"Hadi gidin siz ben hallederim" namjoon 'emin misin' der gibi baktı jimin'e
"Bir şey olursa hemen bizi ara ama hyung" jimin jungkook'un bu cümlesine acı bir tebessüm ile karşılık verdi "tamam ararım kookie" jungkook öne atlayıp jimin'e sımsıkı sarıldı. Belki de bu son sarılışlarıydı. Jungkook jiminden ayrıldığı anda namjoon jimin'e sarıldı "kendine iyi bak tamam mı?" jimin kafasını olumlu bir şekilde salladı. Namjoon elini kaldırdı ve geri geri giderken salladı."pekala, görüşürüz o zaman, görüşürüz dimi?" jimin de elini kaldırdı ve salladı. "görüşürüz hyung" namjoon ve jungkook'un arabaya binmesi ile jimin de içeriye geçip kapıyı kapattı. Jimin arkasını döndü ve evin dağınıklığına bir göz attı ve paspası alıp yerdeki kan lekelerini silmeye başladı.
Jimin temizliği bitirdi anda kendini hemen yatağına attı ve derin bir uykuya daldı. Bugün çok fazla yorulmuştu.
.........................
+"Sizce kabul edecek mi?" diye sordu Cebrail kardeşi için fazlaca endişeleniyordu. Cebrail'e göre çocuk kabul etmezse çok kötü şeyler olabilirdi.
x" Bence kabul eder" dedi Mikail Cebrail'e bakarak
İsrafil koltukta oturmuş gözlerini dinlendirirken konuşmaya sıkıntılı bir nefes vererek başladı. -"Bence de, hem kabul etmemesi için herhangi bir sebep yok"
+"Umh dur bi düşüneyim belki ölmesi? bence kabul etmeyecek" dedi Cebrail sesinde alaycı bir ton vardı.
İsrafil gözlerini açtı ve koltukta doğruldu -" Var mısın iddaya?"
x" ben varım "dedi Mikail sol elini kaldırırken
+" Yokum" Cebrail hızlı ve sert bir şekilde İsrafil'i reddetti. Böyle bir durumda bile ciddi olmamalarına gün geçtikçe daha çok şaşırıyordu
-" Amaaan sende anca lafta varsın çok sıkıcısın Cebrail" dedi İsrafil zamanı geldiğinde üfleyeceği boruya bakarak.
Mikail israfil'in bu dediğine kıkırdadı ve Fransa'ya şiddetli bir yağmur gönderdi.
Cebrail İsrafil'in bu tavırlarına gıcık olmuş ve o da oyuna katılmaya karar vermişti. +" Pekala varım, nesine?"
-" Nesine istersen gülüm"
"Siz ne zaman iddaya girseniz sonumuz hayırlı olmuyor, fark ettiniz mi?" dedi Azrail tırnaklarına bakarken.
x" Evet en son dünyada salgın başlamıştı" dedi Mikail kaşlarını çatarak.
İsrafil Mikail'in konuşması üzerine kıkırdamış ve koltukta tamamen oturur hale gelmişti.-" o anki telaşın çok komikti Mikail"
x" Bana bulaşırsanız dünyadaki olayları da etkilemiş olursunuz demiştim size, ama beni dinleyen kim?"
+" Antoninus vebası başlamıştı ve 15 yıl boyunca Mikail'e ben bakmak zorunda kalmıştım "dedi Cebrail gözlerini havaya dikerek o anlar aklına geldikçe tüyleri diken diken oluyordu. Mikail Cebrail'in düşüncelerini cümlelere döktü. x" Düşündükçe tüylerim ürperiyor çok zordu"
+" Azazel anlaşmayı yaptın şimdi ne olacak?" diye sordu Cebrail ciddiyetle konunun değişmesini istiyordu.
İsrafil Cebrail'e baktı ve hafif bir kızgınlıkla konuşmaya başladı belki de ömrü hayatı boyunca en ciddi olduğu andı bu-" Bırakın biraz nefes alsın zavallı"
"Bana mı diyorsun İsrafil? ah evet fazlaca yoruldum biraz otursam iyi olur" dedi Azrail İsrafil'in laflarını üzerine alınmış ve sevgili kardeşinin bir an onu düşündüğünü sanmıştı.
-" Yok be seni ne düşüneceğim o çocuktan bahsediyorum"
Azrail İsrafil'in bu cümlesi ile dudaklarını büzmüş ve kaşlarını çatarak cevap vermişti. "bir kere beni düşünsen şaşardım zaten, gıcık"
İsrafil kardeşinin bu cümlesi ile gözlerini devirdi. -" çocuk kaldıramayacağı şeyler yaşadı biraz rahat bırakın"
+" İsrafil sen şu çocuğu neden bu kadar çok önemsiyorsun?" Cebrail'in bu dediği ile İsrafil anında Cebrail'e baktı.
-" Farklı biri olsaydı o kişiye de aynı şekilde davranırdım "
Cebrail İsrafil'in bu cümlesi ile İsrafil'e yan bakış attı. +"öyle olduğunu pek sanmıyorum ama neyse"
x" Eee... yeni bir salgına hazır mısınız?" Dedi Mikail, Cebrail ve İsrafil'e bakarken.
-"Hadi iddaya girelim"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ángel de la muerte | Yoonmin
Fanfiction"Benden herkese bahsetmemelisin küçüğüm" Angst değildir!
