28.Bölüm
Ezra'nın sorusu karşısında afallamış bön bön bakıyordum ki Helin'in sesi duyuldu :
"Alinaaa!"
Ezra ayağa kalktı.
Ben de telefonumun yanına gidip çalan saçma müziği kapattım.
Helin'in yüzünü görünce ne Ezra kaldı aklımda ne de başka bir şey.
Yüzü berbat görünüyordu, ağlamıştı.
"N'oldu Helin?"
"Bir şey yok."
Acemice gülümsedi.
Bir sorun olduğu belliydi
"Ağlamışsın sen. Yüzünden belli. Çabuk söyle ne dedi annen?"
Bir süre sesini çıkarmadı.
"Kuzenim hastaymış da... Ona çok üzüldüm."
"Teyzenin oğlu mu?"
Kafa salladı.
"Sen pek iyi anlaşamazdın onunla aslında ama."
"O yüzden daha çok üzüldüm işte kendimi suçlu hissettim birden"
Anlayışla başımı salladım ve onu odaya soktum.
Koridorda durduğumuzu o ana kadar fark edememiştim de.
Ardından kendi yatağıma yatırıp üstünü örttüm.
Ağladıktan sonra insan uyumak ister genelde.
Hem biraz olsun rahatlamış olur.
"Hadi biraz uzan sen."
"Tamam."
"Ben de gideyim artık."
Aa doğru ya Ezra.
Ona vermem gereken bir cevap var.
"Ben Ezra'yı geçireyim."
"Tamam görüşürüz."
"Sen Helin'in yanında kal istersen."
Ezra'nın bu sözü üzerine sadece kafa salladım.
Ezra odadan çıkarken el salladı.
Sonra ayak sesleri ve kapı kapanış sesi...
"Hadi kapat gözlerini tatlım."
Ardından Helin'in saçlarını okşamaya başladım.
Yavaş yavaş gözleri kapanıyordu.
Helin'in uyuduğundan emin olunca yanından kalkıp koltuğuma geçtim.
Aklım Ezra'nın teklifindeydi.
Cevap bile veremediğim teklif.
Her şey çok ani gelişti.
Ne diyeceğimi bilemiyorum.
Evet demek istiyorum ama korkuyorum.
Çetin gibi çıkmasından korkuyorum Ezra'nın.
Ya beni sadece sex objesi olarak görüyorsa? Her fırsatta dudaklarıma yapışıyor zaten. Yarın öbür gün ya ileri giderse?
Sonra tekrar düşünüyorum.
Eğer öyle bir niyeti olsa niye benle uğraşsın ki?
Ona ilgisini açıkça belli eden bir sürü kız var.
Hande var mesela.
Neden ona değil de bana teklif ediyor?
Off!
Ezra'nın benden hoşlandığına inanmak istesem de emin olamıyorum.
Hem 4-5 günde bir insanı nasıl tanıyıp da güvenebilir ki bir insan.
Telefonumdan gelen sesle sıçradım.
Mesaj gelmişti.
Bay Gıcık'tan...
Bu Ezra oluyor.
Bir süre açmakla açmamak arasında kaldım.
Çünkü bir cevap isterse diye korkuyordum.
Henüz verebilecek bir cevabım yok.
Uf! Helin uyanık olsaydı ona danışırdım şimdi.
Merakıma yenik düşüp mesajı açtım.
'Kafanın karıştığını biliyorum. Planlı bir şey değildi. İçimden geldiği gibi davrandım.
Sen biraz düşün istersen. Acele etme. İyice düşün. Ben beklerim.'
Of!
Bu mesajla resmen kalbime bıçağı saplayıp birkaç kere çevirmiş oldu.
Acele etseydi kestirip atardım.
Ama böyle anlayışlı yaklaşması kafamı karıştırıyor.
Ne yapacağım ben şimdi?
Kabul etsem bi dert etmesem ayrı bi dert.
Acaba bizim okulda yasak böyle şeyler diyip başımdan mı savsam?
Aslında ailem böyle şeylere karşı da diyebilirim.
Ya da bir ilişkiye hazır değilim derim lafı dolandırmadan.
Reddetmek istedikten sonra bahane bol.
Peki ben reddetmek istediğime emin miyim?
-
Hepinizi öpüyorum :*
Bol bol yorum yapın lütfen, ben hepsini cevaplamaya çalışıyorum :)
Yeni resmimizi gönderen hikayeokuyucusu'na ithaf ediyorum bu bölümü :))
Siz de çalısmalarınızı gönderebilirsiniz :*
