Yeniden kalbim çıkacakmış gibi,otuz iki derece sıcaklıkta bile üşüyorum.İliklerime kadar,sağıma soluma bakıyorum,hayır yok.Tanımıyorum burasını,hamakta uyuyan melihi görüyorum sonra.Anlıyorum.Koşuyorum,gitmem gereken yetişmem geren bir yer var.Koş!.İçimde oluşan fırtınayı hissediyorum sonra,'hayır' diyorum,'şimdi değil'. aklıma geliyor sonra,kuzeyin bir kere bile isteyerek bakmadığı gözlerime.Daha da şiddetleniyor,içimde oluşan o küçük çaplı fırtına,bütün dünyayı alt üst edebilecek şiddete geliyor.Koşuyorum sanki,zamanı durduracakmışım gibi.Zamanın ayaklarımdan kayıp gittiğini defalarca hissettim,ama bu en beteri.Ölüm.Varıyorum sonunda yetişmem gereken yere,yetiştim.Anahtarım yokmuşçasına kapıyı yumrukluyorum,'Aç kapıyı.' dinmiyor göz yaşlarım, o gün gözyaşlarım yağmur olsa bile sadece ben ıslanacakmışım gibi.
Kapı açıldığında,odada küçük bir mum sadece o aydınlatmaya çalışıyor odayı,ama bilmiyor ki gücü yetmeyecek.Kuzey çıkıyor karşıma,geleceğimi biliyormuşçasına.Yaklaşıp yüzüme yapışmış saçları geriye itti ve gözlerimin içine baktı,kollarının arasına çekti.Soğuk zindanın arkasında,masum küçük kız.Zindanın soğuğuna değilde,avuç içlerinin yara olmasına ağlıyor gibiydi.Düştükçe kalkmayı,yara aldıkça sarmayı,acı çektikçe gülmeyi öğreniyorsunuz.İşte bende gülüşünün arkasına saklananlardan oldum hep,kimse anlamadı son sözlerimi hala söylemedim.Güçlü ruhlar acı çekerek o noktaya ulaşır,vazgeçme.
Dakikaların ardından sessizlik kulak tırmalıyordu,benim ruhum siyahtı.Ve ben, yok olup gitmek istercesine siyah giyiniyordum.Kuzeyin titreyen sesi,'ve, kötüsü ne biliyor musun?' iç geçirdi.'benden korktuğunda bile bana sığınıyorsun.'.Ruhun bedenden ayrıldığı,içinde çığlıkların koptuğu,karanlıktan var olan,içinde güçlü bir ruh taşıyan bedenin adı buydu.Ada.
İçi intihar edip bedeninin ne zaman pes edeceğini merak eden, ipi kopan hayallerinden vazgeçen, kocaman gülüşlerinin arkasında intiharı saklayanlarımız çok.
Sustum, düşünmedim değil haykırmayı.Aklıma ne gelirse söylemeyi,ama sustum.Yorgunum,yorgunluğumun altında tahammülsüzlük,orada da isyan.Yorgunluğumun arkasına saklandım tıpkı;babamın arkasına saklandığım gibi.Ağıtlarını dinledim ninni gibi.Tanrının en büyük hediyesidir, hafıza kaybı,Ve en büyük cezasıdır intiharı yasaklaması.
Dinledim,nefes alışının derime bir cam parçası gibi batmasını.Her nefes alışında biraz daha batıyor derime.Sustum ve usulca izledim derime batmasını. ''susma,sessiz kalmanı sevmiyorum''.Sessizlik aramızda her daim olmuştu ama bu farklıydı. ''incinirsin''.Güldüm,sanki az önce içimde bir fırtına kopmamışçasına, ve ekledim 'kurtulamadım.'ölüme sebebiyet verilecek işte o anahtar kelime.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Haykırış-TAMAMLANDI-
Teen FictionHAYKIRIŞ#2 İTİRAF #10 Müzik#10 RUH #100 Karanlığına sürükleyecek tanıdık dudakları gözlüyorum şimdi. Şarkı mırıldanıyorum,bir sağıra bir umut duyar beni. Karanlığın içine bir kere girdiğinizde asla eskisi gibi olamazsınız. Ruhum karanlığının pranga...