51.Bölüm

170K 9.1K 1.9K
                                        

Son kararı bir sonraki bölüme bıraktım haberiniz olsun :)

Not : Hakaret serbest ama küfür yok!

51.Bölüm

Ezra'nın ağzından :

Karşımda Hazal ve Alina'yı görünce ne yapacağımı şaşırdım. Hatta kısa bir an hangisi hangisi diye düşünmedim değil. Sonra Hazal boynuma sarıldı.
Benim şuan acayip mutlu olmam gerekirken neden buruk bir mutluluk hissediyorum?

Alina'nın gittiğini Hazal geri çekilince fark ettim. Ve...
Bilemiyorum.
Hazal'ı bulduğum için mutlu olmam gerekirken Alina'yı üzdüğüm için üzülüyorum.
Bu fazla karmaşık.

İçeri girdiğimizde Hazal'ın coşkusuna ayak uydurmaya çalıştım. Ama olmadı.
Fazla neşeliydi bana göre.
Fazla tasasız...

Hazal : Yani buraya teyzemin düğünü için geldim.

"Yakında gideceksin öyleyse?"
"Maalesef." dedi dudaklarını büzüp.

"Ufuk bizi biraz yalnız bırakabilir misin?"
"Tamam abi. Ben aşağı kattayım."

Ufuk odadan çıkınca Hazal'a döndüm.

"Niye geldin?"
"Anlamadım? Mutlu olmadın mı beni gördüğüne?"

Sesindeki hayal kırıklığı rahatça anlaşılıyordu.

"Düzenimi yeni kurmuştum Hazal. Yeni bir ilişkiye başlamıştım."

Kibiri bir ifade takındı Hazal.

"Bana tıpatıp benzeyen kızla değil mi? Onunla di mi Ezra?"
"Evet onunla."

"Hah! Kızla sırf bana benziyor diye çıktın. Haksız mıyım? O benim küçük bir kopyam gibi" dedi öfkeyle.

Benimse onun aksine sakin çıkmıştı sesim : "Başta onun için çıkmış olabilirim."

"Ha sonra ona aşık oldun öyle mi? Şuna bir baksana! Beni kendi elleriyle sana getirdi. Ben olsam sevgilimin yanına hiçbir kızı yaklaştırmazdım. Hele ki çocukluk aşkını..."
"Bilmiyordu ki... Ona seni anlatmadım. Aslında anlatmayı düşünüyordum ama sen geldin."
"Bak seni bir açıdan kurtarmışım işte. Ona bir şey açıklamak zorunda değilsin. Bu seneyi atlatıp hayatımıza birlikte devam edebiliriz. Aynı üniversiteyi kazanırız ve..."

Daha fazla devam etmesine izin vermedim.

"Hazal. Bıraktığım gibi misin? Ya da doğrusu beni bıraktığındaki gibi misin?" dedim sözünü keserek.

"Şimdi bunu mu tartışacağız Ezra? Kim kimi bıraktı. Sorun bu mu?"

Sabrım taşmaya başlıyordu. Ses tonuma yavaş yavaş bir öfke yansımaya başladı.

"Kalabilirdin. En başında Türkiye'de kalabilirdin. Teyzen buradaydı."
"Hah! Ailemi bırakıp kalsaydım yani öyle mi? Bu fazla bencilce Ezra."
"Öyle mi? Peki bu yaptığın ne? Alina'yı bırakıp sana dönmemi istemen bencillik değil mi?"

Bencillik işte. Vereceğin hiçbir cevap bunu değiştirmeyecek Hazal.

"Beni bekleyeceğini söylemiştin."
"Evet. Bekledim. Seni, kahrolası 6 yıl boyunca bekledim. Ama sen şimdi gelmeyi seçtin Hazal."

Artık gerçekten sinirlenmiştim. Ben onu beklerken o sosyal paylaşım sitelerinden arkadaşlarıyla olan resimlerini paylaşmaktan geri kalmıyordu.
Arkadaşlarıyla...
Erkek arkadaşlarıyla...
Ya da sevgili işte neyse ne!

"Kuzenimin düğününe gelmişken beni hep seveceğini söyleyen adama da uğramak istedim. Ama görüyorum ki yanlış yapmışım. Keşke hiç gelmeseymişim buraya. Adresini bulmak için uğraşmasaymışım."
"Hayır hayır iyi yaptın. Gelmeseydin ben hâlâ seni sevdiğimi düşünecektim. Ama gerçeği gördüm. Ben sana aşık olmaya bırakalı çok oldu."
"Saçmalıyorsun! Bana aşık değilsen neden bana benzeyen bir kızla çıkıyorsun? O kıza bakmak aynaya bakmak gibi hissettiriyor Ezra."
"Başta sırf sana benzediği için çıkmak istedim kızla. Sırf seni kaybetmemiş olmak için. Ama şimdi sen gelince anladım ki ben 1 hafta gibi bir sürede Alina'ya aşık olmuşum bile."
"Bunu ben gelince anladın öyle mi?"

Yeni ÇocukBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin