the best

57 10 1
                                        

Alp İnci uyanmadan önce hızla yanından kalkıp mutfağa gitti. Kahvaltıyı hazırlaması iyi olabilirdi sonuçta bu gün çok işleri vardı. Hızla masaya peynir zeytin gibi kahvaltılık şeyleri koydu. Patates kızartması ve domates doğradı. Domates çok saçma gözüktü gözüne bu yüzden biber ve biraz daha domates doğrayıp melemen yaptı. Masaya bakıp son eksiklikleri de koyduktan sonra önce Ali'nin yanına gitti "Ali kalk daha evleri yerleştireceğiz elini yüzünü yıka da kahvaltıya geç." Dedi. Ali birden irkilir gibi kalkıp lavaboya koştu. Alp biraz güldükten sonra İnci'nin yanına gitti. Yine sayıklıyordu. "Karanlık adam seni seviyorum" kimdi bu karanlık adam. Babası mı? Başka biri mi? Yada eski sevgilisine koyduğu bir isim mi? Alp bunu aşırı merak etmesine rağmen sormayacaktı. Nasıl olsa sadece rüyasında sayıklıyordu. Yani inşallah öyledir. Sonra onu da uyandırıp mutfağa çağırdı. Bu gün yorucu olacaktı. İkisi de masaya geldikten sonra sohbet ederek kahvaltı etmeye başladılar. Gülüşüp konuşuyorlardı. Dışardan gören birisi kıskanırdı. İnci aniden çığlık attı.
Ali:Ne oldu lan
İnci:Camda Gökhan camda

Alp ve Ali koşarak bahçeye çıktı. Ama en ufak bir yaşam belirtisi yoktu. İnci yine şizofreninin bir oyununa kurban gitmişti.
Ali:İnci ilaçlarını kullanıyor musun?
İnci: Hayır bu konuyu açma lütfen.

Ali gönülsüz de olsa kafasını sallayarak masaya oturdu. Kahvaltıya devam ettiler ama bir kere kaçmıştı iştahları. İnci ayaklandı "Ben doydum sizde gelirsiniz" diyip kapıya çıktı. Gökyüzüne baktı "Allah'ım neden ben?" Dedi. Aslında isyan etmeyi sevmezdi bu zamana kadar da hiç isyan etmemişti ama artık dayanamıyordu. Aslında doğru da buydu bunca şey neden bu kızın başına geliyordu ki?
.
.
.
Ali ve alp de çıkmıştı. İlk önce İnci'nin evine gidip oradaki eşyaları yüklediler. Güzelce diğer eve yerleştirdiler.  İnci hiçbir şeyin ucundan tutmadı ve Ali ile Alp e taşıttı her şeyi. Birde utanmadan gülüyordu. Ali kafasına bir tane geçirdi Alp de "İyi yaptın sen yapmasan ben yapacaktım" dedi. İnci hala gülüyordu. Ama zar zor da olsa kendini susturdu.
.
.
.
Alp'in evinin eşyaları vardı sırada. Onları yükleyip gidip eve koyacaklardı. Ama artık dermanları kalmamıştı. Ali mahalleden birkaç kişiyi çağırıp para karşılığı eşyaları taşıtmaya başladı.

Tamamen evi duzelttiklerinde sıra İnci'deydi onlar taşımış İnci de temizlik işini yapacaktı. Eline süpürge kova camsil gibi şeyleri alıp bir önlükle salona girdi. Şimdi gülme sırası Ali ile Alp deydi. İnci temizlik yapıyor bu ikisi de gülüyordu. İnci bazen onlara bağırıyor susturuyordu ama sonra tekrar başlıyorlardı.
.
.
.
Teknik işi sonunda bittiğinde İnci elindeki bezi fırlatıp kendini de yere attı. "Ahhh ölüyorum" diye bağırıyordu.
İnci:Ya farkında mısınız su an saat gecenin 1 i ve biz bu gün sabah kahvaltısı dışında bir şey yemedik.

İnci bunu söyler söylemez kapı çaldı. "Gökhan mi?' diye sordu İnci. Ali kafasını hayır anlamda sallayıp kapıya gitti. İki dakika sonra elinde kola ve 6 kutu pizza ile geri döndü. Hepsinin bir anda keyfi yerine geldi. Güzelce masaya oturup yemeye başladılar. Gülüşüp duruyorlardı. Yemekten sonra acı bir Türk kahvesi içtiler ve uyumak için evlere dağıldılar. İnci kendi odasına gitmişti. Odanın perdesini kapatacakken tanıdık bir sima ona el sallıyordu. Gökhan Gökhan gelmişti. Ama ya hayalse sabah da görmüştü. İnci neye inanacağını bilmiyordu. Perdeyi çekip yattı. Birkaç saniye sonra uykuya daldı.

TEHLİKE  (Tamamlandı)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin