5. Bölüm

3.1K 246 124
                                        



-Yalan-


**


*Hong Kong / Çin*


''Onu bulduk efendim.''

Büyük bir masanın arkasında oturan genç adam ilk başta şaşırsada bunu üzerinden çabucak attı ve keyifle gülümsedi. Uzun süredir beklediği bir haberdi ve sonunda duyabildiği için mutluydu. Evet, uzun zamandır beklediği bu haber kesinlikle onu mutlu etmişti.

''Nerede?''

''Güney Kore'de efendim.''

''Bunca zaman orada mı saklanmış?'' merak ettiği şey aslında buydu. Elinden kaçmayı başardığı için onu taktir etmişti evet, fakat bunca yıl saklanmayı başardığı için artık hayranlık duyuyordu. Sanki buhar olmuştu. Kızıl'ın ölmesinde parmağı olduğunu öğrendiğindeyse onun profesyonel olduğundan emin olmuştu. Kızıl o çocuğa güvendiği için hata yapmıştı ve bunun bedelini canıyla ödemişti. Arkasında büyük bir sorumluluk bırakmıştı. Küçük bir çocuğun omuzlarına büyük, çok büyük bir sorumluluk...

''Evet efendim, gerçek ismine ve bütün işlerine ulaştık.''

Elindeki mavi dosyayı genç patronuna uzattığında diğeri ona eliyle çıkabiliceğini işaret etmişti. Önündeki dosyada dört yıl önce aralarına sızan çocuğun yeni bir fotoğrafı vardı. Yavaşça fotoğrafı eline alıp baktı. Üzerinde havalı bir takım elbise vardı ve arabasına biniyordu. Bir başka fotoğraftaysa yanında birkaç adamla yürüyordu. Tanıdığı yüzün artık büyümüş olduğunu fark etti genç adam. Hemen yanında yürüyen adamı da tanıyordu. Çin'de olduğu dönem yanında olan adamdı. Fakat farklıydılar... Dört yıl önce gördüğü gözler değildi bu fotoğraflardaki. Daha acımasız olabilir miydi? Dosyanın ilk sayfasında gördüğü ismi yüksek sesle söyledi.

''Kim Namjoon.'' Bir şirketin başkanı pozisyonundaydı ve bu genç adamın daha fazla şaşırmasına neden oldu. Onu küçük bir köstebekten ibaret sanıyordu. Büyük bir gücün arkasındaki küçük köstebek... Yanılmıştı bu adam tek başına bir güçtü, K&L ortaklığı büyük bir rakipti. Arkasında ki büyük adamı merak etmiş olsa da araştırmayı sonraya bırakabilirdi. Önceliği Namjoon'du. Şimdi babasının intikamına odaklanmalıydı sonra büyük balığın peşine düşebilirdi. Telefonu kaldırıp sekreterini tuşladı. Bayan Li hemen cevaplamıştı.

''Buyrun efendim.''

''Kore'de ki ortaklarımızı ara ve onlara yarın öğlen orada olacağımı söyle. Bir de uçak bileti ayarla.''

''Ama efendim-'' yaşlı kadının itirazını kesin bir şekilde engelledi.

''Dediğimi yapın Bayan Li.''

Telefonu kapatıp arkasına yaslandı. O zamanlar onun Japon olduğunu, isminin Han olduğunu sanıyorlardı. Adam usta bir şekilde aralarına sızmış ve güvenlerini kazanmıştı. O dönem Kızıl'ın en parlak günleriydi. Genç adamın babasının ölümünün ardından, Han ve yanındaki adamı Çin'den kaybolmuştu. Çok zaman geçmeden de, Kızıl'ın bir suikaste kurban gittiği ve bunu yapanın Han olduğu anlaşılmıştı.

''Seni görmek için sabırsızlanıyorum Han." diye mırıldandı genç adam. "Yoksa Namjoon mu demeliyim? Hangisi gerçek ismin?''


**

**


Kirletme HayallerimiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin