14. Bölüm

14.5K 1.1K 1K
                                        

Selam, ben geldim.

Geciktiğini, özlediğinizi ve unuttuğunuzu biliyorum ama yine de iyi okumalar


----


--Geçmiş--


"Not ortalamamı acilen yükseltmem lazım yoksa babam bana yükselecek."

"İmkansız bir şeyden bahsettiğinin farkında mısın? O ortalama hayatta yükselmez."

"Yine mi yaz okuluna kaldım yani?"

"Öyle görünüyor." Dersimin erken bitmesiyle Jongdae'nin fakültesine gelmiştim. Jongdae ve ara sırada takıldığım birkaç arkadaşıyla birlikte bahçede oturuyorduk.

"Sorun değil, zaten ben de yaz okuluna geleceğim gibi. Şu notlara baksana." Minseok da elindeki çıktıyla bize katıldığında benim dışımda bu masadaki 5 kişinin birden yaz okuluna kaldığı kesinleşmiş oldu.

"Sizin adınıza üzgünüm beyler, görmediyseniz diye tekrar gösteriyorum, 3,82 ortalamamın önünde saygıyla durun." Transkriptimi oturduğumdan beri belki beşinci defa havaya kaldırıp göstermiştim ve bununla gurur duyuyordum.

"Şu notlara bakınca tekrardan sigara yakasım geldi." Jongdae başka bir sigara daha alırken keyifle arkama yaslandım.

"Hayır anlamıyorum. Bu çocuk hem tıp okuyup hem de sevgili yaparken ben burada çalışmaktan nefes bile alamıyorum ve aldığım en yüksek not 37." Jongdae'yle Minseok'un benden sonraki -benim kadar olmasını kabul etmiyordum- en yakın arkadaşı olan Yixing depresif bir şekilde kafasını masaya koyarken buraya yanlış bir zamanda geldiğimi fark ettim. Kahve içip biraz sohbet ederiz diye düşünmüştüm ancak bizim yerimize birbiri ardına yakılan sigaralar konuşuyordu adeta. Jongdae belki de yüzüncü kez farkında olmadan dumanı üzerime üflediğinde şikayet etmekten yorulduğum için tepkisizce başını omzuma koymasını bekledim.

"Çünkü Baekhyun efsunlu. Tanrı ona üstün bir zeka vermesinin yanında bir de sihirli parmaklar hediye etmiş." Öbür tarafımdaki Minseok da elimi tutarak parmaklarımla oynarken ne kadar gay göründüğümüzü sorun etmedim. "O bizim küçük doktorumuz." Minseok bu konuda bana kimsenin göstermediği kadar saygı gösteriyordu. Beni biriyle tanıştıracağı zaman bile ilk olarak tıp okumamdan bahsediyordu. Her başarımla gurur duyduğunu belli etmekten çekinmiyor, hatta yüksek bir not alırsam beni yemeğe götürüyordu. Kesinlikle harika bir arkadaştı.

"Okulun bahçesi bir anda alev almaya başladı çocuklar." Karşımdaki çocuklardan biri heyecanla parmaklarını masaya vurmuştu. Minseok, Jongdae ve ben aynı anda çocuğun işaret ettiği yere baktığımızda yüzümde dünyanın en geniş gülümsemesi oluştu. Chanyeol ışıldayan gülümsemesi ve üzerine dehşet derecede oturan takım elbisesiyle masaların arasından adeta süzülerek buraya geliyordu.

İnsanların ona olan bakışını görebiliyordum. Hepsi hayranlıkla, büyük bir beğeniyle ona bakıyordu. Onun bu kılıkta burada ne aradığını, bizim okuldan olup olmadığını merak ediyordu. Göz kamaştırıcıydı. Uzun bacakları onu kısa süre içinde bize getirdiğinde ayağa kalkarak onu karşıladım. Kısa bir kucaklama ve yanaklarıma birer buse bekledim fakat o beni havaya kaldırıp coşkuyla döndürmüş, sonrasında dudaklarıma büyük bir öpücük kondurmuştu.

O kadar insan bize bakıyordu ki utanmadan edememiştim. Uzun zaman sonra ilk defa güneş açmıştı ve herkes bu yüzden bahçeye doluşmuştu. Sadece kantinin masalarında oturanlar değil, bankta oturanlar da bize bakıyordu.

After AllBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin