~DOKUZ~

241 32 16
                                        

"Su bana bi baksana..."

Omzundaki başımı kaldırıp ona baktım. Gülümseyerek bana bakıyordu.

"Ne oldu Koray?"

Bir eliyle saçımı okşarken diğer eliyle yanağımı kavradı. Bu hareketine kısaca gülümseyip bakışlarımı ona çevirdim.

"Çok güzelsin..."

Beklemediğim bir anda söyledikleri utanmama sebep olmuştu. Gözlerimi ondan ayırmayıp bakmayı sürdürdüm.

"Kırmızı yanaklı Su..."

Kaşlarımı çatıp ona baktım.

"Kızma bana hayatım yanakların seni ele veriyor..."

"Benimle neden uğraşıyorsun?"

Köşeye sıkışmış olmakla birlikte aklıma geleni söyleyivermiştim.

"Çünkü seni seviyorum..."

Gülümseyip aklımdan geçeni söyledim.

"Ben de seni seviyorum..."

Saçımı okşayan eli durmuş, şaşkınca bana bakmıştı. Ne yani sevmediğimi mi düşündü?

"Su..."

Gülüp konuştum.

"Koray..."

"Sen az önce ne dedin?"

Hareketsiz kalan ellerini tutup üzerine koydum. Oturduğum yerde omzuna başımı koyup bir elimle ellerini kavrayarak konuştum.

"Seni seviyorum dedim..."

Uzunca saçımdan öptükten sonra elimdeki ellerini çekip kollarını bana sardı. Yüzümdeki gülümsemeyle yerimde dönüp kollarımı ona sardım.

"Seni seviyorum karıcığım..."

"Seni seviyorum kocacığım..."

Tatlı bir ses tonuyla gülüp konuşmaya başladı.

"Kocacığım mı?"

"Evet, benim kocam değil misin?"

Kısaca gülüp yanağımdan öptükten sonra konuştu.

"Kesinlikle öyle..."

🖤

KORAY'DAN

"Abi çok pis işler dönüyor. Tanımadığım bir kişiyle gayet samimi konuştu. Su Hanım'ı ağızlarından atmıyorlar. Gizli gizli konuşuyorlar. Açık vermemeye çalışıyorlar..."

Telefonu sıkıp arkamı döndüm. Karşımda Su'yu gördüğümde belli etmemeye çalışarak gülümsedim. Güzel yüzlüm gülümsememe karşılık verdi.

"Biz dinliyoruz abi. Anlayacağın bu işte burnuma kötü kokular geliyor. Bir hafta yoktun de mi?"

"Evet Fuat. Siz işinize bakın. Sonra telafi ederiz."

"Anladım abi. İyi Geceler."

Telefonu kapatıp masanın üzerine koydum. Önümde hissettiğim hareketlilikle başımı kaldırdım.

"Bir sıkıntı mı var?"

Kaşlarını çatmış hâlde bana bakarken gülümseyip yanıtladım.

"İş..."

Tedirgin hâlde başını sallayıp koltuğa oturdu. Hızla yanına iliştim.

"Sana bir şey anlatacağım..."

Şaşkın hâlde yüzüme bakıp yerinde bağdaş kurarak bana döndü.

"Dinliyorum..."

Bu hareketine gülümseyip kendimi onun pozisyonuna alarak ellerinden tuttum.

"Bundan iki yıl önce mezuniyete geç kalmıştık. O gün birlikte gidecektik mezuniyete..."

"Arabanın lastiği patlamıştı. Hatırlıyorum..."

Birden gülmeye başladığında kaşlarımı çatıp ona baktım.

"Su Hanım bakıyorum da keyfiniz yerinde..."

Yerinde dikleşip gülüşünü dizginlemeye çalıştı. Bana bakarken çekiniyordu. Kaşlarımı havalandırıp devam ettim.

"Sen devam et istersen..."

Boğazını tekrar temizleyip konuşmaya başladı.

