Hemen cevap verecekti annem,onun cevabını almadan bu olaya olumsuz baktığını anladım ve o konuşmadan tekrar konuşmaya başladım.
"Anne lütfen buna izin ver bari! Hem bütün arkadaşlarım orda olacak. Belki onları son kez göreceğim,lütfen!" çok büyük bir hızla söylemiştim anlamamasını bekledim ama anlamış. Tabiki de olumluya çeviremedim düşüncesini. Koltuğa oturtturdu ve 2 saat nutuk çekmeye başladı. -Klasik annem -,- -
"Kızım seni korumaya çalışıyorum. Neden anlamıyorsun bunlar tehlikeli işler.Seni onlardan koruduğum için teşekkür etmek yerine her zaman bana kızıyorsun."
"Onlar dediğin benim babam ve- ne diyeceğimi bilmiyordum.- ve..."
"Bak baban dışında hiç birisini tanımıyoruz." Doğru söylüyordu hiç birini tanımıyordum. Babam dışında başka avcı olabilir miydi? Neredeyse bu aralar ilk defa anneme hak vermiştim. Kim olduklarını nasıl avlandıklarını ne de başka bir şeylerini biliyordum. Tek bildiğim Babam ve yanındakilerin şeytan avladıkları. Uzun süre boşluğa anlamsızca baktıktan sonra anneme döndüm. Kaygılanıyordu benim için. Ölebileceğim için kaygılanıyordu...Sahi ölür müydüm?
"Haklısın beni koruyorsun sana haksızlık etmiş olabilirim." Çok pişman gözüküyordum. Öyleyim de.
"Tatlım. Üzülmeni istemem ama maalesef bu iş sana göre değil. Bu iş babana veya diğerlerine bile uygun değil. Tanrı şeytanların üstesinden gelir." deyip sarılmıştı. Biraz sarıldıktan sonra göz yaşlarım usulca akmaya başladı.
"Ölmeni istemiyorum..."defalarca tekrarladı onun da ağladığını farkettim. Göz yaşları birer birer başıma damlıyordu.
"Ölmek çok mu zor anne? O labirent gerçekten bundan daha mı kötü?" Korkak değildim Güçlüydüm ama ölmek çok zor.
Soruma cevap vermedi annem. Kim bilir büyük babam hakkında neler düşünmüştür. O ölmeden önce yaşadıkları anıları, sohbetleri...
"Bunları boşver hadi odana çıkalım ve bavulunu hazırlayalım. Kampta da en şık ve güzel kız sen ol benim meleğim" yaşasın! İzin vermişti. Belki de bana güveniyordu. Belki.
Kot pantolonlar,tişörtler,eşofmanlar uyku tulumu vb. araç gereçleri bavula sıkıştırdım. Annem benim çok elbise kullandığımı bildiği için büyük bavulu getirdi bu yüzden sıkıntı olmadı yerleştirmemde. Herşeyi yerleştirdiğimde çok yorulduğumu farkettim. Esnemeye başladım. Uykumu alamayınca çok kötü oluyordum bu yüzden hemen yattım.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Kötü bir rüya görmüştüm. Korkuyordum ama sakinleştim.Saate baktığımda 01:56 idi. Saçım yine kötüydü. Kıvırcık ve ya düz olsa yine bir çaresi olurdu. Ama benim ki hafif dalgalıydı. Belkide düz,herneyse. Saçımı örüp makyajımı yaptım. Tabiki giyecek bir şey bulamadım. Sonunda kırmızı Victoria Secret kapşınumu ve siyah pantolonumu giydim. Güzel bir kızmıydım bilmiyorum ama okulumda çok popülerdim, herkes çok severdi beni.
Yavaşça aşağıya indim. Annem yine içmişti. Bunu hiç sevmezdim. Yani içki içmesi beni üzüyordu. Ayağı kalktı ve beni öptü.
"Hadi seni okula kadar bırakayım."
"Anne hayır ben giderim. Çok kötü gözüküyorsun biraz dinlen." Kapıyı kapatmadan sweatshirt'ümle aynı renkte olan beremi saçımı bozmayacak bir şekilde taktım. Anneme sıkıca sarıldım Mia'yıda öptükten sonra evden çıktım.
Bir taksi çevirdim. Okula vardığımda Lawrence ve diğerleri bahçede konuşuyorlardı. Otobüse binmeyi tercih ettim. Her yer bomboştu, en uygun yere geçtim. Kulaklığımı takıp Beatles'in şarkılarını dinlemeye başladım. John Lennon'un müthiş sesi beni benden alıyordu. Gözlerimi kapattım. Yanıma birisi oturmuştu ama ona bakmamış,sadece içimle kavga ediyordum. Düşüncelerim beni eritiyordu. Bense sadece bitmesini bekliyordum.Yol...Çok uzun bir yolculuk başlıyordu.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Beni uyandıran bu sefer alarm değil Law'ın cırtlak sesi oldu.
"Kızım kalk ya herkes uyuyor ,canım çok sıkıldı."
"Rahat bırak beni! Uykumdan uyanmayı sevmem."
"Ya lütfen kalk Nicole !" Yavaş yavaş uykum kaçmıştı ne de olsa Law sesi. Yavaş yavaş doğruldum. Belim çok ağrıyordu. Gördüğüm rüya çok korkunçtu. Ürkmüştüm. Yine aynı rüyaydı.Takılıp duran film sahnesi gibi kendini yineliyordu hayatım. Telefonuma baktım tam 20 tane cevapsız arama. Hepsi annemdi. Mesajlara girip ona iyi olduğumu yolumuzun çok az kaldığını yazdım ve kameraya tıkladım herkes uyumuşken rahat rahat fotoğraf çekilmek gibisi yoktu.
"Biraz karanlık. Tabi saat 5. İstersen flaşla çek." Dedi. Law bu yıl en mantıklı cümlesini sarf etti diyebilirim.
"Doğru söylüyorsun law."
"Bana Law demesen. Bu kısaltımı sevmiyorum artık." Bu kısaltma çok hoşuma gidiyordu oysa ki Law...
"Tamam Law. Ay pardon Lawrence."
Fotoğraf çekilip en güzelini instagramda paylaştım. Muhteşem avcınız(!) yeni bir fotoğraf attı. Gerçekten bunu dünden beri kaçıncı kez düşündüğümü bilmiyorum ama galiba bu avlanma dedikleri şey benim gibi kızlara uygun değildi.
Daha çok sert kızlar bunu yapar koluna top çarpsa ağlayacak kızlar -yani ben- yapamazdım. Beceremezdim. Otobüs medeniyet lafına tepki olarak doğmuşçasına yaratılmış bir alanda durdu. Öğretmen herkesi uyandırmayı başardığında ormanın derinliklerinde kamp yapabileceğimiz bir bölge aradık ve çabucak bulduk.
Hemen çadır kurduk. Hoca görevler veriyor bizde yapıyorduk. Clara, Lawrence ve bana odun,ağaç dalı, çalı çırpı toplamamızı istedi. Bu karanlıkta 3 ödlek! Korka korka ağaçların arasına girdik. Clara bağırmaya başlayınca kendimi tutamayıp ben de bağırdım. Ne olduğuna baktığımda da küçük bir sincap gördüm.
Biraz daha derinlere gitmeye başladım farketmeden . İleri,daha da ileri gidiyordum. Boş bir alana gitmiştim. Yerde daire içinde yıldız olan bir kolye gördüm. Bakır rengi olması dikkatimi çekmişti bu aynı...bu aynı SUPERNATURAL SİMGESİ GİBİYDİ. Çömelip avucumun içne aldım. Birden bir gölge belirdi. Yukarıya baktığımda. Güzel gamzesini saklayan bir çocuk vardı. O gülmüyordu ama ben onu tanıyor gibiydim. Aklıma dank diye oturdu. Bu oydu!
"Burda ne işin var senin. Hemen burdan gitmelisin. Koş ne duruyorsun!" Hiç birşey yapmadım.
"Sana diyorum burdan git." Koşarak uzaklaştım. Hayatımda hiç bu kadar hızlı koşamamıştım. Lawrence Clara hocamız hatta herkes endişelenmişti. Lawrence koşarak yanıma geldi.
"İyi misin? Soluk soluğa kalmışsın. Bizi çok korkuttun!"
"O oydu?"
"Kim kimdi?"
"O"
Merhaba arkadaşlar. İlginiz için çok teşekkür ederim. Bu bölümü biraz uzun tutmaya çalıştım sizin için umarım beğenirsiniz. Oylamayı unutmayın :) Sizleri seviyorum!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KEHANET
Mystery / ThrillerHayatın içinden bir genç kız... Saklı mektuplar,acı gerçekler... Ve aşkın romantik büyüsüne dair gizemli bir hikaye. KEHANET.Şimdi gerçek oluyor...
