~OTUZ~

151 20 60
                                        


Ocağın altını kısıp yukarı doğru adımlamaya başladım. Canım eşim umarım iyi dinlenmiştir.

Odanın kapısını aralandığımda uyuyor oluşu yüzümü gülümsetmişti. Küçük adımlarla yanına ulaşıp yatağın kenarına oturdum. Elimi saçına daldırıp okşamaya başladım. Çok güzel uyuyordu. Öyle masumdu ki. Kaşı ufacık çatılsın istemiyordum. Ona zarar, kötülük dokunmasın istiyordum. Onu çok seviyorum...

Saçındaki elimi yanağına getirdiğimde gülümsememi büyütüp boşta kalan yanağından öptüm. Ondan ayrılmadan önce duymayacağını bilsem de fısıldadım.

"Seni seviyorum..."

"Bende seni seviyorum..."

Kulağıma dolan sesle yutkunmuştum. Ummadığım bir anda sesini duymam kalp atışlarımı hızlandırmıştı. Küçük bir kız çocuğu olmuştum sanki. Onu ilk gördüğüm anda hüzünle akıttığım yaşlar yerini mutluluğa almıştı. Şimdi gözyaşlarım yüzümden atamadığım gülümsemem eşliğinde akıyordu.

Yerinde hareketlendiğinde başımı hemen göğüsüne yasladım. Endişelensin istemiyordum.

"Su'yum..."

Başımı kaldırıp ona baktım. Endişeli gözlerle bana bakıyordu. Yerinden doğrulmaya başladığında engel olmadım. Belki de sarmalanmak istedim. Bencil değilim...

Kollarını bana sardığında kollarımı boynuna sardım.

"Koray... Ben mutluyum. Mutluyum ya ondan-"

"Karıcığım..."

Tatlı sesiyle burnumu çekip kollarımı ondan uzaklaştırdım. Gözlerimi hızla silip ona bakmıştım. Bana çok güzel bakıyordu. Başımı eğip ellerini tuttum. Yanaklarım yanmaya başlamıştı. Başımın üstünden öpmesiyle başımı kaldırmıştım.

"Koray..."

Güzel gülümsemesiyle beklentili bir şekilde bana baktı. Gözlerimi ondan kaçırmadan konuştum.

"Çok güzel bakıyorsun. Sanki kötülüklere karşı kalkan oluşuyor etrafımda. Öyle huzur sarıyor ki içimi. Ellerini tuttuğumda hafiflediğimi hissediyorum. Çok özelsin. Çok..."

Sanki kelimelerim tükenmişti. Ne dersem deyim eksik kalma hissi beni çekindirmişti. Gözlerini kısıp masumluğunun önüne geçemeyecek sinsi bir bakış attı. Kendince beni sıkıştırmıştı.

"Çok..."

Aklıma gelenle duraksadım.

"Çok... Çok..."

Birden ona döndüğümde kaşlarını hafif çatmıştı. Hararetli hararetli konuşmaya başladım.

"Koray... Koş! Ocak... Ç-çay..."

...

Gülmekten yüzüm kıpkırmızı çıkmıştı.

"Su..."

Uyarır sesle konuştuğunda yerimde hareketlenip masaya doğru döndüm. Saçımı karıştırmaya başlamıştı.

"Yaa Koray..."

"Dua et gıdıklamadığıma, yeterince güldün zaten..."

Ellerimle elini ittirmeye çalışırken gülerek konuştum.

"Ama çok tatlıydın çaydanlıkla..."

Ellerini saçımdan çektiğinde ona döndüm. Kaşlarını havalandırmış, bana bakıyordu. Omuz silkip masaya göz gezdirdim. Derin nefes alıp verdikten sonra yanıma döndüm.

"Hep hamile mi kalsan..."

Sözleri üzerine gözlerimi kocaman açmıştım.

"N-nasıl..."

Omuz silkip bitişiğimdeki sandalyeyi çekti. Kahvaltısını yapmaya başlamıştı bile.

"Koray..."

Başını çevirip konuştuktan sonra hiçbir şey olmamış gibi bütün ciddiyetiyle kahvaltısını yapmaya devam etti.

"Efendim hayatım..."

Önündeki tabağından sertçe çatalım yardımıyla peynir alıp ağzıma attım. Salık olan saçlarım yüzüme doğru geliyordu. Gözlerim dolmuş, burnum sızlıyordu. Ben niye böyle olmuştum...

Saçımda hissettiğim hareketlilikle başımı kaldırdım. Buruk gülümsemeyle bana bakıyordu. Gözleri dolmuştu sevdiğimin...

Elim ona uzanırken dudağını aralamıştı.

"Selim seni çok duygusal yaptı. Ben yüzünün masumluğuna ve tarifini bilmediğim güzelliğinden öyle dedim. Böyle olacağını düşünemedim..."

Yanaklarım kızarırken gülümsemeye çabalamıştım. Tatlı gülümsemesiyle bana baktığında kalp atışlarım hızlanmıştı. Aklıma gelenle ortamı yumuşatmak için konuştum.

"Selim ile düşündük de saçıma örgü çok güzel yakışacak..."

...

Saçımı özenle tararken yüzümden gülümsememi atamıyordum. Öyle dikkatli tarıyordu ki. Sanki farklı bir hareket yapsa bütün büyü bozulacak gibi. Yapbozun parçası gibi. Saçımı naifçe tutuyordu. Örgü yapımında gülümsemesini büyütmüştü. Bu hâline içim heyecan dolarken sözleriyle ne diyeceğimi bilememiştim.

"Senin saçların gibi saçları olan bir kızımız da olmalı bence..."

Bana baktığında elimdeki tokayı ona uzatmıştım. Örgü bitiminden tokayı bağlamıştı. Kızımız... Selim'e kardeş...

"Selim'in abi olmasını çok isterim..."

Yüzümdeki gülümseme eşliğinde konuşmuştum. Gülümsemesini büyütüp bana bakarken karnımda keskin bir ağrı hissettim. Yüz ifademi değiştirmemeye çalışarak dudağımı araladım.

"Selim senin gibi olacak inşallah..."

Yüzünde tedirgin bir hâl sezdiğimde sıktığım yumruğumu gevşetmeye çabaladım. Şimdi art arda ağrılar saplanıyordu. Acıya dayanamayıp konuştum.

"K-koray..."

Hızla yanıma çöküp telaşla konuşmaya başladı.

"Su, Su'yum..."

Yüzümde gülümseme belirirken zorlukla dudağımı aralamıştım.

"K-koray... Selim..."

Selamün Aleyküm Kardeşlerim. Kendinize iyi bakın. Allah'a emanet 💙

KOD: HUZURBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin