Akşam olmuştu.Işıl, pencerede oturmuş,Yong Hwa 'nın gelmesini bekliyordu.Elinde okumak üzere aldığı kitap vardı ama Jung Yong Hwa 'yı düşünmekten kitabın kapağını açamamıştı bile.Aslında bir kaç gündür bekliyordu ya onu.Bekleten hep Yong Hwa, bekleyen de hep Işıl'dı.Bu evde kaldığı sürece durum hep böyle olacaktı galiba.Yerinden kalktı ve odasına geldi Yong'un.Komidinin üzerindeki fotoğrafına baktı eline alıp.
Işıl :-Şu an hâlâ sana aşık olmakla kendimi öyle aptal hissediyorum ki.
Birden,bir araba'nın ışığı vurdu odanın duvarlarına.Geldi ve kapının önünde durdu.Işıl,elindeki fotoğrafı ve kitabını komidinin üzerine koyup,pencereye koştu.Arabanın içinden Yong Hwa indi.Arkadaşına teşekkür edip,eve doğru ilerledi.Işıl, onun gelmesi ile gidecekte olsa,sevinmişti gelişine.Merdivenlere koştu hemen.Bayan Mi Ja ise odasından çıkmıştı. Oğlunu görünce yüzünde bir gülümseme belirdi hemen.
Bayan Mi Ja :-Hoş geldin oğlum!Dedi ve sarıldı her şeyi unutmuşcasına.
Yong Hwa :-Teşekkürler.İzninizle odama çıkıp,bir banyo yapıp üzerimi değiştireyim.
Bayan Mi Ja :-Elbette.Akşam yemeği hazır olur sen banyondan çıkana kadar.
Yong Hwa, odasına doğru ilerledi. Tam,merdivenlerin başında ki Işıl 'ın yanından geçiyordu ki durdu.
Yong Hwa :-Sözünde duracağını umuyorum.Dedi yüzüne bakmadan.
Işıl 'da ona bakmadı :-Elbette.Şüphen olmasın.Dedi ve ikiside,iki düşman gibi yan yana geçip gittiler.
Bayan Mi Ja, onlara doğru baktı. O aralarında geçen küçük konuşma, onun da dikkatini çekmişti.
Akşam yemeği için masaya oturulmuştu.Bayan Mi Ja, oğluna ikram üzerine ikram yapıyordu.Yüzü gülüyordu.Işıl, ona baktı ve ne kadar doğru bir iş yaptığını düşündü.Belki gitmesi gerekiyordu ama arkasında mutlu bir anne bırakıyordu.Her ne kadar işini yarım bırakıyor ve Jung Yong Hwa 'yı adam edememiş olsada.Ne de olsa,bir anne evlâdı ile mutluydu.Bu düşüncelere dalmışken,Bayan Mi Ja'nın kendisine seslenmesi ile irkildi.
Bayan Mi Ja :-Işıl!
Işıl :-Aa buyrun hanım efendi.
Bayan Mi Ja :-Sen iyi misin? Dalıp gittin.
Işıl gülümsedi :-İyiyim efendim.Bir şey yok.
Bayan Mi Ja :-İkiniz de bu evde olduğunuza göre ve bundan sonra birlikte yaşayacağınıza göre,sizi barıştırmakta bana düşüyor.
Yong Hwa :-Barıştırmak mı?
Bayan Mi Ja :-Haydi ama kalkın ve öpüşüp barışın.
Yong Hwa ve Işıl :-Ne?Deyip,birbirlerine baktılar.
Bayan Mi Ja:-Haydi kalkın.
Yong Hwa:-Biz barıştık bile.Bu yüzden geldim ya eve.Dedi ve Işıl 'a baktı destek beklercesine.
Işıl :-Evet,barıştık efendim.
Bayan Mi Ja :-Kalkın dedim aaa!Kızdırmayın beni.
Işıl ve Yong Hwa ,istemeyerekte olsa ayağa kalktılar.Karşı,karşıya geldiler.
Işıl :-El sıksak olmaz mı?
Yong Hwa :-Olur,neden olmasın değil mi?Dedi Bayan Mi Ja 'ya.
Bayan Mi Ja :-Olmaz.Işıl,dön yanağını Yong Hwa'ya.Haydi!
Yong Hwa, tedirginlikle yaklaştı Işıl 'a.Işıl 'da ona.Yanağını döndü yavaşça. Yong ise yaklaşmaya devam ediyordu.Kalbi öyle çarpıyordu ki Işıl 'ın kalbine dokunup,göğsüne geri giriyor gibiydi. Eğildi ve yanağından öptü küçük dadının.
Yong Hwa:-Biraz daha böyle kalırsam,aşktan komaya giren ilk erkek ben olacağım.Diye düşündü o an.
Öpücükten sonra geri çekildiler ikiside.
Bayan Mi Ja :-Barıştınız mı bakalım?
Işıl :-Barıştık.Dedi içinden zorlukla çıkan bir ses tonu ile.
Bayan Mi Ja :-Ha şöyle!
Gece olmuştu. Işıl, oturmuş,yanaktan öpücüğü düşünüyordu.
Işıl :-Gider ayak,başıma gelene de bak.Bana yaptığı onca şeyden sonra neden hâlâ onu düşünüyorum?Aşk'tan nefret ediyorum.Onu bunu bıraksam iyi olacak.Daha kendime yeni ev bulmam gerek.Bunun için izin istesem mi acaba bay gıcıktan?Gidip söyleyeyim en iyisi bir kaç gün müsâde isteyeyim ev bulana kadar.Gider mider şimdi bir daha uğraşmayayım getirmek için.Dedi ve Yong Hwa 'nın odasına doğru ilerledi.
Yong Hwa 'da da durum aynıydı.Aynı hisler.Zaten gözüne uyku girmiyordu,bir de bu aşk işleri çıkmıştı başına.Yatağının içinde pinekliyordu.Başını çevirdi ve komidinin üzerinde ki kitabı gördü.
Yong Hwa :-Kim bırakmış bunu buraya?Bu gece okumak iyi olacak galiba.Yoksa,kafamdan o gıcık kızın düşüncesini atamayacağım.Dedi ve açıp okumaya başladı. Birden kapıya vuruldu.
Işıl :-Küçük bey Jung Yong Hwa, gelebilir miyim?
Yong Hwa 'nın onunla konuşmaya cesareti yoktu belliki.Kitabı bırakıp,yatağının içine gömüldü hemen.Uyuma numarası yapacaktı ve bunu çocukluktan beri iyi yapardı.
Işıl odaya girdi. Yong uyuyordu.
Işıl :-Demek kendin uyuyacak kadar büyüdün ha!Dedi ve tam çıkıyordu ki komidinin üzerinde ki kitabı gördü.İlerledi ve kitabını eline aldı.Yüzü kendisine dönüktü Yong Hwa 'nın. Masum yüzüne baktı.Saçını okşadı.Sonra usulca eğildi,saçını kokladı.
Işıl :-Elveda Koreli haylaz.İnşallah o çekik gözlerin hep güler.Dedi ve ayağa kalkıp,çıktı odadan.Yong Hwa, gözlerini açtı,doğruldu yataktan ve baktı arkasından.Başını yatağın başlığına yasladı.
Yong Hwa :-Ne yaptın bana be küçük dadı?Ne yaptın da seni düşünmekten kendimi bi türlü alıkoyamıyorum.Aıh!Çıldıracağım.
Işıl, odadan çıkar çıkmaz,telefonu çaldı. Arayan Eun Sun idi.
Işıl :-Alo!
Eun Sun :-İyi geceler Işıl.
Işıl :-İyi geceler canım.
Eun Sun :-Şu evden ayrılma işi için aramıştım.
Işıl :-Evet ayrılıyorum ama büyük bir sorun ile karşı karşıyayım,çünkü henüz kendime bir ev bulamadım.Buradan ayrılmadan önce,kendime bir ev aramam gerekiyordu.
Eun Sun :-Arkadaşın Eun Sun 'u nasıl unutursun hain arkadaş?
Işıl :-Neden ki?
Eun Sun :-Benim evim ne güne duruyor?Kira da vermezsin.Eşyalarını toplar toplamaz buradasın ona göre.
Işıl :-Ama Sun!
Eun Sun :-Sus bakayım.İtiraz istemiyorum. Bana geliyorsun.
Işıl :-Teşekkürler Sun.Sen çok iyi bir arkadaşsın.Evini açtın bana.
Eun Sun :-Lâfı bile olmaz canım.Eski günlerde ki gibi birlikte olacağız. Ayy çok güzel. Haydi iyi geceler arkadaşım.Hiç bir şey içinde canını sıkma.Kapı gibi arkadaşın var burada.
Işıl:-İyi geceler arkadaşım. Dedi ve telefonu kapatıp,arkasını döndü.Birden Bay Kim'i karşısında gördü.
Işıl :-Bay Kim!
Bay Kim :-Küçük hanım,bu ne demek oluyor?
Işıl :-Şeyy.Ben evden ayrılıyorum.
Yong Hwa, odadan çıkmak üzereydi ama yerinde kaldı Işıl ve Bay Kim 'in konuşmaları ile.
Bay Kim :-Bayan Mi Ja 'nın haberi var mı?
Işıl :-Yok.Daha demedim.
Bay Kim, kızarcasına baktı Işıl 'ın yüzüne.
Işıl :-Başka seçeneğim yoktu.Yong Hwa 'nın eve gelmesi için, benim gitmem gerekiyordu. Bayan Mi Ja ise oğlunun yokluğunda üzülüyordu.Üstelik,Yong Hwa ile böyle anlaştık.Söz verdim ona.
Bay Kim :-Peki,yardım ettiğin o küçük çocuk ne olacak? Hani maaşının bir bölümünü,hesabına yatırdığın.
Işıl şaşırmıştı :-Siz nereden biliyorsunuz onu?
Yong Hwa :-Ne konuşuyor bunlar?
Bay Kim :-İşe aldığımız elemanları,güvenilir mi diye ben araştırıyorum.Hem girmeden önce,hem de girdikten,kısa bir süre sonra.
Işıl :-Bay Kim, bu aramızda kalsın olur mu?Sonuçta yardım amaçlı.
Bay Kim :-Tamam merak etme sen.Soruma cevap alamadım ama.
Işıl :-Üzgünüm. Böyle olması gerekiyordu.
Yong Hwa :-Ne diyor bunlar?Ne yardımından bahsediyorlar?
Işıl :-Lütfen,Bayan Mi Ja'ya istifa edeceğimden bahsetmeyin.Yoksa izin vermez.Bunu kendim söylemek istiyorum.
Bay Kim :-Pekâlâ.İstediğiniz gibi olsun küçük hanım.
Işıl :-Teşekkür ederim.
Yong Hwa, duyduklarından pek bir şey anlamamıştı.Yatağının üzerine oturdu.Işıl hakkında bilmediği öyle çok şey vardı ki.Geçen gün gittiği ev,bu gün konuşulanlar,kafasında sorular oluşmasına neden oluyordu.
Yong Hwa :-Bu kızın nasıl bir hayatı var?Herkesin bildiği,benim bilmediğim neler dönüyor ortada?Bu eve sadece çalışmak için gelmedi mi peki?Bu kızı araştırmam gerek.Ortada benim bilmediğim bir şeyler var.
Işıl, eşyalarını toplamıştı.Eline yazdığı mektubu aldı ve Bayan Mi Ja 'nın odasına geldi.Kapıyı açtı ve içeri girdi.Mektuba baktı önce,sonra masanın üzerine bırakıp çıktı.Birden,bahçede Yong Hwa 'yı gördü,Arabasına doğru ilerliyordu.
Işıl :-Nereye gidiyor bu çocuk?Yine gece gezmelerine anlaşılan.Dedi ve tam peşinden gidecekti ki durdu.Artık,onun dadısı değildi,karışamazdı.Geri döndü,bir kaç adım attı,merdivenlere doğru.
Işıl :-Henüz istifa etmedim.Ben,hâlâ onun dadısıyım.Dedi ve koşarak bahçeye çıktı.
Işıl 'ın hemen arkasına Bayan Mi Ja, girdi odaya.
Bayan Mi Ja :-Işıl, değil mi o?Bu odaya niye girdi ki?Beni mi arıyordu acaba?Dedi ve birden,masanın üzerinde ki mektubu gördü,eline aldı ve açıp,okumaya başladı.Birden,dizleri titremeye başladı.Koltuğa tutundu ve oturdu.
Bu arada Yong Hwa, arabasını garajdan çıkarmıştı.Evin bahçe kapısından çıkmak üzereydi ki Işıl önüne geçti birden.Göz göze gelmişlerdi arabanın içinde ki Yong Hwa ile.Hızla arabadan indi Yong ve Işıl 'ın yanına geldi.
Yong Hwa :-Sen yine ne istiyorsun benden?
Işıl :-Sen gecenin bu saatinde nereye gidiyorsun? Ne konuştuk seninle?
Yong Hwa :-Hâlâ bana karışacağını mı sanıyorsun? Senin bu evde ki işin bitti.
Işıl :-Hayır bitmedi.Ben hâlâ bu evdeyim ve hâlâ senin dadınım.Şunu kabul etki,şu an bile sana karışabilir,senin hayatınla ilgili kararları yalnız ben alabilirim.Şimdi gir içeri.Haydi!
Yong Hwa, Işıl 'ın üzerine doğru yürüdü.Kızgındı.
Yong Hwa :-Yeter artık, yeter.Seni istemiyorum. İstemiyorum ve istemiyorum. Anla artık.Dedi bağırarak.
Işıl :-Bu öfkenin sebebini söyleyecek misin?
Yong Hwa :-Sensin.Sadece sen.
Işıl :-Sebebi sadece bu değil.
Yong Hwa bağırıyordu:-Evet sebebi sadece bu.Senin bu evde ki varlığına tahammül edemiyorum.Beni sürekli sıkmandan,şunu yap, bunu yapma deyip durmandan bıktım.Senden bıktım.Anla artık. Bana acıma.Benim,senin,acımana ihtiyacım yok. Dedi üzerine bastıra,bastıra.
Işıl :-Ben sana acımıyorum ki!Sadece seni...
Yong Hwa:-Yeter!Bana yalan söylemeyi bırak.Oynama artık.Dedi ve o an bu dünya da en son yapacağı seyi yaptı.Işıl 'ı ölüme doğru itti.
Evet,ölüme.Yong Hwa,öylesine kırgın ve kızgındı ki,yolda gelmekte olan arabayı görmedi ve Işıl 'ı yola doğru itekledi.Işıl, iki adımla yolun ortasına doğru sendeledi.Her ne kadar karşıdan gelmekte olan şoför,onu fark edip,frene bastıysa da Işıl'a çarpmaktan kurtulamadı.
Ve Işıl. Kanlar içinde yerde yatıyordu.Bir kez daha,Yong Hwa sayesinde bir kez daha hastahanelik olmuştu. Yong Hwa'nın gözleri büyümüştü.Hemen yanına koştu.Başını koluna aldı.
Yong Hwa :-Işıl, Işıl, bana bak.Konuş benimle.
Şoför arabadan inip,yanlarına geldi.
:-Benim suçum yok.Önüme çıktı.Yemin ederim.
Yong Hwa :-Işıl, bana bak haydi aç gözlerini. Ne olur,bırakma beni.Sana hâlâ ihtiyacım var.
Işıl, güçlükle araladı gözlerini.Aşık olduğu gence baktı.Küçük bir damla damladı gözünden.Küçücük.Yong Hwa'nın elleri ile bu hâldeydi.Aşık olduğu Yong Hwa 'nın. İnanması güçtü ama olmuştu. Gözlerine baktı,sonra ağır ağır kapattı gözlerini.Bu bakış,Yong Hwa'yı fena vurmuştu. Kalbi aşktan değil,bu kez üzüntüden çarpıyordu.Bu durum yüzünden çıldırabilirdi ve her şeyin tek suçlusu şu anda kendisiydi.Işıl'ın vücudu düşmüştü. Alnından akan kan,yüzünün bir bölümünü öylece kaplamıştı.
Yong Hwa :-Işıl, Işıl uyan ne olur!Dedi ağlayarak.
Bayan Mi Ja ve Bay Kim sesleri duyup koştular dışarı. Nedense,bu olayın baş kahramanlarının kim olduklarını az çok kestirebiliyorlardı.İkiside yola doğru koştular ve gördükleri manzara karşısında,şoka girdiler.Ne şok!Işıl, kanlar içinde yerde.
Bay Kim :-Küçük hanım!
Bayan Mi Ja :-Işıl! Dedi ellerini ağzına kapatarak.
Yanına koştular hemen.Bayan Mi Ja, Yong Hwa 'ya baktı.
Bayan Mi Ja :-Bu senin işin değil mi?Sen yaptın bunu!Diye bağırdı.Yong Hwa 'nın,konuşmaya yüzü yoktu. Ağlıyordu.
Bay Kim :-Onu hastahaneye götürelim.Çabuk olun.
Yong Hwa, kucağına aldı Işıl 'ı.Hemen arabaya binip,hastahaneye doğru ilerlediler.Işıl 'ın başı,Bayan Mi Ja'nın dizlerindeydi.Bayan Mi Ja ise,oldukça endişeliydi.Bu manzarayı,sanki yıllar önce yaşamıştı.Yıllar önce kaybettiği eşi ile görmüştü aynı filmi.Işıl ise,üçüncü kez yaşıyordu aynı anı.Ve bu,en kötüsü idi.
Hastahaneye gelmişlerdi.Hemen Işıl 'ı sedyeye alıp,yoğun bakıma götürdü doktorlar.
Doktor :-Ne oldu ona böyle?
Yong Hwa :-Trafik kazası.
Doktor :-Anladım.Kanaması var.Hemen kan grubunu öğrenip,bir torba hazırlayın.Dedi yanında ki hemşireye.
Hemşire:-Peki efendim.
Doktor :-Ameliyathane de hazırlansın.
:-Peki.
Yong Hwa :-Dayan Işıl. Sen güçlü bir kızsın.Dayan.Dedi göz yaşları süzülerek.
Bayan Mi Ja,Bay Kim ve Yong Hwa. Beklemeye başlamışlardı.Arabanın şoförü ise,polise ifade veriyordu kaza ile ilgili.
Bayan Mi Ja:-Sen ne kadar cani bir insansın böyle. Bunu nasıl yapabildin ha!
Yong Hwa :-İstemeden oldu!Tartışıyorduk ve ben onu ittim.Dedi ve duvara yaslanıp,diz çöktü.
Bayan Mi Ja :-Bu kaçıncı ha?Öldürmek mi istiyorsun onu?Sana dadılık yapması için ısrar ettim ya Allah beni kahretsin.Sen,asla adam olmazsın.Senin gibi bir oğlum olduğu için, utanıyorum.Anlıyor musun? Yong Hwa, başını kaldırdı ve yaşlı gözlerle annesine baktı. Ne olursa olsun,Bayan Mi Ja bir anneydi ve oğlunun bu hâline dayanamıyordu.Başını çevirdi hemen.
Bayan Mi Ja :-Disipline gelemedin tabii.Düzenli bir hayata gelemedin ve o kıza,bu yüzden zarar verdin.Onun bu evde olması senin çıkarlarına,saçma sapan hayatına tersti çünkü.
Yong Hwa:-Hayır.
Bayan Mi Ja :-Evet.
Yong Hwa, hızla ayağa kalktı.Oldukça yüksek bir ses ile konuşmaya başladı.
Yong Hwa :-Hayır diyorum,hayır.Senin o benim için tuttuğun dadı varya,işte ben ona aşık oldum anlıyor musun?Işıl 'a aşığım.Ama o sadece benim dadım.Bana sadece acıyor.
Bayan Mi Ja, şaşkınlıkla bakıyordu oğluna.
Yong Hwa :-İşte bu yüzden, ondan uzak duruyorum.
Bay Kim:-Hayır.Bayan Işıl, hiç bir zaman size acımadı.
Yong Hwa :-Ama ben sizi konuşurken duydum.O gece ki hâlini görseniz,acırdınız ona diyordu.
Bay Kim :-O sözü,sizin için üzüldüğü,endişelendiği ve size değer verdiği için söylemişti.
Yong Hwa :-Ne değer vermesinden bahsediyorsunuz siz.Benim gibi birine sadece maaşını almak için katlandı o.
Bayan Mi Ja :-O sana para için katlandı ama sandığın gibi değil.Senin için dadılık yapmasını teklif ettiğimde kabul etmemişti.Bir gece,acele ile evimize geldi.Küçük bir çocuğun ameliyata ihtiyacı olduğunu ve bu ameliyatın karşılığında,bizimle çalışabileceğini söyledi.Ben bunu yardım amaçlı kabul ettim.O da kendisini bana borçlu sayıp,senin dadın oldu.
Yong Hwa :-O çocuğun adı Hyung mu?Duye sordu şaşkınlıkla.
Bay Kim :-Evet.Sonra,bizimle çalışmaya başladı ve aldığı maaşın bir kısmını o küçük çocuğun ailesine bağışlamaya başladı.Çünkü siz onu evinden attırdığınız da,o ailenin yanına sığınmıştı Bayan Işıl.
Bayan Mi Ja:-Sana yardım etmeye başladı. Ama para için değil.Değer verdiği için.Çünkü onların inancında bir insanı kazanmak,çok önemli.Ama sen o kadar aptalsın ki,onu farklı bir insan olmakla yargıladın.Onun tek isteği,ölen baban gibi olmamandı.
Yong Hwa annesine baktı:-Bu ne demek?
Bayan Mi Ja sustu.
Yong Hwa :-Bu ne demek diyorum size.
O anda doktorlar çıktı koşarak odadan.
Yong Hwa, telaşlanmıştı:-Doktor bey ne oluyor?
Doktor :-Hastanın iç kanaması var.Ve çok kan kaybetmiş.Başka bir doktor girecek ameliyata.Şu anda hastanın hayati tehlikesi var ve bu ameliyatı biz yapamıyoruz.
Yong Hwa :-Hayır, hayır. Siz nasıl doktorsunuz?Girin içeri ve yapın şu ameliyatı!
Doktor :-Üzgünüm. Bu benim ilgi alanım değil.
Yong Hwa :-Söyleyin o doktora çabuk gelsin o zaman.Onu kaybedemem.Işıl 'ı kaybedemem.Diye haykırdı ağlayarak.
Bayan Mi Ja :-Bir şeyler yapın lütfen.
Doktor :-Merak etmeyin.Gelecek olan doktor,alanının en iyisi.Hanım efendiyi kurtarmak için, elinden gelenin en iyisini yapacağına eminim.
Biraz beklemeden sonra,doktor gelmişti nihayet.Işıl, ameliyat ediliyordu.Herkes onu bekliyordu.Birden koridorun başından koşarak, Eun Sun ve Kyu Jung geldiler.
Eun Sun :-Ne yaptın arkadaşıma ha!Ne yaptın?Dedi Yong 'un üzerine yürüyerek.Kyu Jung, tuttu onu.
Kyu Jung :-Sakin ol Eun Sun!
Eun Sun :-Olamam.Bu çocuk ne kadar kötü biri bilemezsin.Neden ona bunu yaptın?
Yong Hwa 'nın başı öndeydi.Suçlu,bir o kadar da üzgündü.
Kyu Jung :-Eun Sun, o iyi olacak.Merak etme.İyi düşünelim,iyi olsun.
Eun Sun :-Buradan sağ salim bir çıksın,onu bir daha yanına yaklaştırmayacağım.Asla!
Yong Hwa :-Ben sadece...
Eun Sun :-Ya o ölürse,ya ölürse?
Yong Hwa'nın göz yaşları aktı yanaklarından.Bayan Mi Ja geldi yanına ve sarıldı.
Yong Hwa :-Ya ona bir şey olursa?Ben ne yaparım o zaman? Onu çok seviyorum anne.Çok seviyorum. Zarar vermek istemedim.Uzak durmam gerekti sadece.Diye mırıldandı.
Bayan Mi Ja :-O iyi olacak oğlum.Dua et.Işıl iyi olsun diye.
Gecenin bir yarısıydı.Yong Hwa, duvara yaslanmıştı.Kaza anını anımsadı.
Yong Hwa :-Allahım ona yardım et.Ben,onun bu kadar iyi bir kız olduğunu bilmiyordum ama onu seviyorum. Senden onu istiyorum çünkü o benim küçük dadım.Çünkü o yanlışlarla doğrularım arasındaki doğruyu göstericim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BENİM KÜÇÜK DADIM
FanfictionKORE DRAMASI TADINDA Haylaz mı haylaz Koreli bir gencin,Türk bir dadı ile imtihanı. "Her erkeğin içinde bir çocuk vardır.Her kadının içinde de bir anne. İşte bu yüzden kadınlar erkekleri ilelebet taşıyabilirler."