yabancı

72 10 9
                                        

İnci gözlerine vuran güneş ile zar zor da olsa gözlerini açmıştı. Şarjdaki telefonunu görür görmez Ali'yi aramak için ayağa kalkmaya çalışmıştı. Ama bacağındaki saplanan acı buna engel olmuştu. Yanlışlıkla acı ile birden bağırmıştı. Aniden odanın kapısı açıldı içeriye yabancı bir çocuk gitmişti. Takım elbisesi beyaz üç düğmesi açık gömleği ve bebeksi yüzü ile çok fazlasıyla yakışıklı gözükmüştü İnci'nin gözüne.
Yabancı:İyi misin?
İnci:Evet iyiyim sadece ayağa kalkmaya çalıştığım için biraz bacağım acıdı ne oldu böyle.
Yabancı: Öncelikle tanışmaya ne dersin ben Alp senin ismin ne?
İnci:Benim ismim inci memnun oldum Alp.
Alp: Öncelikli olarak ben sana ne olduğunu değil sen bana mezarlıkta o saatte ne işin olduğunu anlat.

İnci gördüklerini ve olanları bir bir anlattı hiçbir detay atlamamıştı.
Alp:Ne yani cidden ölen anneni mi gördün sen şizofren misin?
İnci:Nereden bildin?
Alp:Neyi
İnci:Şizofren olduğumu
Alp:Sadece dalga geçtim cidden öyle misin?
İnci:Malesef yaklaşık 5 yıldır bu hastalık ile cebelleşiyorum.
Alp:Senin için üzgünüm
İnci:Sıra sende anlat bakalım ne oldu?
Alp: Köpeğimi gezmesi için dışarıya çıkarttım evim hemen o mezarlığa giden yürüyüş yolunun üst tarafında pencereden baksan görürsün. Her neyse çıktım köpeğim tam oradan geçerken birden bire havlama ya başladı nasıl yaptıysa bir anda elimden ipi çekip aldı. Mezarlığın içine daldı. Arkasından koştum ve bir köpek daha gördüm benim köpeğim ona havlıyordu o köpek de yerde bir şey yiyordu. Yani ben öyle gördüm. Sonra köpeğimi almak için oraya geldiğimde köpeğin seni ısırdığını gördüm. Benim sesimi duyar duymaz kaçtı tabi benim köpeğim de onun peşinden gitti daha dönmedi inşallah döner. Sonra seni aldım aşırı donmuş haldeydin kan akışının durduğunu bile uzaktan bakan bir insan anlayabilirdi bende alıp eve getirdim yarana pansuman yaptım kusura bakma evde pek bir şey bulamadığım için bunları giydirdim sana ama merak etme bakmadım.
İnci:Köpeğin için gerçekten üzgünüm geri gelir mi?
Alp: Bilmiyorum ama inşallah gelir. Sıcak çikolata ister misin?

İnci kafasını salladı. Alp incinin kolundan tutup kalkmasına yardım etti. İkisi beraber mutfağa indiler. Daha masaya bile oturmamışlardı ki kapıda bir köpek sesi duyuldu. Alp "Bu o" diye sevinçle kapıya koştu. Kapı açılır açılmaz köpek Alp'in üstüne atlamış ve yüzünü yalamaya başlamıştı. Alp gülmekten kendini zar zor alıp ayağa kalktı. Köpek inciyi görür görmez yanına gitti kokladıktan sonra üzgün köpek sesi çıkarmıştı. İnci köpeğin kafasını sevdiğinde köpek mutlu mutlu kuyruğunu salladı. "Sen çok özel bir köpeksin sen olmasan belki de ölmüştüm" dedi İnci. Köpek yanlarından ayrılıp salona yatmaya gitti.
İnci:İsmi ne?
Alp: Bozkurt.
İnci: Güzelmiş

Alp incinin önüne sıcak çikolatayı koydu. "İnci benim işe gitmem lazım sen takıl buralarda ben akşam 6 gibi eve gelirim" dedi İnci hemen telaşla ağaya kalkıp "Olmaz sana yük olmak istemiyorum gerçekten ben de gideyim"

Alp kafasını hayır anlamında salladı "Birkaç gün misafirimsin küçük hanım merak etme burada seni kimse rahatız edemez" İnci gülümsedi "Aslında biliyor musun birkaç gün bulunduğum çevreden uzaklaşmak bana iyi gelebilir." Alp bayağı bir mutlu olmuştu. İnci'ye ilgisi falan yoktu sadece psikolojik sorunları olan bir insana yardım etmek istiyordu. İnci'yi tekrar tekrar mezarlıkta bulmak istemiyordu. Alp evden çıkmıştı İnci köpeğin yanına girip zar zor da olsa bağdaş kurdu. "Biliyor musun Bozkurt sahibinin bu kadar iyi kalpli ve bu kadar yakışıklı olması her kızın dikkatini çeker eğer kızlar ondan ayrılmazsa ısır onları"
Bozkurt havadı ve sanki bacağındaki yaranın yerini biliyormuş gibi nazikçe bacağına yattı.
.
.
.
Akşam kapı anahtar sesi duyulduğunda İnci hızla son işlerini de bitirip salona çıktı. Akşam için çok güzel yemekler ve mantı yapmıştı.
Alp:Bu güzel kokular da ne İnci
İnci:Madem birkaç gün burada kalıcam o zaman yemekleri yaparım.

Alp mutlulukla kafasını salladı. Elindeki poşetleri inciye verip "Sana giyecek bir şeyler aldım birde kızlar makyaj olmadan yaşamamaz diye birkaç makyaj malzemesi aldım. Ama kusura bakma ruj kırmızı çünkü gittiğim yerde bir bu kalmıştı güzel bir marka almak istedim" Nazlı ilk başta bu kadar masrafa ne girdin ne gerek vardı falan dese de poşetleri en sonunda almıştı. Alp'in ona gösterdiği odaya gidip üstüne bireyler giydi. Bacağı acıdığı için pantolon yerine siyah bol elbiseyi giymişti. Üstüne tam oturan elbise ile şaşırdı Alp bedenini nasıl bu kadar iyi tutturmuştu ki. Hemen banyodaki aynanın karşısına geçip kırmızı ruju sürdü çünkü bu renk ruj bildiğiniz üzere onu özgüvenli hissettiriyordu. Aşağıya indi.
Alp:Oha ruj ve elbise sana çok yakışmış. Ama şu anda evdesin o ruju sürmene gerek yoktu ki
İnci:Kırmızı ruj benim hastalığım ne zaman sürsem öz güvenim artıyor bu yüzden sürekli olarak kullanıyorum
Alp: Tesadüfen de olsa iyi renk almışım o zaman
İnci:Hemde nasıl.

Alp İnciden gözlerini halen daha alamamıştı. Özellikle dudakları o kadar güzeldi ki keşke onları ben öpebilsem diye geçirdi içinden. Sonra hemen toparladı ve misafir hakkında böyle düşündüğü için kendini ayıpladı.
İnci: E hadi o zaman yemeğe sana mantı yaptım.

Alp iştahla olduğu yerden kalkıp mutfağa doğru gitti "Valla İnci o kadar açım ki seni bile yiyebilirim". Alp'in dalga geçerek söylediği şey İnci'nin yanaklarının kızarmasını sağladı. Elleri ile kendine yelpaze yapıp mutfağa geçti. Beraber sohbet muhabbet eşliğinde yemeklerini yediler. Üstüne de Alp cay demlemişti. Güzelce çayı için muhabbete devam ettiler. İnci esnemişti.
Alp:Hadi uykun geldi prenses yat dinlen yarın işe gitmem belki senin ucu için vakit geçiririz.

İnci kafasını komutandan emir alan bir asker gibi sallamış ve kahkaha atmıştı uzun zamandır kendini ilk defa bu kadar mutlu hissetmişti. Uzun zamandır dediğime bakmayın İnci hayatı boyunca kendini hiçbir zaman gerçek manada mutlu hissetmemişti. Alp İnci'nin arkasından bakıp ne kadar iyi kalpli ve güzel bir insan diye düşünüyordu. İnci de aynı şeyleri düşünüyordu. Alp derin bir iç çekip televizyona döndü. Canı hiç uyumak istemiyordu. Bu yüzden televizyon izlemeye devam etti. "İyi geceler preses" dedi içinden tekrar tekrar. Sanki sürekli çalan bir şarkı gibi tekrar deneyin ediyordu. Bu kelimeyi o kadar çok söyledi ki İnci'nin gecesinin iyi geçmemesi imkansızdı. Koltuğa iyice yayılmış ve az önce ben bu gece uyumam diye düşünen çocuk uykuya dalmıştı hemde İnci'yi düşünerek...

TEHLİKE  (Tamamlandı)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin