-En Masum-
**
**
*Bir gün önce*
''Bizi oyalıyor.''
Namjoon odanın içinde deli gibi dönerken mırıldandığında Seokjin oturduğu koltuktan kalktı.
''Oyunu seven bir çocuk demek ki...''
Ji Young'un onları götürdüğü harabe gibi evde bulabildikleri tek şey küçük bir nottu. Jungkook'un imzasını taşıyan ve Namjoon'un bütün öfkesini yerinden oynatan küçük bir not.
'Ce! Yine yakalayamadın!'
Namjoon Ji Young'u konuşturmayı denesede adamın bir şey bilmediği açıktı. Onun leşini Jungkook'a küçük bir hediye olarak o harabe yerde bırakmışlardı.
''Yoongi'den hala ses yok mu?''
Namjoon, Seokjin çıkmak üzereyken sorduğunda dönüp kapının kolunu kavrayan adama baktı. Seokjin de omzunun üzerinden Namjoon'un korkutucu yüzüne baktı. Öfkesi tamamen kontrolden çıkmış bir adam için gerçekten sakin görünüyordu. Bu hali ürkütücü gelmişti Seokjin'e.
''O sadece bir postacı Namjoon. Jungkook'a hemen ulaşamaz.'' dedi. Kapıyı açıp çıkacakken tekrar dönüp Namjoon'a baktı. ''Posta demişken, yarın teslimat var. Aynı yerde.''
Namjoon sıkıntıyla saçlarını karıştırdı. Böyle bir zamanda işle uğraşmak istemiyordu.
''Ne kadar istiyorsun?'' diye sordu.
''Aynı, fiyatı düşürmezsen miktar değişmez.''
''Siktir git Seokjin.''
Seokjin bir kahkaha atıp odadan çıktığında Namjoon bir süre dışarıya baktı. Yine yağmur başlamıştı. Eğer biraz daha onu bulamazsa delirmeye başlayacakmış gibi hissediyordu. Cebinden telefonunu çıkarıp bir numarayı tuşladı.
''Yoongi'den bir şey çıktı mı?''
''Herif hayalet gibi patron. İki küçük bara teslimat yaptı sonra kayboldu.''
''O lanet herifi takip etmek ne kadar zor olabilir ki?'' Namjoon dişlerinin arasından sorduğunuda küçük bir sessizlik oldu. Namjoon derin bir nefes aldı.
''Ilhoon, Seokjin'i de takip et. Aldığı nefesten haberin olsun.''
''Peki efendim.''
Telefonu kapatıp derin bir nefes aldı. Karanlık gök büyük bir şimşekle aydınlandığında gözlerini kapattı. Jimin böyle gecelerde huzursuz olurdu. Uyuyamazdı.
''Özür dilerim.'' diye mırıldandı. ''Seni bulacağım. Bulacağım ve o lanet veleti geberteceğim. Ne olursa olsun...''
**
**
**
Seokjin, Namjoon'un iç karartıcı ofisinden çıktıktan sonra otoparkta onu bekleyen Hoseok'un yanına gitti.
''Taehyung nerede?'' diye sordu doğrudan.
''Namjoon'un bir işini hallediyormuş.''
''Ne işi?'' Seokjin onun için açılmış kapıyı görmezden gelip şoför koltuğuna kuruldu. Camı açıp kardeşine baktı. Hoseok derin bir nefes aldı. Bu şekilde sorgu edilmeyi sevmiyordu. Taehyung'un gammazı olmaktan nefret ediyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kirletme Hayallerimi
RomansGeçmişinden kaçarken, yine geçmiş kurtarabilir mi bir kalbi? Peki bir insan kendisinden kaçabilir mi? Hayaller bir gün kirlenir mi?
