Ne kadar süredir buradaydım?
Bilmiyordum...
Burada ne işim vardı? Neden ağlıyordum? Neden kalbim bu kadar acıyordu?
Bilmiyordum...
Sadece tek bildiğim bir şey vardı. O da, şu an bu halde olmamın sebebinin Aras olmasıydı.
Duvardan destek alarak ayağa kalktım. Burada daha fazla kalamazdım. Muhtemelen ikinci ders saatindeydik.
Adımlarımı lavaboya doğru ilerletirken kendimi bitkin hissediyordum. Ağlamanın verdiği his miydi, yoksa ruhsal bir bitkinlik miydi, emin değildim.
Bakışlarım aynadaki yansımamı bulunca derin bir iç çektim. Ağlamaktan gözlerim ve burnum kızarmıştı. Aynadaki aksim oldukça bitkin görünüyordu.
Bu yıl neden benim için acı doluydu? Sanki ağlamak ve acı çekmek görevimmiş gibiydi.
Musluğu açtıktan sonra yüzümü bol su ile yıkadım. Defalarca... Soğuk su tenimle her buluşmasında bu hissin su gibi akıp gitmesini diliyordum.
"Neden sana inanmama izin verdin, Aras?" dedim aynadaki yansımama bakarak.
Aras'ın ablam ve Atalay ile karşılaştıktan sonra söylediği sözler zihnimde yankılandı.
"Bu inci tanelerini bir daha akıtmayacaksın." demişti ben ağlarken.
"Peki, neden şu an inci tanelerini akıtıyorum?" dedim cılız çıkan sesimle. "Neden ağlamama izin veriyorsun? Neden o kızın yanındaydın?" derken dudaklarımdan tekrar bir hıçkırık kaçtı.
Peki neden bu detayı çok fazla önemsiyorum?
Ağlamam daha da şiddetlenirken musluğu biraz daha açtım. Ağlama sesimi bastırmasını istiyordum.
Ellerimle lavobonun köşesine tutundum. Bir yerlerden destek almaya ihtiyacım vardı.
Beni sevgisine inandırmıştı. Beni bekleyeceğini söylemişti. Ama şu an...
Dudaklarımdan tekrar cılız bir hıçkırık kaçtığında kendimi tutmadım. Gözyaşlarımın özgürce akmasına izin verdim.
Bu acı, bu şekilde geçecekse saatlerce ağlamaya razıydım.
Ondan hoşlanan bir kızla neden yan yana oturuyordu? Beni sevdiğini söylerken yalan mı söylemişti?
Ağlamam daha da şiddetlenirken, bir kaç adım sesi duydum. Bakışlarımı usulca kapıya doğru çevirdiğimde yutkundum.
Hayır, hayır... Lütfen o olmasın...
Ve o ses...
"Tombiş."
Gözlerimi yumdum. Onunla karşılaşmaya hazır değildim. Bu acıyla başa çıkmaya çalışırken, onu görmek daha da fazla acıya sebep olacaktı.
"Git buradan..." dedim ağlamaktan kısılan sesimle. Beni duymuş muydu emin değildim.
Bana doğru yaklaşan adım seslerini duyduğumda kendimi geriye doğru gitmeye zorladım.
Yanağımda sıcak bir dokunuş hissettiğimde irkilerek gözlerimi usulca açtım.
Aras...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SARIŞIN
Teen FictionHer şeyin başladığı bir dönüm noktası vardır. Ve bir şekilde bu dönüm noktası bir noktada sonlanır. Benim hikayemin de bir dönüm noktası varmış aslında. Hemde farkında bile olmadan hayatıma giren bir sarışınla. Peki benim hikayem ne zaman bir son...
