Selam askldjasd
Beni özlediniz mi şlaksdşlskdşasd
Daha yeni ayrılmıştık ama olsun şalskdşlsad
Bu akşam 10 buçuktan sonra yazmaya karar verdiğim, 4 saatten daha az bir sürede yazıp bitirdiğim bi özel bölüm oldu
Hızlı yazmaya özen gösterdiğim için yanlışlarım hatalarım falan filanım olabilir, özel bölümün şerefine aldırış etmeyin şaslkdşals
Bölümü okuduktan sonra lütfen sondaki notu da okuyun şlaksdşla
İyi okumalar şalskdlşask
----
"Daha iyi misin?" Klozetten başımı kaldırıp Sehun'a baktım. Öfke ve tiksinti ile. Az önce baya kusmuştum da. Ve bilin bakalım kimin yüzünden?
"Bir de soruyor musun?" Sehun bir süredir, yaklaşık üç aylık bir süredir, orta yaş bunalımına girmiş bir adam gibi davranıyordu. Bütün bu saçmalamalarının cezasını çeken kişi tabii ki bendim. Sürekli kendisini yenilemeye çalışan bir hali vardı. Dans kursuna yazılması ve ışık hızıyla bırakması, bilmediğim bir Asya bölgesine ait milli bir dövüşü öğrenmeye çalışması gibi saçma çabaların yanında son olarak yemek kursuna yazılmıştı. Bunun en uzun hevesi olduğunu söyleyebilirdim.
Onu bir yere kadar destekliyordum. Ta ki dün gece bana yaptığı o tuhaf şeyden sonra bugün, sabahın köründe mide bulantısıyla uyanıp dakikalarca kusana kadar.
"O iğrenç şeyleri kusuyorum sabahtan beri."
"Ne bu kızgınlık annecik? Senin için Luhan'ı Seoul'de bırakıp buraya kadar geldim ve bütün hafta sonu boyunca yanında kaldım. Bana böyle mi davranacaksın?"
"Bana annecik deme!" Diye adeta cırladım. Aklıma geldikçe sinirim bozuluyordu.
"Bütün derdin Chanyeol'le ayrılmış olmanız değil mi? Ona sinirlisin." Dalga geçerek kucağındaki oyuncağın kollarını çekiştirdi. Elinden oyuncağımı hızla çektim.
"Ayrılmadık biz. Sadece..." Chanyeol'le ne yaptığımıza dair bir kopya alabilmek için tavana baktım ama bana yardımcı olmadı.
"Sadece ne?"
"Chanyeol beni görmek istemediğini söylemedi tamam mı?" Yüzümü oyuncağın tüylü karnına gömüp iç geçirdim. Ama bunu yapmak midemi yeniden öylesine bulandırdı ki bir an bile ayrılmadığım banyo fayansında sürüklenerek içimdeki şeyleri bir kez daha boşalttım. Sehun nazikçe bana peçete uzattı. Neyse ki kusan arkadaş idare etmekte iyiydi.
"Bence Chanyeol'e hamile olduğunu söylersen seni affedecektir."
"Siktir git Oh Sehun!" Olduğum yerden ayağımı savurarak ona vurdum. Kısa süreli de olsa gittiği spor türleri işe yaramış gibiydi. Ayağım kırılacak gibi oldu.
"Bu arada ciddiyim. Daha iyiysen gideceğim."
"Gitmen benim için yeterince büyük zarar zaten." Kendimi ayağa kalkmaya zorlayıp fırçamı aldım. Sehun da ayağa kalkıp bana arkadan sarıldığında bütün o iğrenç yemeği unutup kendimi ona bastırdım. Üç hafta önce boks kursuna yazılıp kaşını yarmasına rağmen hala benim o küçükken kucağıma verilen bebek gibiydi.
Dişlerimi fırçalamam bittikten sonra yanaklarına kocaman öpücükler kondurdum. Bu hafta yanıma geldiği için minnettardım. Chanyeol'le bir haftadır konuşmuyorduk ve her hafta sonunu onun varlığıyla sarmalanmaya alıştığım için eğer Sehun buraya gelmeseydi çıldırabilirdim.
