⚠️Kurguda kusurlar olabilir, bunları gözardı ederek okumanızı rica ediyorum. Bölümler daha sonra düzenlenecektir📌
///
Polisler artık çıldırmak üzereydiler. Bir dosya kapanmadan başka bir dosya açılıyor hiçbir sonuç elde edemiyorlardı. Kendine "SY"...
Uyan,kendine gel gibi kelimeler söylüyordu. Bunun zıttı olarak başka bir ses ise sakın açma gözünü canın yanacak diyordu. Artık acılarımdan çok daha fazla korktuğum için ilk sese kulak vermedim. İkinci sesin içine çektiği derinliğe doğru ruhumu teslim ettim.
Zaman kavramını yitirdiğim bir zaman diliminin içinde daha buldum kendimi. Görüntüler pusluydu. Başucumda birisi bekliyordu ama kim olduğunu hiçbir şekilde anlayamıyordum.
Zihnim bir kez daha boşluğa düştü.
🧷 🔪
"Kurtar beni kuşum ölmek istemiyorum" Duyduğum tek bir kelime ile sanki birisi kalbimi söküp almış gibiydi. Gözlerimi açmaya çalışsamda başarılı olamamıştım. Leyla? Benim güzel Leyla'm. Affet beni lütfen. Kurtaramadım seni.
🧷 🔪
"Sakın üzülme güzelim, bedenen yanında olamasam da ruhum hep seninle olacak" "Engin?" Bu Engin'in sesiydi. Yine beni düşünüyor, üzülmemen için teselli ediyordu. Lütfen Engin, beni bu zalim dünyada yalnız bırakma. Ben sensizliğe katlanamam.
🧷 🔪
"İdil aç gözlerini"
Sesleri artık çok daha net duymaya başlamıştım. Göz kapaklarım açılmamak için dirense de kendimi zorlayıp yavaşça göz kapaklarımı araladım. Gördüğüm beyaz tavan ve baş ucumda ayakta bekleyen adamla anlamaz bir ifade oluşmuştu yüzümde.
Neredeydim ben?
Bu adam kimdi?
En son...
Kahretsin!
Ben o lanet herifin elindeydim. Gözlerimdeki ifade yerini korkuya bıraktığında yerimde hareketlendim.
Adam bana doğru yaklaştığında elimi uzatıp korkuyla bağırdım.
"Yaklaşma bana!" Gözlerinde şaşkın bir ifade oluştuğunda bir kez daha bağırdım. "Sakın dokunmaya kalkma!"
"İdil Hanım sakin olun size zarar vermeyeceğim "
Bunu söylerken sesi gerçekten samimi gelmişti. Elim hâlâ havada bana yaklaşmaması için uyarı niteliğinde bekliyordu. Bakışlarım odayı bulduğunda derince yutkundum. Burası sıradan bir hastane odasıydı.