"Belli bir sebepten dolayı birlikte gitmek zorunda kalmıştık. Tabi o sebebi hala çözmüş değilim ama... Neyse sonra stresle fakülteye doğru ilerlerken arabanın lastiği patlamıştı. Senin istifini bozmadan değiştirmeye kalkışman..."

"Ve senin başımın etini yemen..."

Aynı anda gülmeye başladık.

"Y-yüzünün boyanmasına n-ne demeli..."

Sözlerine kaşlarımı çatıp sırıtarak konuştum.

"Beyazın üzerine siyah da iyi gitmişti hani..."

Gülmesini arttırdığında afallayarak ona baktım. Ah ben de beyaz gömlek giymiştim.

"Üzerimizle ele verdik birbirimizi..."

Sözlerine gülümseyip gülüşünü izlemeye koyuldum. Onu bu kadar çok mutlu görmemiştim. Gülümsemesi yavaş yavaş solduğunda kaşlarımı çatıp ona baktım.

"Ne oldu?"

"Önemli bir şey değil. Ben susadım. Su ister misin?"

"Her daim yanımda isterim..."

"Koray!"

Sahte kızgınlıkla konuşmuştu. Ben de başımı sallayıp onayladım.

SU'DAN

Sürahi ve bir bardakla salona geçtim. Koray'ın yanına oturduğumda bardağa su doldurmaya başlamıştım bile. Suyu doldurup ona uzattığımda gülümseyerek elimden alıp içmeye başladı. Ben de iki sene önceki mezuniyeti düşünüyordum. Sinir olmuştum o kıza...

"Su burda mısın?"

İrkilip ona baktım. Kaşlarını çatmış hâlde bana bakıyordu. Gülümseyerek elindeki bardağı aldıktan sonra su doldurup içmeye başladım. Birkaç yudumda bitirdikten sonra masaya bırakmıştım.

"Nerde kalmıştık?"

"Alay konusu olmuştuk. Sonra..."

"Neyse devam etmeyelim. Uyuyalım mı?"

Başımı sallayıp kaşlarımı çattım.

"O kız çok sinirime gitti. Umarım karşıma çıkmaz!"

O anı hatırladıkça sinirlerime hakim olamıyordum. Kız üzerime bilerek meyve suyu dökmüştü. Bi dakika, bi dakika... Ahh... Devam ettim.

"İyi ki sevmemişim..."

Gülerek kollarını bana sardığında gözlerimi devirdim. Banane düşünsün...

"Sen beni kıskandın..."

"Evet kıskandım Koray Bey!"

Ne düşündüğü umrumda bile değil! Ben kendimi tam anlamamışken varsın o beni anlamaya çalışsın...

Işığın gözlerimi yormasıyla gözlerim kapanıyordu. Göz kapaklarım ağırlaştığında dayanamayıp gözlerimi kapattım.

KORAY'DAN

Su'yun konuşmaması ile kollarımı ondan ayırıp ona bakmaya başladım. Uykuya dalmıştı Deniz Kızı...

Şu iki gündür bana olan yakınlığı beni mutlu ediyordu. Evet sahte bir evlilik değildi bizimkisi. Kabul ettiğinde ondan şaşırmıştım. O beni seviyordu. Yüreğini bana açmıştı...

Mis gibi saçlarından öpüp kucağıma aldım. Onun için ayırdığım odaya götürüp yatağına bıraktım. Yanına uzanıp saçlarını okşamaya başladım. Gözlerimin kapanmasıyla kollarımı ona sarıp uykuya dalmıştım.

Selamün Aleyküm Kardeşlerim. Yorumlarınızı bekliyorum. Laviiniiyaa ile yazdığımız ikinci ortak kitabımız "DİLDÂDE"ye hepiniz davetlisiniz. Tanıtım yayınlandı. Kitabı ortağımın hesabından yayınlıyoruz. Kendinize iyi bakın. Allah'a emanet olun ❤️

KOD: HUZURBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin