Sabah okdigunda Alp İnci'den önce uyandığı için mutfağa geçti. Bir yandan kahvaltı hazırlarken bir yandan da itiraf için kendine gaz veriyordu. "Yapabilirim, söyleyebilirim" diye kendini telkin ediyordu. İnci mutfağa geldi. Yüzünde gram bir gülümseme yoktu. Somurtarak masaya oturdu. Kahvaltıyı hazırladığı için Alp'e teşekkür etti. Ama tabanındaki zeytin ile bir o tarafa bir bu tarafa oynuyordu.
Alp:O zeytini artık ağzına at hadi.
İnci: Dalmışım kusura bakma.
Alp kafasını salladı. Ne yaşadığını bilmiyordu ama onu anlıyordu. Böyle bir gecenin sabahında o da hiçbir şey yiyemezdi. Kafasını dağıtmak için birşeyler yapmaya karar verdi.
Alp:İnci bu gün seninle pikniğe gidelim mi?
İnci: Canım istemiyor ya boşver.
Alp:O zaman gezelim
İnci:Evden çıkmak gelmiyor içimden sen gidebilirsin Ali'yi de al biraz gezin
Alp:O zaman Ali de gelsin evde oyun oynayalım zaten saat 12 oldu çoktan uyanmıştır.
İnci:Yok ya benim uykum var uyuyacağım.
Alp:İnci neden böyle yapıyorsun?
İnci: Asıl sen neden böyle yapıyorsun?
Alp:Nasıl yapıyorum İnci?
İnci:Sürekli benimle ilgileniyorsun, kafamı dağıtmaya çalışıyorsun, yanlız bırakmıyorsun, bir kağıda imza attın diye bunları yapmak zorunda değilsin senin de bir hayatın var merak etme sana söz ben ilaçlarımı kullanırım sen gidebilirsin benimle ilgilenmene gerek yok!
Alp:Evet seninle ilgilenmeme gerek var.
İnci:Ya neden neden?
Alp: Çünkü seni seviyorum İnci seni seviyorum anladın mı?
İnci:Ne?
Alp:İnci seni çok seviyorum benimle birlikte olur musun? Seni gerçekten mutlu ederim söz veriyorum.
İnci:Alp...
Alp:Evet
İnci:Ben ne diyeceğimi bilmiyorum.
Alp:Evet de hayatımın geri kalanını sana vereyim.
İnci: Olmaz Alp olmaz.
Alp ilk başta üzülüp kafasını önüne eğdi. Sonra İnci'den gelen ağlama sesini duydu. Kafasını kaldırıp İnci'ye baktı.
Alp:Neden ağlıyorsun?
İnci:Sana layık değilim Alp bu yüzden.
Alp:Neden inci neden böyle düşünüyorsun ki?
İnci: Çünkü...
Alp: Çünkü ne İnci söyle artık lütfen hadi.
İnci: Çünkü birisi bana tecavüz etti tamam mı oldu mu bütün bunları da bu yüzden yaptım ölmek istedim Alp ölmek...
Alp bir anlık sinirle ayağa kalktı. Şu an o insanı eline verseler canlı canlı yakardı.
Alp:Kim yaptı bunu sana?(!)
İnci bir süre sessizliğini korudu. Sözde söylemeyecekti ama bir kere ağzından kaçmıştı işte. İnci kafasını söylemem anlamında salladı. Alp soruyu tekrarladi "Kim yaptı dedim İnci?". İnci ağzında hayalî bir fermuar varmış gibi susuyordu. Alp sinirden düşünemiyordu bile. Sonra kafasına birden dank etti "Gökhan dimi" dedi. İnci daha fazla kendini tutamadı ve ağlamaya başladı. "Tabi ya nasıl aklıma gelmedi bu şerefsizliği anca Gökhan yapmış olabilir. O iti öldüreceğim." Dedi. Alp İnci'nin ağlamasını bile girmuyedu. Ofkesinden deli olmuştu. Sonradan İnci'ye baktı. Ağladığını daha yeni fark ediyordu. "Özür dilerim, özür dilerim İnci" dedi ve sarıldı. İçtenlikle sarılıyordu. Sinirini şimdilik bir kenara bırakıp İnci ile ilgilenmeye karar verdi.
