''Günaydın ada'' sessiz kaldım,daha da sıktı kollarını.Uyuştum,ölmek istedim kollarında.'sana da'.Kafasını kaldırdı,beni biraz aşağıya ittirip gözlerimin içine baktı, ''Mavi her tonda güzeldir,gözlerin o tonlara meydan okuyor.'' daha da sıktı ve ekledi.''siyah tek tonda güzeldir oda,sensin.'' işaret parmağımı göğsümde gezdirdim,konuşmadım konuşamayacak kadar yorgunum. ''gece ne oldu anlatmak ister misin?'' net bir insandı,o zaman söylediyse tek şansınız var ya anlatırsınız yada ölünceye dek susarsınız.Boğazımı temizledim,cümle yığınımı bir kenara çektim,nefesimi düzene soktum,mühürlediğim dudaklarımı açtım,'kâbus gördüm.' '' nasıl bir şeydi'' 'boşver' sen bilirsin yada tamam beklerken,''anlat rahatlarsın.''şaşkınlıkla yüzüne baktım,tepkisiz yüzünü görmek içimi rahatlattığı söylenemez.'zamanı kaybetmiştim adeta,sonra bir adam vardı (tabii kendi olduğunu söyleyemiyor).mezarda ağlıyordu.' kuzeyin zar zor yutkunduğunu anlamış ve sözüme ara vermiştim. 'me-mezarda benim adım vardı'.Sesim yeniden titredi,yeniden göz yaşım firar etti.Elimin tersiyle sildikten sonra,onunda aynı halde olduğu aklıma geldi,söz etmesine izin vermeden,'sen neden?' oda sözümü kesmiş,''kâbus gördüm ben de'' parmağımla daireler çizmeye devam ederken,'anlat rahatlarsın.' sessizlik.Bir süre bekledikten sonra,''her şeyim elimden kayıp gitmişti,kurtaramadım''kafamda oluşan yüzlerce soru işareti, 'aydınlat beni Demir.'kafasını sallayıp sözüne devam etti,''seni kurtaramadım''. olduğum yere çakılı kaldığımı hissettim,''ada''.adımla seslenmesine pek alışık değilim,''sana diyorum'' kafamı kaldırıp baktığımda,'üzgünüm' ''nerelere gittin?'' 'burdayım' yay şekli almış bedenimi düzeltmek için yan tarafa geçecekken daha sıkı sarılması üzerine tek hamle bile yapamamıştım, ''kayahana dönüyoruz'' sonunda dönüyoruz dercesine gülümsedim,''ada'' cehennemin kapılarını aralıyorsun kuzey,'efendim?', ''herhangi bir şey olsa mesela, unutur musun beni?'' korku dolu sesi,kulaklarımda yankı yapıyordu. 'her canlı ölecek hadi ama,ölmek için doğduk.' ''ha?'' 'diyorum ki;içimde eksilmeyecek en güzel hatırasın.' parmağıyla koluma bir şey yazıyordu,''ölmek mi istiyorsun sen şimdi?'' 'öyle.'.
''uçağı kaçıracağız bu kadar uyuşuk olma!''
Saatler sonra kayahanın karamsar havasına kavuşmuştum,ilk defa bu şehri özlemiştim.Gülümsedim, kuzeyin homurdanmasından bir şey anlamamıştım. ''siyah canavarın geldi.'' yeniden güldüm.Kuzeyin evine geldiğimizde kendimi direkt koltuğa attım,''yolculuk boyunca uyudun,kalk'' bir kere olsun rahat bıraksan gerçekten ölürsün değil mi? 'ah,evet şimdiki emriniz nedir kuzey bey?' ''itaatkar günündesin herhalde.'' gözlerimi devirip,yanından gittim.Dolabının bir köşesini bana vermişti, eşyalarımı katlayıp koyduktan sonra,evde olmadığımız için dolapta da bir şey yoktur diye kuzeye seslendim ağzı açık şekilde odaya girince,kahkahamı tutamadım.'tamam,sustum,alış veriş yapmamız gerek.' telefonunu göstererek ''sipariş verebilirim.'' kafamı salladım,'zehirlemem seni, bu kadar korkma bence' meydan okuyan sesim, ''hazırlan gidiyoruz'' 'pekala efendiim'.
'tamam bak şuradaki mantarlar daha güzel.' ''aklından ne geçiyor senin?'' dudak bükmemin üzerine, ''sana dediğimi hatırlarsan sevinirim'' iğneleyici sesiyle,sadece kaşımı kaldırabilmiştim.'kuzey!' neredeyse çığlık atmıştım.''noldu iyi misin?'' 'çilek var çilek!' ''meyve için bu kadar sevinme almıyorum.'' 'sen almazsan ben alırım.' ''ciddiyim. onu evime sokmam zaten sen yetiyorsun.'' omuz silktim ve suratımı astım,şeker istemiş ama dişleri çürüdüğü için almayan aile gibi.Aslında saçma bir benzetmeydi,kuzey aile,ben o küçük çocuk,şekerde çilek oluyor. ''liste tamam şimdi doktoru arıyıp randevu almak kaldı.'' koluna geçirdiğim yumruk üzerine şeytanı gülümsemeyi takındı ve kasaya gitti, ben de siyah canavara yaslanmış şekilde onu bekliyordum, keşke yardım etseydim dediğim oluyor ama bunu hak ettiğini düşünüyorum yani en azından,o cümleyi kurmayacaktı.Arabaya yerleştirme işlemi bittikten sonra,kayahan'ın sisli havasının içinden geçip eve doğru yola koyulduk.Şarkı açmak için hamle yaptığım sırada, elimi tuttu,''sen söyleyeceksin.'' 'ne?' ''söyledim işte,sen söyleyeceksin.'' sesim güzel değil diye bir yalan söyleyemem,boğazım ağrıyor hiç olmaz,lanet olsun yalan bulamıyorum,yada bahane.Pekala söyle bir şey. 'istek parça var mıdır?' ''zifiri'' kafamla onay verdikten sonra,söylemeye başladım,uzun süredir şarkı söylemiyordum.Biraz detone olduktan sonra,sesimi toplamış ve devam ettim.Eve geldiğimizi kuzeyin alkışı sayesinde anlamıştım,''kendini kaybediyorsun,harbi güzel söyledin.''. Elinden iki poşeti zor almıştım,eve girip yerleştirme işlemi en fazla on dakika sürmüştü.Poşetin sonundaki kızıllığı fark ettiğimde,hışımla elime aldım.Çilek.'kuzey!' odasından koşarak gelmişti bu sefer,'bu sefer noldu?'' elimdeki çileği göstererek,'teşekkür etmek istedim sadece.' ''gökten yıldız indirmedim,teşekkür etmene gerek yok.''arkasından söylenmeye başladım.
Annemin küçükken öğrettiği.Mantar graten benim değimimle, renkli mantar çünkü bu daha kolay.Fırına atıp yirmi dakika beklemek can çekişmeme sebep oluyordu,bastırsın diye çilek yemeğe başladım,tezgahın üstüne çıkıp fırını izliyordum,diğer elimde de yenmeye hazır kızıl mükemmel lezzetti çilek duruyordu, ''siktir çok güzel koktu.'' 'ney' ''fırındaki şey aşçı sen değil misin?'' 'haa' elimdeki çileği ağzıma götürürken havada kapmıştı resmen,'hani sen çilek sevmiyordun?' yüzünde şeytanı sırıtışı geride bırakıp,''sen,müziğin ve sevdirdiğin çilek kokun.'' kaskatı kesildiğim kadar kıp kırmızıda olmuştum.Fırından çıkan o değişik sesle kendime gelmiştim,ve servis etmiştim bile, ''kurt gibi acıktım ne zaman piş-'' cümlesi yarım kalmış,çoktan masaya oturmuştu.
''lezizdi teşekkürler.'' masayı toplamama yardım ettikten sonra,odasına çıkmış beni yeniden yalnız bırakmıştı her zaman yanımda olacak hali yok ya.Ben de yıldızları özlemiştim,çatıya çıkıp çoktan uzanmıştım.Düşüncelerimin içinde boğulmadığım tek geceydi ta ki; 'karanlığın sabrı sonsuzdur,elinde sonunda yıldızlar söner'cümlesi ve kuzeyin, 'yıldızımsın' demesi üzerine, gözümden firar eden bir kaç damla göz yaşı.Karanlığına kucak açan kolları hissediyorum göğsümde,sıkışıyor ruhum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Haykırış-TAMAMLANDI-
Teen FictionHAYKIRIŞ#2 İTİRAF #10 Müzik#10 RUH #100 Karanlığına sürükleyecek tanıdık dudakları gözlüyorum şimdi. Şarkı mırıldanıyorum,bir sağıra bir umut duyar beni. Karanlığın içine bir kere girdiğinizde asla eskisi gibi olamazsınız. Ruhum karanlığının pranga...