⚠️Kurguda kusurlar olabilir, bunları gözardı ederek okumanızı rica ediyorum. Bölümler daha sonra düzenlenecektir📌
///
Polisler artık çıldırmak üzereydiler. Bir dosya kapanmadan başka bir dosya açılıyor hiçbir sonuç elde edemiyorlardı. Kendine "SY"...
Tamam çok büyük bir şey olduğunu düşünmüyordum ama en azından durumun biraz olsun ciddi olduğunu düşünmüştüm. Engin uzandığı yerden sağ elini ileriye doğru uzatıp "İdil"im sonunda yetiştin" diyerek serzenişte bulundu.
Şaşkınlıktan mı yoksa Engin'in bu kadar abartmasından dolayı mı bilinmez öylece hareketsiz bir şekilde kalmıştım. Daha sonra kaşlarımı çatıp "Engin bu hâl ne Allah aşkına ya" diyerek ona kızdım.
Tüm bu acılı bağırışları sadece sol elindeki o küçük sargıdan dolayı olmamalıydı. Ben çok daha büyük bir şey olduğunu düşünmüş, hastaneye gelene kadar içim içimi yemişti. Benden böyle bir tepki alacağını tahmin etmiyor olacak ki şaşkınlıkla konuşmuştu.
"Yaralıyım İdil anlasana!"
Bu sözü tıpkı bir zamanlar Aşk-ı Memnu dizisindeki o meşhur repliği söyleyen Bihter'i hatırlatmıştı.
"Engin lütfen minicik bir yara için tüm hastaneyi ayağa kaldırdığını söyleme bana"
Konuşurken yatağın yan tarafında ayakta bekleyen doktor olduğunu tahmin ettiğim iki kişi ve hemen yanlarında bezgin bir ifadeyle bakan hemşirelere bakarak şöylemiştim. Küçük bir sıyrık için tüm hastane görevlilerini başına toplamış olamazdı!
Engin seni dövmek istiyorum!
"Bence tam olarak bunu yapmış gibi görünüyor" Bu ses çaprazımda olup Engin'e kınayan bakışlar atan abime aitti. Tüm yolculuk boyunca beni sakinleştirmeye çalışmıştı ve şu an tüm bunların boşuna olması onu da sinir etmiş gibiydi.
Engin, önce bana daha sonra abime ve son olarak da hastane görevlilerine bakıp konuşmaya başladı.
"Arkadaşlar yaralıyım ben, gelmeyin üzerime." Daha sonra sağ elini alnına koyup ateşini ölçüyor gibi yaptı "Hem düştüğümde başımı yere çarptım, travma geçiriyor olma ihtimalim çok yüksek"
Gözlerimi büyütüp onu dinlerken konuşma yetimi kaybetmiş gibiydim. Ya da diyecek kelime bulamıyorum demek daha doğru olur. Pes yani Engin, gerçekten pes.
Engin'in bu sözlerinden sonra konuşmayı doktor olan orta yaşlı bir kadın devraldı. "Merak etmeyin Engin Bey. Tüm kontrolleriniz yapıldı. Hiçbir sorun görünmüyor, isterseniz taburcu olabilirsiniz"
"Aslında kendimi hiç iyi-" Ona nasıl bir bakış attım bilmiyorum ama bakışlarımız buluştuğu anda konuşmayı kesmiş, derin nefes aldıktan sonra tekrar konuşmuştu. "Ya da siz daha iyi bilirsiniz doktor hanım. Ben en iyisi işlemleri halledeyim"