Alp:İnci ben seni çok seviyorum böyle bir şeyde senin suçun yok lütfen kendini suçlama. Ben seni çok seviyorum lütfen lütfen bana izin ver seni mutlu edeyim.
İnci daha fazla ağlamaya başladı. Alp sarılmayı bırakıp göz yaşlarını sildi. Sinirli olsa da gülümsemeye çalıştı. "Kabul ediyor muauny?" Dedi. İnci birkaç saniye gözlerine baktıktan sonra kafasını evet anlamdind salladı. Alp sevinçle İnci'ye tekrar sarıldı. "Bu kollara iyi bak İnci bundan sonra seni asla bırakmayacak iki kol seni sarıyor" dedi. Mutluydu ayrıca sinirli. Gökhan'a yaptıklarının bedelini ödetecekti. Onu öldürmesi gerekse bile bunu yapacaktı. İnci'yi kaldırıp lavaboya götürdü. Elini yüzünü yıkayıp ilaçlarını verdi. Salona getirip koltuğa oturtturdu.
Alp:Anlatmak ister misin?
İnci kafasını olumlu anlamda salladı artık hazırdı bunu biraz daha anlatmazsa kafayı yiyebilirdi. Alp bir bardak su alıp İnci'nin önüne koydu. Ve anlatmaya başlaması için kafasını salladı.
İnci:O gün sizdeydik Ali sen ben Nazlı oyun falan oynamıştık. Gülerek eve geldim. Kapının arkasında duruyormuş. Birden geldi. Çok çırpındım ama beni şurada duran bir koltuk vardı ya yaktığım oraya getirdi. İmdat diye bağıramadım ağzımı kapatmıştı. Ellerimi bir eli ile tutarken diğer eli ile kıyafetlerimi yırtarak çıkarttı. Sonra olanlar oldu. Deli gibi ağladığım dışında pek bir şey hatırlamıyorum. Üstünü giyip evden çıktı. Ben ağlıyordum gerisini hatırlamıyorum. Diğer gün sana evde kalacağım uyuyacağım dediğim gün çok fazla içki içtim. O kadar sarhoş olmuştum ki kendimi kestiğimi bile hatırlamıyorum. Hastaneden geldiğim gün Nazlı'yı Gökhan olarak gördüm sonrasını yine hatırlamıyorum. Sen gelmişsin koltukta uyuya kalmışsın bende o olayın olduğu koltuktaydım. Daha fazla o koltuğu görmek istemedim. Bu yüzden seni bayıltıp kapıya koydum üşüme diye üstüne de mont örttüm. Koltuğa kolonya döküp yaktım. Birden ateş etrafa sıçramaya başladı. Ev tamamen yanıyordu. Gözlerim de yanmaya başladı. Sonra yere düştüm. Sonunda dedim sonunda ölüyorum ama ölmeyi bile beceremedim.
Alp:Tamam İnci sen ölmek zorunda değilsin insanlar sana bunları yaptı diye sen ölmek zorunda değilsin onlar ölmeli bir şekilde cezalarını çekmeli. Merak etme Allah öyle bir Allah'tır ki yaşattığını yaşatmadan hiçbir kulunu yanına almaz.
Alp bunu söyler söylemez İnci'nin gözlerine baktı. Uykulu bir hali vardı. Sakinleşsin diye uyku ilaçlarını da vermişti. Anlaşılan şimdi etkisini göstermeye başlamıştı. Gidip İnci'nin kafasını kendi omzuna koydu "Uyu bakalım prensesim benim omzumda güvendesin." Dedi. İnci istemese de uyku bastırmıştı çoktan. Birkaç saniye sonra uykuya daldı. Alp içinden "Seni öldüreceğim Gökhan" diye ardı ardına tekrar ediyordu. Belki öldüremezdi ama onu güzel bir benzeteceği kesindi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TEHLİKE (Tamamlandı)
Misterio / SuspensoKapılarını aç bu kitap seni alıp bambaşka yerlere götürecek. Bazen herşeyin mantılı bir açıklaması yoktur... Komşunuz bir seri katil Yeni taşındığınız ev sizin için bir tehlike Onun katil olduğunu tek siz biliyorsunuz ve bunu kanıtlayamıyorsunuz p...
