Keyifli okumalar🧡
Yapılan hatadan sonra ne pişmanlık geçerli olur, ne de dilenen özür.
🔪
Bazen dakikalar asırlar kadar sürebiliyordu. Eğer sevdiğinizle beraberseniz saatler hızlı geçerdi, ya da olmasını istemediğiniz bir şeyi beklerken zaman size inat hızlı ilerleyebilirdi.
Benim için ise dakikalar ilerlemiyor, bu yüzden kalbimin atışları canımı yakıyordu. Şahin ALTUN'un vereceği cevabı beklerken ömrümün yarsının gittiği düşünmeye başlamıştım. Israrla konuşmak istemiyor gibiydi.
Bana bu acıyı bile isteye çektiriyormuş gibi hissediyordum. Nihayet konuşmaya başladığında titreyen ellerimi birbirine kenetledim. Tam bu esnada sırtımdaki baskı nedeniyle bakışlarım abimi bulmuştu. Kulağıma doğru yaklaşıp fısıldamıştı. "Sakin olmaya çalış güzelim, titriyorsun" Sakin ol demesi kolaydı ama ben sakin olamazdım. Bu stresi yaşamayan bilmezdi. Ve bana bunu yaşatan kişi ise gözlerindeki galibiyetin ışığıyla dikkatle beni izliyordu. Ona nasıl baktım bilmiyorum ama dudağının köşesi kıvrılmıştı. Bunu fark ettiğim anda kaşlarımı çattım. Bana baksın itemiyordum. Önceden gözlerine bakınca kendimi katbettiğim adamın bakışlarının artık bana değmesini istiyordum.
Önceden güven veren gözleri şu an kendimi acınası hissetmeme neden oluyordu.
Abim aramızdaki gerginliği anlamış olacak ki elini yanağıma koyup, başımı kendinden tarafa çevirmişti. Bu sayede bana işkence eden o gözlerden kurtulmuş oldum.
Şahin Bey'in sesi duyulduğunda dikkatle onu dinlemeye başladım. "Biliyorum dakikalarınızı aldım ama iyice düşünüp karar vermem gerekiyordu. Ben düşündüm ve doğru olduğundan emin olduğum bir karara vardım. Göktuğ Savcı haklı" dediğinde benim için tüm umut ışıkları sönmüştü. Çenem titremeye başladığında dişlerimi sıkıp konuşmayı dinlemeye devam ettim. "İdil Hanım daha önceleri bir rahatsızlık geçirmiş"
Başımı hızla iki yana sallayıp uzun süredir kenetli olan dudaklarımı araladım. "Ben hasta değildim. Bunu size kanıtlarla ispat ettim, neden hala anlamamakta ısrar ediyorsunuz?"
Abim bir tartışma yaşanması ihtimaline karşı elimi tutarak "İdil sus abicim" demişti. Ona aldırış etmeden konuşmaya devam ettim.
"Eğer hasta olsaydım herkesin korktuğu o katilin peşine düşmezdim. Azra GÜLER cinayetinde tüm emniyet acemice davranıp suçu SY'nin üzerine yıkarken, ben tuhaflığı sezip gerçeği ortaya çıkardım. Sakın beni yanlış anlamayın, bunları kendimi övmek için ya da gözünüze girmek için anlatmıyorum. Tek isteğim mesleğime geri dönmek. Eğer işime duygusal yönden baksaydım SY tarafından defalarca tuzağa düştüğüm halde burada kalıp onu yakalamak için çaba sarf etmezdim. Kaçıp giderek kendi canımın derdine düşerdim. " Dedikten sonra bakışlarımı masadaki herkesin üzerinde gezdirip asıl hedefime sabitledim. Bunu söylediğim için tepki alacaktım ama susmaya niyetim yoktu.
"Son bir şey daha söylemek istiyorum. İşine duygusal yönden bakan kişi ben değilim, bunu yapan Göktuğ Savcı. Günler önce onu terk ettiğim için şu an aleyhime konuşup, olumsuz oy kullandı. Eğer onu terk etmiş olmasaydım kalıbımı basarım ki burada beni gözü kapalı savunacak kişinin ta kendisiydi. Söylesenize savcım, sahiden bana olan nefretiniz bu kadar ciddi boyutta mı?" dediğimde bakışlarındaki ifade kararmıştı. Böyle bir şey söyleyeceğimi asla tahmin etmiyor olmalıydı. Kim ne derse desin umrumda değil, aleyhime oy kullanmasındaki tek neden onu terk etmiş olmam.
Şahin Bey'in kaşları çatılmış, diğerleri ise şaşkınlıkla Göktuğ ve bana bakıyorlardı. Lanet olsun! Üst mertebemdeki herkes aşk hayatımın sorunlarından haberdar oldu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Nefesini Hisset (+18)
Mystery / Thriller⚠️Kurguda kusurlar olabilir, bunları gözardı ederek okumanızı rica ediyorum. Bölümler daha sonra düzenlenecektir📌 /// Polisler artık çıldırmak üzereydiler. Bir dosya kapanmadan başka bir dosya açılıyor hiçbir sonuç elde edemiyorlardı. Kendine "SY"...
