25. Seni öpeceğim

898 65 74
                                        

⚠️Küçük bir açıklama yapmak istiyorum. Beğeni konusunda kimseye sitem etmiyorum ama yorum konusunda gerçekten canımı sıkan bir durum var. Birkaç kelimede olsa görüşlerinizi bildirseniz,gerçekten çok mutlu olurum. Onca kelime yazıyorum, olumsuzda olsa birkaç cümle yazsanız bir şey kaybetmezsiniz. Sizden gelen yorumları fazlasıyla merak ediyorum, umarım derdimi anlatabilmişimdir.




💥



Keyifli okumalar🧡




Küçücük bir temasla alev alan iki beden..


Bazen kendimi kaptırdığım şeyler bedenime zarar veriyordu,hemde fazlasıyla. Tıpkı şu an olduğu gibi. Sabah erkenden uyanmış ve emniyete gelmiştim. Şans bu ki Göktuğ savcıda erkenden buradaydı. Konuşmayı fazla uzatmadan SY dosyasını almıştım. Daha sonra Sinan ile düzenlemiş olduğum eski arşiv odasını gelmiş,ve bu saate kadar dosya üzerinde çalışmıştım.

Saat öğlen 13:45'ti. Hem acıkmış hemde yorulmuştum. Çalışırken rahatsız etmesini istemediğim için saçımı sıkı bir topuz yapmıştım. Başım ağrımaya başladığı için tokayı çıkartıp, saçlarımın serbest kalmasını sağladım. Dirseklerimi masaya koyup ellerimi saçlarımın arasına geçirdim. Başım çok ağrıdığı için ilaç almam gerekiyordu ama aç olduğum için bunu yapmayacaktım.

Bir süre o şekilde bekleyip,daha sonra elimi ağrıyan boynuma koyup başımı geriye yasladım. Gözlerimi de kapattığımda düşünmeye başlamıştım.
SY'ye ait bir sürü cinayet dosyası vardı. Saatler olmasına rağmen yarısını dahi inceleyememiştim. Anlaşılan bu iş için uzun bir zamana ihtiyacım vardı. Belkide yıllık iznime ayrılmam gerekebilirdi. Yaralandığım için iki ay boyunca çalışmamıştım bunun için sadece yıllık izne çıkabilirdim. Bu konuyu aklımın köşesine yazmıştım. Kısa sürede halletsem iyi olurdu.

Masa titrediğinde gözlerimi açıp masanın üzerindeki telefonuma uzandım. Elime aldığımda gözlerimi ekranı bulanık görmeye başlamıştı. Sabahtan beri aç olduğum için kan şekerim düşmüş olmalıydı. Gözümü açıp kapatarak görüşümün netleşmesini sağladım. Ekranda gördüğüm işimle kaşlarım çatılmış, birazda heyecanlanmıştım.

(SAVCI GÖKTUĞ: Bugün anlaşılan fazla yoğunsun ama, yemek için kısa ara versen sorun olmayacaktır. Öğle yemeğini beraber yiyelim mi?)

Yazmış olduğu mesaja bakarken önce kaşlarım çatılmıştı, daha sonra ise yüzümde gülümseme oluşmuştu. Birde tatlı tatlı soruyor şapşal ya. Sırıtarak mesajına cevap yazdım.

(Olur yiyelim, çıkışta bekliyor olacağım)

(SAVCI GÖKTUĞ: Tamamdır)

Yerimdem doğrulup çözmüş olduğum saçımı at kuyruğu yaptım. Kabarık bir görüntü olmuş olmalıydı fakat şu an bunu umursayacak durumda değildim. Çok açtım ve acele etmem gerekiyordu. Dosyaları gelişi güzel toplayıp kapıya doğru ilerledim. Odanın anahtarı sadece bende olduğu için bir sıkıntı olacağını düşünmüyordum. Kapıyı kilitleyip alt kata inmiştim. Bakışlarım Yeliz'in olduğu masayı bulduğunda, bilgisayardan bir şeylerle ilgilendiğini görmüştüm. Selam verme işini sonraya ertleyip çıkışa doğru ilerlemeye başladım. Anlaşılan birileri benden daha fazla aç olmalıydı. Savcı Göktuğ elleri cebinde kapının orada ayakta bekliyordu. Adımladım hızlandırıp yanına ulaştığımda bakışları yüzümü buldu. Küçük bir gülümseme ile konuşmaya başlamıştım.


"Merhaba"


"Yorgun görünüyorsun"

"Eh biraz yoruldum,evet"


Nefesini Hisset (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin