33. Bölüm

15K 1K 2K
                                        

WHAT CAN I SAY?

BOIPOILOLOOOOOOOOO ASŞDKSLDKADAKŞ

Selağağaaaammm slşadksşldak saçma ama bir o kadar da tatlı, tatlı ama bir o kadar da saçma bir bölümle karşınızdayım aşsldksadklş 

Bölümde mantık arayanları ve yazım yanlışlarımı yüzüme vuranı furuyorum ya da oppasını fice sokup öldürüyorum haberiniz olsun aşslkdasşldkasşl

İyi okumalaaaarrrr <3


-----



"Yavaş olsana be! Hasta var burada!"

"Sehun seni kaç kat yukarı çıkarttık. Hayatın boyunca kötürüm kalmak istemiyorsan şikayet etmeyi bırakırsın."

"Annecik! Babacık beni tehdit ediyor!" Eve girdiğimiz daha ilk saniyeden birbirine bağırmaya başlayan Sehun ve Chanyeol'e öfkeyle baktım. Uykusuzluk ve hastanenin yorgunluğu yüzünden tahammül seviyem yerlerdeydi. "Ona, bana bir şey yapamayacağını söyle." Olaya dahil olmaya karar verdim çünkü Sehun'un birkaç gündür kendisini naza çekmesini kaldıramıyordum.

"O kendisinden bahsetmiyordu zaten. Biraz daha bağırırsan Wufan kırık olmayan kolunu da kıracak." Cevabım karşılığında Sehun bağırarak kolunu tutmuştu.

"Bu evde can güvenliğim yok!" Söylenmelerini takmayarak Wufan'a döndüm.

"Teşekkür ederiz. Chanyeol yüzünden seni de yorduk."

"Sorun yok Baek, her zaman." Kolumu hafifçe sıkıp geri bırakmıştı. O kadar ciddi bir insandı ki beni sevip sevmediğini bile anlayamamıştım yıllardır. Ama seviyor olmalıydı. Chanyeol'ün en yakın olduğu insanlardan biriydi. Sevmeseydi mutlaka bana bir şey derdi. "Ama şimdi gitsem iyi olur. Birkaç saat sonra toplantım var da." Başımı salladım ve Chanyeol Sehun'un ağlamaları üzerine onu koltuğa oturturken Wufan'ı kapıya kadar geçirdim.

"Görüşürüz Wufan."

"Görüşürüz. Çocuklara göz kulak ol." Evet, sanırım seviyordu.

"Olurum." Gülümsedim ve merdivenleri inerken arkasından baktım.

Uzun günlerin ardından, Chanyeol'ün bütün ısrarlarına rağmen Sehun'un sızlanmaları baskın gelmiş ve hastaneden ayrılmıştık. En son sıkıldım diyerek ağlamıştı ve Chanyeol buna dayanamamış olmalıydı. Ağlamasına değil, beni burada zorla tutuyorlar diyerek bütün hemşirelere ve hastalara şikayet etmesine. Sağ kolu ve sağ bacağı dışında Sehun'un düzgün çalışan pek bir yeri yoktu şu an. Bacağı sargılıydı ve kolu da boynuna asılı bir halde duruyordu. Başlarda baktıkça içim acısa da konuşurken acı çekmemeye başladığı andan itibaren ona karşı olan bütün acıma duygumu yitirmiştim. Hatta Chanyeol elimden zorla almasa onu hastanede yastıkla boğmak üzereydim.

"Evimizi çok özlemişim. Sana evi gezdiremediğim için üzgünüm Luhan." Sehun beklenilenin üzerine bu haliyle bile Luhan'ın üzerine düşüyordu. Luhan her gün onu ziyarete gelmişti. Sehun'un sızlanmalarını idare etme konusunda bizden daha iyiydi çünkü. Sehun ofladığında bile onun başına gidip iyi olup olmadığını soruyordu. Takdir edilesiydi. Ama bir süre sonra bunu yapmaktan vazgeçeceği kesindi. Sehun elini masaya çarpsa sızlanırdı. Elbette bu basit bir masaya çarpma olayı değildi ama ikisine de aynı tepkiyi verdiğinden artık kanmıyordum.

"Luhan'ın bizim döküntü evimizi görmeye hevesli olduğunu sanmıyorum." Dedim Sehun'un karşısına otururken, neyse ki ev çok dağınık değildi. Chanyeol yanıma gelip kolunu omzuma dolamasına rağmen hala huzursuz görünüyordu.

After AllBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin