşluktan yararlanıp beni yere yatırıverdi. Neye uğradığımı şaşırdım.
"Hümâ yardım et!"
Ezra : Hümâ gelirsen seni de feci halde gıdıklarım.
Ben gülmekten nefes alamıyordum. Az önce beni abla diye sahiplenen Hümâ abisinin korkusuna beni satmıştı. E çocuk 5 buçuk yaşında olunca bu doğaldı tabi.
Ezra'nın ellerini tutmaya çalıştım gıdıklamasın diye ama beceremedim. İki elimi tek eliyle tuttu. O da yorulmuş olacak ki durdu. Ben de bu arada soluklanıyordum. Hümâ ise geçmiş kenara bize gülüyordu.
"Bi de bana çocuk diyorsunuz." diyip içeri doğru gitti.
"Hümâ kurtar beni" dedim arkasından ama hiç.

Ezra bana dönüp pis pis sırıtmaya başladı.

Site daha yeni olduğu için fazla kimse taşınmamıştı. Bizim hizadaki evlerin hepsi boştu. Bahçe duvarı biraz yüksek olduğu için alt sıradakilerin görmesi mümkün değildi. Kısaca her açıdan kapana kısılmıştım. Ama neyse ki böyleydi de kimseye yakalanıp rezil olmuyorduk.

"Kaldık mı başbaşa"
"Ezra bak lütfen. Kabul ediyorum yenildim. Hadi bırak ellerimi."

Ezra kafasını iki yana salladı.
Bu arada ellerimi hâlâ tutmaya devam ediyordu. Kıyafetler iyice üstüme yapışmış, üşümeye başlamıştım.
Ezra boşta kalan eliyle beni gıdıklamaya devam etti.

Gülmelerim arasında güçlükle "Şeftali" dedim ama işe yaramadı.
"O, Hümâ'nın beni yenebilmesi için uydurduğum bir şey."
Çok güzel. Nasıl kurtulacağım şimdi ben. Bu psikopat beni bırakmayacak.
Biraz gıdıkladıktan sonra eli yavaşlamaya başladı. Ben bu arada soğuktan titremeye başlamıştım. Durdu.

"Korktun mu?"
"Hayır üşüdüm."
"Korktun korktun"

Biraz korktuğum doğruydu.

"Ne korkacağım be! Islattın, kıyafetlerim üzerimde kuruyunca üşüdüm işte."

Ezra üzerime doğru iyice eğildi. Eli önce saçlarımda sonra yüzümde gezindi. Dudaklarımda parmaklarını oynattıktan sonra yavaşça aşağıya indi.
Eyvah! Zaten deminden beri tişörtüme bakıp duruyordu. Bu çocuk bana bir şey yapacak.
Eli tam göğüslerimin üzerine geldiğinde durdu. Başını iyice yüzüme yaklaştırdı. Dudaklarıyla dudaklarım arasında bir parmak mesafe kala durdu. "Şimdi korktun ama kabul et." dedi ve ellerimi bırakıp üzerimden kalktı.
Kalp atışlarımı duyuyorum desem abartmış olmam.
Kabul bu sefer gerçekten korkmuştum. Evin önüne doğru ilerleyip çantamı bıraktığım yerden aldım. Hemen kendi bahçemize geçip aceleyle kapıyı açtım. Sonra iyice kapandığından emin olup kendimi duşa attım.
Sıcak su vücudumu ısıtırken aklım az önceki dokunuşlardaydı.
Gençlik hormonlarım yüzünden etkilenmiştim. Üstelik daha önce bana kimse bu şekilde dokunmadığı için heyecanlanmıştım da. Ama hepsi bu. Yani Ezra'dan hoşlanmamla hiçbir alakası yok.
-
Yorum yapmaktan çekinmeyin :)
Okuyan herkese teşekkürler :)

Yeni ÇocukBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin