Dicle'nin Anlatımıyla
Hayır diye çığlık atarak uyandığımda evime ne zaman girdiğini bilmediğim Fırat'a sarıldım.
Midemin ağzıma geldiğini hissettiğimde koşarak banyoya gittim. İçimdeki her şeyi çıkardığımda lavaboya yöneldim. Elimi yüzümü yıkarken geriye atmaya güç bulamadığım saçlarımı Fırat eliyle arkada topladı.
Elimi yüzümü yıkadığımda ayakta duracak gücü kendimde bulamadığım için tezgaha yaslandım. Fırat ayakta duramadığımı anlamış olacak ki kolunu belime sararak bana destek oldu. Diğer eliyle yüzüme gelen saçlarımı çekip yüzümü havluyla sildi.
İşi bitince havluyu geri yerine koyup ellerini yanaklarıma koydu. Şefkatli bir ses tonuyla "İyi misin?" diye sordu.
Başımı iyiyim anlamında salladım. "Sen nasıl girdin eve?"
"Sana süpriz yapacaktım, eve gizlice girdiğimde silahı enseme dayanmanı bekliyordum ama eve girdiğimde sen bağırarak hayır diyordun."
Fırat'ın cümlesiyle kaşlarım havalandı. "O kadar yüksek sesle mi bağırıyordum?"
Fırat başını onaylar anlamda salladı. Daha önce de böyle kabuslar görmüştüm ama bağırarak bir şeyler söylemem ilkti.
Konuyu değiştirmek adına soru sordum. "Sen ne sürprizi yapacaktın?"
"Yarın göreve gidicez diye seninle uyumak için geldim." ciddi miydi? Gerçekten uyansaydım silahı dayardım ensesine hatta vururdum.
"Gerçekten uyansaydım ensene silahı dayamakla kalmam vurudum."
Fırat dediğimle kahkaha attı.
Kahkaha attığında ayrı bir çekici olmuyor mu Dicle?
Orasını karıştırma iç ses girersek çıkamayız çünkü şu an ki gülüşü hakkında saatlerce konuşabilirim.
"Senden çok iyi Karadeniz gelini olacak baksana her şeye vuruyorsun." Fırat'ın dediğiyle kalbim hızlandı.
Karadeniz gelini mi dedi o Dicle? O bizi karısı yapacağını mı söyledi yoksa ben mi yanlış anladım.
İç sesimin dedigini göz ardı etmeye çalıştım ama pek başaramadım çünkü bende tam olarak öyle düşünüyordum.
Fırat kaşlarını çatıp saçlarıma bakmasıyla noldu anlamında başımı salladım. "Saçların neden kızıla boyadın?"
"Operasyon için boyadım, kötü mü duruyor?"
Saçımdan tutam alıp parmağına dolarken başını hayır anlamında salladı. "Sana herşey yakışır ama senin doğal halin daha güzeldi."
"Saçımdaki boya geçici boya yıkanınca gidiyor saçıma zarar vermez, korkma zarar vermedim onlara."
Fırat saçımla oynarken "Şehla..." dedi özlemini belirten bir ses tonuyla. Hm dediğimde cümlesine devam etti.
"Ben yıllarca senin saçlarını sevme hayali kurdum, kıyma onun için saçlarına olur mu ben yıllarca bunun hayalini kurmuşken ve şimdi gerçek olurken alma bu hakkı benden."
Kurduğu cümleyle gözlerim doldu. O adam saçlarımı sadece çekmek için uzanmışken bu adam ben senin saçlarını sevme hayali kurdum yıllarca diyordu.
"Fırat... Bu gece yanımdan gitme olur mu birlikte uyuyalım lütfen." İçimden gelenin doğru ya da yanlış olmasını sorgulamadım sadece onunla uymak istiyordum diğer yarım olan adamla uyuyup bütün olmak istiyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaderin Oyunu
عشوائيBorda bereliler için bir söz vardır: Ne geldiklerini görürsün ne de silahlarının sesini duyarsın göreceğin son şey bir çift göz olur. Üsteğmen Dicle Arslan'nın namlusunun ucundakininde gördüğü son şey bir çift bela olan okyanus olur. Peki bu okyanu...
