7. Bölüm

2.8K 254 220
                                        


-Hatırlamak-



''Ben seni ziyaret etmeyi düşünüyordum.'' Jeon Jungkook sakin bir şekilde ona uzatılan eli sıkarken söyledi ve karşısındaki genç adama gülümsedi.

''Geldiğinden yeni haberim oldu, daha erken gelmek isterdim yanına.'' Namjoon karşısındaki sandalyeye otururken otelin restorantında dolaştırdı bakışlarını. Taehyung hemen yanındaki masaya oturmuştu ve onu kolluyordu.

''Çin'de işleri sen yürütüyormuşsun. Kaybın için üzüldüm. Bay Lie'yi severdim.'' Namjoon'un sakin bir şekilde konuşması genç adamın bütün öfkesinin tekrar alevlenmesine neden olmuştu.

''Senden haber alamayınca seni de kaybettiğimizi düşünmüştüm ama sen buradaymışsın!'' Jungkook ellerini açıp garip bir şekilde gülerek söylediğinde Namjoon karşısında ki genç adamın dört yıl önce tanıdığı çocuk olmadığını anlamıştı. Gözlerinde gördüğü karanlık şeyi daha az önce başka bir adamda daha görmüştü.

Kim Seokjin gibi bakıyordu Jungkook. Artık kaybedeceği bir şey olmayan gözü kara bakışlardı bunlar...

''İşler değişti, buradan kesin emir aldığımda geri dönmek zorunda kaldım ve-''

''Daha ne kadar devam edeceğiz oyuna?'' Jungkook sert bir şekilde lafını böldüğünde Namjoon derin bir nefes aldı.

''Eğer istemiyorsan oynamayız.'' karşısındaki öfkeli adama göre daha sakin konuşuyordu büyük olan. Kim Seokjin'in lafını dinliyordu aslında. Gövde gösterisi yapmıyordu. Ağırdan alıyordu.

''Seni öldüreceğim.'' genç adam sanki çok normal bir şey söylüyormuş gibi konuşmuştu.

''Öldür o zaman.'' diyen Namjoon'da ondan geri kalmış değildi. Kollarını iki yana açmış diğerine bakıyordu doğrudan. Pek inanmış gibi durmuyordu Jungkook'un tehditine.

''Henüz değil Namjoon. Daha süründüğünü görmedim.'' Jungkook intikamı için yemeğinin yeterince soğuduğunu biliyordu. Dört yıl geçmişti ve o işleri sıfır noktasından tekrar toparlamış, adam etmişti. Bu süreçte bilenmişti. Sakinleşmişti. Biraz daha bekleyebilirdi. Onun zaaflarını öğrenip, nereden vuracağını iyice öğrenene kadar bekleyebilirdi.

''O zaman beni öldürmen zaman alacak.'' oturduğu yerden kalktığında söyledi Namjoon.

''Arkanda kim var Kim Namjoon?'' diye sordu Jungkook.

Masadan birkaç adım uzaklaşmış olan adam geri dönüp hala sandalyesinde rahat bir şekilde oturan genç adama baktı. İkisi de biliyordu ki bu sadece ikisinin olduğu bir deniz değildi. Herkesin arkasında bir başkası vardı ve Jungkook kendisinin tarafında olanların en büyüğüydü. Namjoon'sa henüz tamamen işleri kontrol altına alabilmiş değildi.

''Bu önemli mi? Derdin benimle.'' Namjoon tek kaşını kaldırıp sorduğunda Jungkook'ta oturduğu sandalyeden kalktı.

''Sadece merak... Onunla tanışmak isterim.'' Masanın arkasından çıkıp ellerini ceplerine koydu genç adam. Namjoon kısa süre karşısındakini tarttı. Kendisinin izini bulduğuna göre Lee Jung Woo'nunda izini rahatça bulabilirdi.

''Benim tanıştırmamı beklememeni öneririm.''

Arkasını dönüp hızla uzaklaştı oradan. Bu herifi sevmemişti, anlaşabileceğini düşünüyordu fakat çok açık ve netti ki imkansız bir ihtimaldi. Bunca zaman bu işin peşini bırakarak hata etmişti. Bu herifi önemsemeyerek hata etmişti.

Kirletme HayallerimiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin