Oy ve yorum yapmanız önemle rica olunur.
Kapının zilindeki elimi tereddütle geri çektim. Sonra bunu saçma bulup düşünmeden zile basmıştım.
Evet, Azra Güler'in evine gelmiştim. Annesi ile konuşup gecenin o saatinde kızının neden evde değilde ıssız bir sokakta olduğunu soracaktım.
Bir iki dakika geçmeden kapı orta yaşlı bir kadın tarafından açılmıştı. Perişan haldeydi, gözleri yorgun bakıyor, omuzları düşüktü.
Bana anlamsız bakışlar atıyor, konuşmamı bekliyordu.
"İyi günler, ben İdil Varol. Kızınızın dosyası ile ilgilenecek olan polisim"
Kendimi tanıttığımda gözleri umutla dolmuştu.
"Ne oldu, bir haber mi var o alçak katilden?" üzgün bir şekilde başımı olumsuzca iki yana salladım. Benden aldığı yanıtla gözlerindeki o umut ışığı tekrar sönmüştü.
"Merak etmeyin, onu bulup adalete teslim edeceğim"
"Bu laflara karnım tok, benim kızım o soğuk toprağın altında yatarken o pislik elini kolunu sallayarak dışarıda özgürce dolaşıyor!"
"Anlıyorum, acınız çok büyük ama size söz veriyorum onu bulacağım" dediğimde pek inanmamış olsa da yinede küçük bir umut hissediyor gibiydi.
"Eğer müsade ederseniz sizinle biraz konuşmak istiyorum" bu söylediğimle tedirgince etrafına bakmıştı. Bir şeyden emin olmuş olacak ki konuştu.
"Olur, buyrun içeriye geçin " hareketleri fazla şüphe çekiciydi, sanki birisi görecek korkusu yaşıyor gibiydi. İçeriye girdiğimde küçük bir odayla karşılaşmıştım. İçerisinde beşik vardı ve içinde iki yaşlarında küçük bir erkek bebek vardı.
Koltuğa oturduğumda o da aramıza biraz mesafe bırakarak yanıma oturmuştu.
"Buyur seni dinliyorum hanım kızım, ne soracaksın?" Cevap isteyen gözlerle yüzüme bakınca konuşmaya başladım.
"İsminiz neydi?"
"Hacer"
"Hacer hanım, kızınızın gecenin o saatinde o ıssız sokakta ne işi vardı?"
"Önemli olan ne işi olduğu değil, ne halde olduğu. Öldü benim kızım öldü!"
Bir anda sesini yükseltince telaş yaptım. Aramızda sorun olsun istemiyordum. Bu işi kavgasızgürültüsüz çözmek en büyük isteğimdi. "Bakın haklısınız ama benim o gece neden orada, evinizden kilometrelerce uzakta olduğunun sebebini bilmem gerekiyor."
"Bilmiyorum"
"İyi düşünün, illaki bir şeyler hatırlayacaksınız"
"Bilmiyorum dedim"
"Kızınıza otopsi yapıldı, sonuçlar bugün elimde olur, siz bana yardımcı olmazsanız bende size bilgi vermeyeceğim"
Söylediğim şey ile hem şaşkın hem de kızgın gözlerle yüzüme bakıp konuşmuştu.
"Ne demek bilgi vermeyeceğim, buna mecbursun!"
"Sizde bana yardım etmek zorundasınız, tabi gerçekten katil bulunsun istiyorsanız"
Gözünden akan yaşı hızlıca silip konuşmaya başlamıştı. "Senin dilin ne söyler hanım kızım, tabi ki istiyorum o şerefsiz bulunsun, kodesi boylasın"
"O zaman lütfen hafızanızı zorlayın. Kızınız oraya neden gitti, nasıl gitti ya da kim götürdü öğrenelim "
Daha sonra bakışlarını boşluğa çevirip biraz düşünmeye başlamıştı. Sessizce onun bir şeyler hatırlamasını bekliyordum. Aradan geçen birkaç dakikanın ardından bir anda konuşmuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Nefesini Hisset (+18)
Mystery / Thriller⚠️Kurguda kusurlar olabilir, bunları gözardı ederek okumanızı rica ediyorum. Bölümler daha sonra düzenlenecektir📌 /// Polisler artık çıldırmak üzereydiler. Bir dosya kapanmadan başka bir dosya açılıyor hiçbir sonuç elde edemiyorlardı. Kendine "SY"...
