(12)

43.6K 2K 116
                                        

"Nerede lan o."

"Çekil lan."

Dışarıdan bağırış sesleri gelmeye başladığında Levent'in de dikkati dağıldı. Bana sorduğu soruyu ben görmezden gelirken o da çıkan kargaşa nedeniyle unutmuştu.

"Bulun bana o kadını hemen!"

Sacit Aslan'ın sert sesi koridoru inlettiğinde yutkundum. Sağ kolu benim yanımdaydı. Levent'in bakışları bana döndüğünde "tutun şu adamı." diye bağırdı yeniden Sacit Aslan.

Az önce bağıran kişinin kim olduğunu biliyordum. Beni nasıl bulmuştu bilmiyorum ama bunu yapması iyi miydi kötü müydü emin değildim. Çünkü sağ kolu gözlerimin içine bakarken oldukça kötü bir karar gibiydi.

Adım sesleri koridorda yankılandığında Levent koluma yapışarak beni köşede çapraz bir şekilde duran dolaba doğru çekiştirdi. Ona karşı çıkmadım. Bir süre daha masum kızı oynasam sorun olmazdı bence.

Kocaman dolabı güçlü kollarıyla biraz öne çekti. Beni duvarla dolabın arkasına ittirdikten sonra kendisi de girdiğinde ne yapmaya çalıştığını anlamamıştım.

Kaşlarım çatılmış tam ağzımı açarak ne yaptığını soracakken Levent dolabı duvara değecek kadar çektikten sonra odanın kapısı gürültüyle açıldı.

Levent beni belimden tutarak kendine yapıştırdıktan hemen sonra bir eliyle de ağzımı kapattı.

Gözlerimi irice açmış onun gözlerine bakarken o ise duvarla dolabın birbirine değdiği köşeye bakıyordu.

"Burada yok abi." Bir adamın sesi odada yankılandı. Yavaşça yutkunma ihtiyacı hissettim çünkü Levent denen adam bana o kadar yakındı ki kokusu burnuma doluyordu. Gözlerim kendiliğinden kapanırken zorla gözlerimi araladım.

Levent'in bakışları bana döndü. Ona alttan alttan bakan bana bakarken dudağının bir kenarı saniyelik kıvrıldı. Kendini hemen toparlayarak sert bakışlarını yeniden dikti yüzüme.

Dudaklarımın üstüne değen eli ile dudaklarımı öne doğru uzattım. Levent yaptığım şeyi hissettiği an elini çekti.

Odanın içinden ses gelmese de ikimiz de çıkmadık saklandığımız bu dolabın arkasından.

Zaten Levent'in beni neden buraya soktuğunu anlamamıştım. Bakışları bana düşmanıymışım gibi bakarken bunu neden yapmıştı. Benden mi etkilenmişti. Bu komik olurdu ama onun gibi adamlar için de normal gelmişti. Cinsel ihtiyaç der geçerdi herhalde.

Beni hala belimden sıkı sıkıya sararken vücudumuz bir bütün gibi birbirine yaslıydı.

Levent'e doğru parmak ucumda yükseldim. Şuan ona vurarak bayıltmam imkansızdı çünkü koluma güç toplayabileceğim yeterli alan yoktu. Başka şekilde oynamalıydım.

"Yerinde dur!" Beni sert sesiyle uyardı. Kısık sesi her şeye rağmen fazla sertti. Yüzümde sevimli bir gülümseme oluştu.

Gözlerimi birkaç kez açıp kapattım. Kırpıştırdığım gözlerime bakarken bundan etkilenmiş gibi durmuyordu.

Kollarımı boynuna sardım. Kafasını kendime doğru çekmeye çalışsam da buna pek izin vermedi.

Neredeyse kaşlarımı çatacakken son anda kendime engel oldum. Yüzümdeki gülümsemeyi silmeden yüzlerimizi hizaladım.

Levet, Sacit Aslan gibi durmuyordu. Fazla sertti. Yüzünde mimik oynamıyordu. Kısa saçları, tıraş olmaktan bozulmuş cildi, kocaman kaslı gövdesi ve dolgun dudakları vardı.

Sacit aslan ise tam tersiydi. Kirli sakallı bir yüzü ve oldukça zayıf bir bedeni vardı.

Sanırım kavga etsem Sacit Aslan'ı rahatça haklardım ama Levent için emin değildim.

DaLıYoRuM Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin