Hayat garip oyunlar oynuyordu Işıl 'a.Yönünü Yong Hwa'ya çeviriyordu.Olaylar farkında olmadan,farklı şekilde gelişiyordu.Hiç kimse yalnız değildir bu hayatta ve Işıl'da,Yong Hwa 'da en yakın arkadaşları olan birbirlerini en yalnız kaldıkları anda bulacaklardı,kaderleri sayesinde.
Sabah olmuştu. Eun Sun ve Işıl okula gitmek için evden çıkıyorlardı.
Işıl :-Bayan Yeon,bu gün eşyalarım siz de kalsa olur mu?Sanırım akşamı bulur ev aramam.
Ga Yeon:-Tabiiki kalabilir.Hatta sen de kalabilirsin.
Işıl :-Olsun.Ben evimi bulunca,gideyim.Misafirliğin kısası makbuldür.Dedi gülerek.
Küçük Hyung bu gün biraz hastaydı.Yatıyordu.
Eun Sun :-Hyung iyi mi?
Bayan Ga Yeon:-Bu gün halsiz gibi sanki.
Işıl :-Ona dikkat edin.Malum hastalığı ciddi.
Bayan Ga Yeon :-Birde bizi düşünmeyin bunca sıkıntınız varken.
Işıl gülümsedi :-İnanın bana, Hyung 'a yardım etmeyi o kadar çok istiyoruz ki.
Bayan Ga Yeon, başını öne eğdi.
Işıl :-Allah'tan ümidinizi kesmeyin.Sizin için, bir kapı açacak inanıyorum.
Bayan Ga Yeon :-Umarım.
Yola düşmüşlerdi.
Eun Sun :-Nasıl bulacaksın peki?
Işıl :-Bulurum herhalde.
Eun Sun :-Bana kızgın değilsin değil mi?Ayrılmayı ben istemedim.
Işıl gülümsedi :-O nasıl söz öyle. Ben sana küser miyim hiç?Olacağı varmış,oldu.
Eun Sun :-Yine de içim rahat değil. Seni yalnız bırakmak içime sinmiyor.
Okula gelmişlerdi.Sınıfa girmek üzerelerdi.Jung Young, ellerini cebine koymuş, tahtanın hemen yanında dikiliyordu yanında bir kaç kız ile.Işıl'ı bekliyordu sanki.Işıl ise,sınıfa girer girmez,karşısında ki karşılama komitesi ile olduğu yerde kaldı.
Yong Hwa:-Günaydın! Dedi imâlı bir gülüş ile.
Işıl anlamamıştı bu gülüşün sebebini.
Işıl :-Ne o?Komik bir şey mi var?
Yong Hwa :-Hem de çok komik.Söylesene,ev bulabildin mi kalacak?Yoksa dün gece sokakta mı yattın?
Işıl :-Sen nereden biliyorsun bunu?
Yong Hwa:-Ben bilirim.
Işıl anlamıştı o an bu işi,Yong Hwa'nın becerdiğini.
Işıl:-O sen miydin?Sen mi aldın evi?
Yong Hwa :-Sonunda anladın.
Işıl :-Böyle yapınca,üstün mü oldun şimdi? Beni yendiğini mi sanıyorsun?
Yong Hwa :-Evet.Tatmin oldum diyelim.Ya da senin deyiminle üstünlüğümü ıspatladım.
Işıl :-Bence ne kadar alçak olduğunu ıspatladın.Böylesiniz işte.Sen ve senin gibiler sadece insanların elindekini almayı bilirsiniz.İstersen bundan sonra taşınacağım evden de kovdur.Ben sadece ev kaybederim.Sen ise olmayan insanlığını.Dedi ve sırasına geçip oturdu.
Yong Hwa,hırslanmıştı ama elinden gelen bir şey yoktu. Bu ukalâ kız, karşısında durmuş,insanlık dersi veriyordu.Haklılık payı da vardı ama gururu gözlerini perdelediği için, kabullenemiyordu.Neyse ki mantıklı düşünmesini sağlayan bir arkadaşı vardı yanında.Dong Hyun. İyi bir arkadaştı Jung Young Hwa için ama nedense Yong Hwa, nerede faydasız insanlar var,onları dinliyordu.
Yong Hwa :-Daha büyük bir dersi hak ediyor bu kız.
Dong Hyun :-Neden uğraşıyorsun bu kızla?Kendi hâlinde biri.
Yong Hwa:-Böyle ukalâ kızlardan nefret ederim.
Dong Hyun :-Çevrende hep yeyici kızlar olduğu için olabilir mi?
Yong Hwa :-Sen bana yardımcı olacak mısın?
Dong Hyun :-Hayır. Suçsuz birine zorbalık yapmana ortak olamam.
Yong Hwa:-O zaman, kendi işimi kendim görürüm ben de.
Ders arası olmuştu. Özel bir buluşma için, müdürün odasına çağırıldı Işıl. Kapıya vurdu ve içeri girdi.
Işıl :-Efendim,beni çağırmışsınız.
O anda Bayan Mi Ja, ayağa kalktı yardımcısı Bay Kim ile birlikte.
Okul Müdüresi:-Gel Işıl. Bayan Mi Ja seninle konuşmak istiyor.Belki biliyorsundur,kendisi Kore'nin önemli iş kadınlarından.Ayrıca okulumuzun,yardım komitesinden.
Işıl :-Tanıştığıma memnun oldum efendim.
Bayan Mi Ja :-Ben de canım. Buraya seninle hem özel,hem de önemli bir konu hakkında konuşmaya geldim.
Işıl :-Benimle mi?
Bayan Mi Ja :-Evet. Daha doğrusu,sana bir iş teklifim var.
Işıl gülümsedi:-Sizi dinliyorum.
Bayan Mi Ja :-Benim bir oğlum var.Ona dadılık yapmanı istiyorum.
Işıl :-İyi de neden ben?
Bayan Mi Ja :-Seni araştırdım.İstediğim,kriterlere sahipsin.
Işıl :-Beni araştırmanıza neden olan şeyi soruyorum.
Bayan Mi Ja gülümsedi :-Zeki kızsın.Sevdim bunu.Dadılık yapmanı istediğim kişi, dün kavga ettiğin çocuk.Hani çantayla kafasına vurduğun.Jung Young Hwa.
Işıl :-İyi de siz benden koskoca delikanlıya bakmamı istiyorsunuz.Ben bunu nasıl yaparım?Üstelik sizin oğlunuz,terbiyesizlik etmek istemiyorum ama...
Bay Kim :-Küçük hanım,eğer bu işi kabul ederseniz,iyi bir maaş alacaksınız.Ayrıca bizimle birlikte yaşayacaksınız.Şu an da kalacak bir eviniz olmadığını biliyoruz.
Bayan Mi Ja :-Yong Hwa asi bir genç ve inan annesi olarak,onunla başa çıkamıyorum.Etrafında ki insanlar ise onu bu konu da destekler gibiler.Kızlar,sadece onunla olma derdindeler.Jung aile ne demek bilmiyor.Bir anne olarak bu durum beni öylesine üzüyor ki. Senden oğlumu biraz da olsun,yola getirmeni istiyorum.
Işıl :-Üzgünüm ama bu dediğiniz şey imkansız.Küçük bir çocuk olsa,bir şekilde onunla anlaşabilirim ama Jung Young Hwa 25 yaşında bir genç.Benden iki yaş büyük.Ve ne zaman, ne yapacağı belli olmayan biri.Meselâ dün,onun sayesinde evsiz kaldım.
Bayan Mi Ja :-İstersen,ev alırım sana.
Işıl gülümsedi :-Mesele ev değil. Oğlunuz sırf kendi nefsi tatmin olsun diye insanları düşünmeden harcayabiliyor.Bundan zevk alıyor.Ben ise fazla merhametliyim.Beni affedin.
Bayan Mi Ja:-Seni anlıyorum.Zorlayacak değilim.
Işıl:-İzninizle.Dedi ve çıktı.
Bayan Mi Ja :-Bu kızdan ümitliydim.Dedi hayal kırıklığı ile.
Bay Kim :-Ben de.
Eun Sun ve Işıl sınıfa girdiler.
Eun Sun :-Senden ne istiyorlarmış?
Işıl :-Önemli bir şey değil.
Eun Sun :-Harç parası mı?
Işıl :-Eun Sun, iyi hatırlattın.Bu hafta sonu onu yatıracaktım ben!
Eun Sun :-Unutmadan yatır.Okulla ilişkini kesmesinler.
Işıl :-İyi de hiç param yok ki!Diye mırıldandı.
Eun Sun :-Bir şey mi dedin?
Işıl :-Yok.Bir şey demedim.Dedi ve tam sırasına oturuyordu ki,birden durdu. Sandalyesine baktı.
Işıl :-Bu da ne?
Eun Sun :-O ne?
Işıl, parmağı ile dokundu.Eli yapışıyordu.
Eun Sun :-Ama bu yapıştırıcı.
Işıl :-Sanırım kendime bir düşman kazandım.Ama ben yapacağımı biliyorum.Dedi sinsi sinsi gülümseyerek.
Ders vaktiydi.Yong Hwa ve Dong Hyun, sınıfa girdiler ve sıralarına geçip oturdular.
Yong Hwa :-Gördün mü,oturmuş.
Dong Hyun :-Ne gerek var bunlara Yong?
Yong Hwa:-Sayemde eğleneceksin,daha ne istiyorsun?Hele o sandalyeden bir kalksın,rezil olmak neymiş o zaman görecek.
Dong Hyun :-İnsanların çaresizlikleri beni eğlendirmiyor.Aksine üzülüyorum.Şu an senin haline üzüldüğüm gibi.
Yong Hwa:-Başlama yine.Olacakları izle şimdi. Çok güleceğiz.
Öğretmen içeri girmişti.Anatomi dersiydi bu ders.
:-Bu gün insan vücudunun bazı maddelere verdiği tepkileri konuşacağız. Örneğin,böbreklerimiz.
Yong Hwa :-Bay Park,Işıl 'ın bu derste iyi olduğunu duymuştum.
Bay Park:-Öyledir.
Yong Hwa :-Bir de ondan dinlesek bu konuyu.Tahtaya çıksın meselâ.
Işıl, Yong Hwa'ya baktı.
Bay Park :-İyi olur aslında.Işıl, ne dersin?
Işıl :-Tabii ki efendim.Dedi ve ayağa kalktı. Tahtaya çıktı ve anlatmaya başladı.
Yong Hwa :-Bu nasıl olur?Sandalyeye yapışması gerekiyordu?Az mı sürdüm acaba?
Dong Hyun :-Acaba, yapıştırıcı sürdüğünü anladı mı?
Yong Hwa :-Yoksa!Dedi altında ki sandalyeye bakarak.
Dong Hyun :-Ah Yong!
Işıl, oldukça iyi anlatıyordu konuyu.Bay Park'ın hoşuna gitmişti bu. Çalıştığı her halinden belliydi.
Bay Park :-Aferin Işıl. Çalışkan bir öğrenci olduğunu yine gösterdin.Oturabilirsin.Ayrıca bu güzel anlatım için, sana iyi bir not veriyorum.
Işıl :-Teşekkür ederim efendim. Dedi ve ilerledi. Bir den Yong Hwa'nın yanına gelince durdu. Kulağına eğildi.
Işıl :-İstersen,sana yedek pantolon getirebilirim.Bu arada sayende bir de iyi notum olmuş oldu.Dedi ve gidip sırasına oturdu.
Dong Hyun gülüyordu.
Yong Hwa:-Gülme.Nasıl kalkacağım şimdi buradan ben?
Dong Hyun :-İlahi adalet.
Okul bitmiş,eve gitme zamanı gelmişti.Yong Hwa sırasında oturmuş,Işıl 'ın sınıftan çıkmasını bekliyordu. Evet herkes çıkmıştı.Işıl ve Eun Sun kalmışlardı sınıfta.Yong Hwa'nın pantolonunun sandalyeye yapışıp yırtılmasını kaçıramazlardı.
Yong Hwa:-Senin evin yok mu gitsene!
Işıl :-Hatırlarsan,evimden attırmıştın.
Yong Hwa:-O zaman nereye gitmen gerekiyorsa oraya git.Yeterki çık sınıftan.
Işıl :-Aptal mısın sen?Bu manzarayı hayatta kaçırmam.
Yong Hwa:-Çok kötüsün.
Işıl :-Ben mi?Sen mi?
Yong Hwa:-Bunun intikamını elbet alırım.
Işıl ayağa kalktı :-Ne zaman istersen.Neyse ben artık çıkayım.Ne de olsa ev aramam gerek.Dedi ve sınıftan çıktı Eun Sun ile.
Jung Yong :-Ne biçim bir kız bu böyle?
Dong Hyun :-Bence çok tatlı.
Yong Hwa :-Çok beğendiysen,senin olsun.Bırak onu da buradan nasıl kalkacağım ben onu söyle?
Dong Hyun :-Muhtemelen kalkınca,pantolonun yırtılacak.Oraya ceketini saracağız artık. Kalk haydi.Bir,iki,üç.
Yong Hwa ayağa kalktı hızla. Ama bir şey olmamıştı.Pantolonu sağlamdı.Yani sandalye temizdi.O kadar saat,boşu boşuna oturmuştu.
Yong Hwa :-Yırtılmadı?
Dong Hyun :-Evet.Sandalyede yapıştırıcı yokmuş.
Yong Hwa :-Beni rezil etme fırsatını eliyle geri çevirdi yani.
Dong Hyun :-Seni onca saat sandalyeye mahkum etti.Diğer yandan,pantolonunu yapıştıp,seni rezil etmedi.Garip.
Yong Hwa :-Ne yapmaya çalıştı şimdi bu kız?İyilik mi?Kötülük mü?
Işıl, okuldan sonra ki bütün gününü ev aramakla geçirmişti.Ama ne kendisine,ne de bütçesine göre bir ev bulamamıştı.Zaten parası da yok denecek kadar azdı ya.Usul,usul yürüyordu bir ev daha bulurum ümidiyle. Birden bir oyuncakçı gördü.Camına yaklaştı ve rafta ki oyuncaklara bakmaya başladı. Dikkatini bitanesi çekmişti.Bir araba.Tam da küçük Hyung içindi.Azıcık kalan parası ile de bu arabayı aldı.Bu küçük meleğin gülümsemesi,son kalan parayı harcamaya değerdi.
Hediyesini almış,eve doğru ilerliyordu ki bir den Bayan Ga Yeon 'un telaşlı hâlleri dikkatini çekti.Ağlıyordu. Kucağında küçük Hyung ile hemde.Işıl korkmuştu.Hemen koştu yanlarına.
Işıl :-Bayan Yeon, ne oldu?Nesi var Hyung'un?
Bayan Ga Yeon :-Oğlum,oğlum bayıldı!Dedi ağlayarak. Kadıncağız,telaşlıydı.Ne yapacağını bilmiyordu gerçekten. Çaresizlik,dimdik duruyordu karşısında Işıl 'ın.
Işıl :-Hemen,hastahaneye gidiyoruz.Dedi ve Hyung'u alıp,hastahaneye koşturdu annesi ile birlikte.
Çok zordu.Bir anne için, evladının gözünün önünde eriyip gitmesi,gerçekten çok zordu.Hyung yoğun bakıma alınmıştı.Işıl ve Bayan Ga Yeon, çaresizce,gözleri yaşlı ondan gelecek bir haber bekliyorlardı. Eun Sun, koşarak geldi oraya.
Eun Sun :-Hyung 'a ne oldu?Durumu nasıl? Dedi nefes nefese.
Işıl :-Yoğun bakımda.
Eun Sun :-Bir anda ne oldu?İyiydi.
Bayan Ga Yeon:-Göz göre göre oğlumu kaybediyorum ve elimden bir şey gelmiyor.Dedi ağlayarak.
Doktor çıktı odadan.
Bayan Ga Yeon :-Oğlum nasıl doktor?
Doktor :-Durumu çok kötü. Bir kaç gün içinde oğlunuzu ameliyat etmezsek,onu kaybedebiliriz.Ameliyatın miktarını biliyorsunuz.
Bayan Ga Yeon :-Ama benim o kadar param yok ki!Dedi ve duvarın dibine çöküp,ağlamaya başladı.
Işıl :-Başka bir yolu yok mu?
Doktor :-Üzgünüm.Yurt dışından,doktor getireceğiz bu ameliyat için.
Eun Sun :-Parayı bulamazsak bu çocuk,ölecek mi?
Doktor :-Başka seçeneğimiz yok.Dedi ve gitti.
Işıl gözlerini sildi.Artık küçük Hyung, zamanla yarışıyordu.
Bayan Ga Yeon bir yere oturmuş,Eun Sun ve Işıl'da başka bir yere oturtmuşlardı.
Eun Sun :-Ne olacak şimdi?
Işıl :-Keşke param olsaydı.Düşünmeden verirdim Hyung için. Dedi onun için aldığı oyuncak arabaya bakarak.Elinde bir o yana,bir bu yana çeviriyordu.
Eun Sun :-O da nedir?
Işıl :-Hyung için almıştım.Yani şimdi hiç oynayamayacak mı bununla?
Eun Sun :-Neden elimizden bir şey gelmiyor?
O anda yoğun bakıma koşan doktorların ayak sesleri ile irkildiler.Ayağa kalktılar hemen.
Bayan Ga Yeon :-Ne oldu?Çocuğuma ne oldu söyleyin?Dedi ağlayarak. Çılgına dönmüştü sanki.Çünkü küçük Hyung ile hayat arasında ince bir çizgi vardı artık.
Eun Sun :-Doktor?
Işıl :-Allahım, yardım et bu çocukcağıza.O daha çok küçük. Bunları yaşamak için daha çok küçük. Dedi ağlayarak.
Eun Sun :-Lütfen,bir şey söyleyin.
Bayan Ga Yeon :-Hyung!Dayan oğlum!
Doktor içeri girdi.Müdehaleyi yaptı yapmasına da söyleyecekleri pek iyi olmayacaktı.Dışarı çıktı.
Doktor :-Durum iyi değil. Acilen ameliyat olması gerek.Hastamız artık zamanla yarışıyor.
Bayan Ga Yeon :-Ben, nasıl?
Doktor :-Yapacak bir şey yok.Ameliyat tek çare.Dedi ve gitti.Bayan Ga Yeon, oturdu yere.Ağlıyordu. Çok ağlıyordu. Çaresizlik ne kötü şeydi. Bir anneyi hiç susmamacasına ağlatabiliyordu.
Eun Sun :-Bu nasıl iş?Hem ameliyat diyorlar,hem de dünyanın parasını istiyorlar.Bu kadın,bu parayı nereden bulacak ki?
Işıl, elinde ki oyuncağa baktı. Aklına bir fikir gelmişti.
Işıl :-Eun Sun, tut şunu.
Eun Sun :-Ne oldu Işıl?
Işıl :-Ben, o parayı bulmaya gidiyorum.
Eun Sun :-Nereden bulacaksın?
Işıl :-Merak etme. Siz doktorlara söyleyin hazırlansınlar.
Bayan Ga Yeon :-Işıl nasıl bulacaksın söylesene?
Işıl :-Siz dediğimi yapın.Dedi ve koşarak çıktı.Saat gecenin ikisiydi.Bir taksi bulup Bayan Mi Ja 'nın evine gitti. Kapıya vurdu.
Hizmetli:-Buyrun!
Işıl :-Bayan Mi Ja ile konuşmalıyım.
Hizmetli:-Geç oldu.Sabah gelin.
Işıl :-Sabah geç olabilir.Lütfen, onunla konuşnam gerek.Acil.
Hizmetli:-Olmaz dedim.Dedi ve tam kapıyı kapatıyordu ki Bir ses duyuldu.
Bayan Mi Ja :-Kapıyı açın.
Işıl ve Bayan Mi Ja oturmuş konuşuyorlardı.
Bayan Mi Ja :-Fikrini değiştiren şeyi merak ettim doğrusu. Çünkü kabul etmemekte kararlı gözüküyordun.
Işıl :-Bu önemli mi?
Bayan Mi Ja :-Sadece senin gibi bir kızın kararını değiştirmesini sağlayan şey oldukça önemli olmalı diye düşündüm.
Işıl :-Çok önemli hemde. Hayat kadar önemli.
Bayan Mi Ja merak etmişti.
Işıl :-Acilen,ameliyat olması gereken,beş yaşında bir çocuk değiştirdi kararımı.Ona ameliyat parası lâzım.Eğer verirseniz,ben de benden istediğiniz şeyi yapacağım.
Bayan Mi Ja :-Sana maaş bağlayacağım.Bu evde de kalacaksın.Ayrıca istediğin parayı da vereceğim.Ama bu son istediğini sen istediğin için değil, ben o çocuğa yardım etmek istediğim için vereceğim.O annenin üzüntüsünü anlayabiliyorum çünkü,ben de bir anneyim.Onun yaşadığı acı benimkinden büyük olsa da en az onun kadar acı çekiyorum.Yani seni zorlamak istemiyorum. O çocuğa yardım edeceğim.Eğer gitmek istiyorsan,gidebilirsin.Çalışmak zorunda değilsin.
Işıl gülümsedi :-Teşekkür ederim. Oğlunuzun aksine siz çok iyisiniz.Ve ben,size yardım edeceğim. Yardımınıza karşılık size yardım edeceğim.
Bayan Mi Ja gülümsedi :-Bu gece aldığım,en güzel haber.Neden bilmiyorum ama bu konuda sana çok güveniyorum.
Işıl, büyük bir sorumluluğun altına girmişti. Ama küçük Hyung 'un hayatı için, buna değerdi.Evet zor olacaktı. Ama Allahın izniyle altından kalkılmayacak bir yük yoktu.
Sabah olmuştu. Işıl hastahanedeydi Bayan Ga Yeon ve Eun Sun ile birlikte.Küçük Hyung, ameliyata alınmıştı çünkü.
Bayan Ga Yeon :-O parayı nasıl buldun Işıl?
Işıl :-Siz orasını düşünmeyin.
Eun Sun :-Gerçekten, o kadar parayı nasıl buldun?
Işıl :-Yeni bir iş buldum ve patronum olan kadın,yardımı kabul etti.Daha doğrusu,yardım etneyi kendisi teklif etti. Maaşımı da peşin aldım.
Eun Sun:-Demek öyle.
Işıl:-Bırakın şimdi bunları, Hyung iyileşecek ya siz ona bakın.
Bayan Ga Yeon :-Sana ne kadar teşekkür etsem,azdır.
Işıl gülümsedi :-Siz mutlu olun,bu yeter.Dedi ve Eun Sun 'un elinde ki oyuncağa baktı. Belki de artık, Hyung bu arabayla oynayabilecekti.Son parası ile aldığı bu araba ile.
Işıl :-Eun Sun, benim işime gitmem gerek. Sen onlarla kalır mısın?
Eun Sun :-Kalırım elbette.Ama bu işin ne olduğunu hâlâ söylenedin.Ne kabul ettin,bu ameliyat parası karşılığında?
Işıl gülümsedi :-Dadılık.
Işıl ,yeni evine gelmişti.Yeni hayatına. Eşyalarını odasına çıkardı. Yatağın üzerine oturdu.Aslında korkuyordu biraz.Kabul ettiği şeyin büyük sorumluluğu vardı. Dadıydı işte.Şöyle bir düşündü.Kârlı bir işti bu onun için.Hem maaşı vardı, hem de kalacak yeri.Ama hayır. Kârlı gözükse de bu işin karşılığını hakkıyla vermeliydi.Bu da büyük bir yük olacaktı. "Hayırlısı"dedi ve ayağa kalkıp eşyalarını yerleştirmeye başladı.
Yong Hwa, eve erken gelmişti bu gün.Hayret,hangi dağda kurt ölmüştü ki akşam yemeğine yetişmişti?
Bayan Mi Ja :-Erkencisin.Biz seni gece üç,dört gibi bekliyorduk.Dedi alaycı bir tavırla.
Yong Hwa :-Merak etme kalmayacağım.Üzerimi değiştirip,çıkacağım.
Her zaman ki Yong Hwa işte. Evde kalmasını engelleyen vardı sanki.
Bayan Mi Ja :-Ben de seni biriyle tanıştıracaktım bu akşam.
Yong Hwa:-Biriyle mi?Kim miş?
O anda merdivenlerden Işıl indi.
Işıl :-Benimle.Dedi ve gelip,önünde durdu.
Yong Hwa :-Sen?
Işıl gülümsedi :-Merhaba.Ben,yeni dadın!Dedi ve elini uzattı.
Dadı eve teşrif etmişti.Acaba Jung Yong Hwa yeni dadısı ile anlaşabilecek miydi?Belki de bundan sonra komik olaylar baş göstrecekti Işıl 'ın ve Yong Hwa'nın hayatında.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BENİM KÜÇÜK DADIM
FanfictionKORE DRAMASI TADINDA Haylaz mı haylaz Koreli bir gencin,Türk bir dadı ile imtihanı. "Her erkeğin içinde bir çocuk vardır.Her kadının içinde de bir anne. İşte bu yüzden kadınlar erkekleri ilelebet taşıyabilirler."