Dicle'nin Anlatımıyla
Fırat odadan çıktıktan sonra "Alev aferin sana kendini çok güzel rezil ettin tebrik ediyorum seni." dediğimle Alevin boğuk sesi geldi "Ya tamam susun biliyorum."
"Sen kendini mi boğmaya çalışıyorsun? Bırak o yastığı becerirsin falan şimdi." Sena'nın cümlesiyle Alvin sesi net bir şekilde gelirken konuştu "Yok ben onu da beceremem şimdi." diye söylendi ağlamaklı bir sesle.
"Alev sorun etme, Fırat'ın hoşuna bile gitmiş olabilir bu durum." dediğimle birlikte Seda cevap verdi.
"Ee herhalde bizim gibi baldızları var sonuçta." diyerek kendince gururlandı Seda.
"Hazır konu ilişkiyken söyleyim. Bana Sena bir erkekle gülümseyerek konuşmuş diye böyle bir dedikodu dönüyor ortalıkta."
"Hayırdır ikiz sende birilerini buldun." diyerek ikizine takıldı Seda.
"Sana kim uçurdu bu haberi?" diye sordu Sena.
"Kuşlarım" dedim şirince gülümseyerek. Murattan öğrendiğimi söyleyemezdim, Murat daha ona karşı olan hislerini söylememişken ben böyle bir şey söyleyemezdim.
"Söyle o kuşlarına ayağımın altında çok dolanmasınlar mazallah ezer geçerim." sinrile söylemişti, Sena biz ne kadar kendi aramızda sohbet etsekte Sena bizimle alakalı olan kısımlarla ilgilenir geri kalanlara çokta takmaz ve kendisi hakkında konuşulması pek hoşuna gitmez ama sorun şu ki Sena gizemli bir kutu gibiydi ve bu da dedikoducuların ilgi odağı olmasına sebep oluyor.
"Her neyse de kim bu koştuğun kişi ikiz, ben merak ettim." Sena şu an ikizinin merak radarına yakalanmıştı, artık istesede istemese de söylemek zorundaydı.
"Ufuktu, Harp okulundan eski bir arkadaşım o görevdeyken kız kardeşinin yardıma ihtiyacı varmış yardımcı olmuştum, teşekkür etmeye gelmiş." diyerek kendini açıkladı.
"He" diye aydınlanma yaşadı Seda kendince.
Biraz daha sohbet ettikten sonra aramayı sonlandırdık.
Murat
Siz: Konuştuğu kişi eski bir arkadaşıymış, teşekkür etmeye gelmiş Senaya. Hala daha şansın var.
Diyerek Murat'a kısaca cevap yazdım.
Salona geçip koltuğa oturduğumda Fırat beni kendine çekip sarıldı. Sevgilim temas bağımlısıydı.
"Temas bağımlısı olduğunu düşünüyorum." dedigimde, gamzesini göstererek gülümsedi.
"Temas bağımlısı değilim ama sana dokunmazsam gerçek değilmişsin gibi geliyor." dediğiyle onu yanağından öptüm.
"Gerçekmiymişim?" diye sorduğumda o da benim gibi yanağımdan öptü.
"Gerçekmişsin." diye cevap verdi.
"Ee nereye gidicez benim aklımda bir yer yok senin var mı?" diye sordum, onun seçtiği bir yere gitmek istiyordum.
"Var."
"Neresi?" dediğinde merak ve heyecanla karışık bir ses tonuyla sordum.
"Nevşehir geldi benim aklıma." dediğiyle gözlerim ışıldadığına yemin edebilirim.
"Çok güzel olur peribacalarını hep merak ediyordum ama hiç gitme fırsatım olmadı, oraya gidelim lütfen." dedim heyecanla.
Bu halime gülümsedi, "Oraya arabayla gidelim mi?" diye sordu. Araba yolculuklarını severdim. Onun için başımla onayladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaderin Oyunu
LosoweBorda bereliler için bir söz vardır: Ne geldiklerini görürsün ne de silahlarının sesini duyarsın göreceğin son şey bir çift göz olur. Üsteğmen Dicle Arslan'nın namlusunun ucundakininde gördüğü son şey bir çift bela olan okyanus olur. Peki bu okyanu...
