Alkolll

94 9 3
                                        

Yazardan:

Ali elinde şişeler ile eve geldi. İçmek istiyorlardı normalde içkinin yanından geçmeyen Gökhan bile içmek istiyordu. Yaşadıkları ağırdı. Belki de ilk defa intihar eden birini görmüşlerdi. İnci hariç çünkü o bunu zaten daha 15 yaşında bir çocukken görmüştü. Ağır travmalar atlattı ama artık bir şeyleri atlatacak gücü yoktu. Akıl ve ruh sağlığı son demlerinde yüzüyordu belki de çoktan boğulmuştu. Hepsi beraber masaya oturdular. Ali Gökhan'a şaşkın bir şekilde bakıyordu "Sen de mi içki içeceksin" Gökhan kafasını hafifçe salladı "Önceden içmek için bir nedenim yoktu şimdi içmemek için bir neden bulamıyorum" İnci onların bu durumuna üzülüyordu aslında bu işi kurcalamak yerine en başta gitseydi Gökhan ve Ali bunları görmeyecekti, Adem bey intihar etmeyecekti o bunları düşünüp kendisini suçluyordu ama unuttuğu bir ay vardı eğer İnci gitseydi daha fazla insan ölecekti. Böylesi bir yandan çok iyi olmuştu ama bir yandan da çok boktandı. Yavaş yavaş konuşa konuşa içiyorlardı. İnci ani hareket yapamıyordu çünkü kolu acıyordu. Normalde solak olan İnci bu sefer sağ elini kullanıyordu çocuklar bunun farkına varamadı çünkü o kadar çok olay vardı ki İnci solak mı sağlak mı bunu soracak zamanları bile olmamıştı.
.
.
.
İçkiler bittikten sonra herkes kendi evine gitmişti. Nasıl olsa artık bir katil yoktu İnci güvendeydi. Ama şunu bilmiyorlar ki İnci başkalarına karşı tabiki de güvende ama kendisine karşı güvende mi? Değildi bundan sonra asla İnci gerçek manada güvende olmayacaktı. İnci çoktan sarhoş olmuştu ve bağıra bağıra şarkı söylüyordu. Arada gülüyor arada ağlıyordu. Çift kişilikli bir insan gibi davranıyordu yada gerçekten öyleydi. İlaçlarını kullanması gerekiyordu ama ilaçlar onun bedenini uyuşturduğu için kullanmak istemiyordu. Her ay düzenli olarak ilaçlarını alıyordu ve evinde bir çekmeceye tıkıyordu. Hiç kullanmadan diğer ay yine ilaçları alıyordu. Bu döngü sürekli böyle devam ediyordu ama artık gerçekten kullanması lazımdı. Hiç iyi değildi hemde hiç. Hızla odasına çıktı. Yere attığı jileti eline alıp incelemeye başladı. Kolundaki sargı bezini çıkartıp tekrar tekrar yazının üstünden gitmeye başladı kendine engel olamıyordu daha doğrusu olmak istemiyordu. Artık kendisinin normal bir hayatı olabileceğine inanmıyordu. Aslında bütün mesele de bu değil mi:İnanmak! İnanmak başarmanın yarısıydı aslında. Kendine güzel bir iş bulup çalışabilirdi, güzel bir evlilik yapıp mutlu olabilirdi, yada ailesinden Kalan miras ile dünya turuna bile çıkabilirdi. Ama o ne ailesinin mirasına dokunuyordu nede çalışmak geçiriyordu aklından. Bundan önce çalışmıştı sırf o mirasa dokunmamak için çalıştı. Ailesinden kalan araba ve ev harici hiçbir şeye dokunmamıştı. Aniden çalan telefon ile kolunu kesmeyi bırakıp kanlı elleri ile telefonu tuttu. Eli ile açmadığı için burnu ile açmıştı telefonu. Arayan numara yabancıydı.
İnci:Efendim
Avukat: Merhaba İnci hanım ben ailenizin eş avukatı Mehmet
İnci:Ne var yine şirketin başına geç dersen seni öldürürüm.

İnci bunu bağırarak söylemişti çünkü bu adam İnci 18 yaşına girdiğinden beri onu şirketin başına geçirmeye çalışıyordu. Neymiş efendim ailesi öyle istemiş.

Avukat: Hayır efendim bu sefer öyle değil sevgili kuzeniniz serap şirketin bütün hisselerini ve imza hakkını sizden almak istiyor afedersiniz ama "O gelmezse başa ben gelirim" diyor.

İnci "Siktir" diye bağırdı. Serap onun tek kuzeniydi annesinin bir kardeşi yoktu ve soyundan kimse kalmamıştı. Sadece amcasının kızı olan bu şımarık ve İnci'nin yerine gözü olan kız kalmıştı. İnci ona aşırı derecede gıcık oluyordu şimdi de üzeride hiçbir hakkı olmadığı şirketi istiyordu bu tam bir saçmalıktı.
İnci: Hayır Mehmet bey o kiz şirketin yanından bile geçmeyecek gerekirse ben gelirim
Mehmet: Anladım efendim şirketi uzun süredir serap hanım yürümeye çalışıyor siz gelmediğiniz için batmasın diye uğraşıyor
İnci:Umrumda değil ben yarın geleceğim ve işin başına geçeceğim o kızı kov.

İnci telefonu sert bir sekile kapattı. Gururla kolunu keserek çizdiği güle bakıyordu. Kan ile boyanmış bir gül. Tekrar kolunu sarıp kendine giyecek bir şeyler bulmak için dolan gitti yarın sabah birde kıyafet aramakla uğraşmak istemiyordu. Siyah mini bir elbise buldu ama kolu açıktı üstüne de deri bir çeket buldu hafif bir şey olduğu için kolaylıkla gün boyu üstünde durabilirdi. En son siyah topuklu ayakkabıları da ayarladıktan sonra ayna karşına geçti.
"Hazır ol İnci artık boktan işleri ve sayko hayatı bırakıp asıl mesleğine dönüyorsun" dedi bağırarak kendine güç vermeye çalışıyordu. O koskoca şirketi yönetebileceğine inanıyordu da bu yaşadıklarını atlatabileceğine inanmıyordu. Uzun zamandır kullanmadığı haplardan bir tane attı ağına ve hic su içmeden yuttu. Yarın bir sorun yaşamaması için bunun gerekli olduğunu biliyordu. Son kez aynaya baktı ve kendini güçlü olduğuna inandırmak için kırmızı rujunu sürüp aynaya bir öpücük bıraktı. Yatağına geçip "Her şey düzelecek hayatın artık çok güzel olacak" diye kendine telkin vererek uykuya daldı.

Arkadaşlar sizce İnci düzelebilecek mi? Yoksa parayı bulup daha beter bir insana mı dönüşecek yorumlarda buluşalım...

TEHLİKE  (Tamamlandı)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin